8 Haziran 2014 Pazar

Babamı tanıyanlar, babamın vefatından bir hafta önce çektiğim bulutu, babama benzeteceklerdir




5 Haziran 2014.
Akşam üstü...
İşten dönüp yayın duyurumu yaptığımın hemen sonrası.



Vakitsiz bir telefon sesi.
Arayan kardeşim.
O saatlerde Babam'ın yanında olur hep.



Telefonu ne duyulacağı neredeyse bilinerek açmak...
Açmak istemeyerek açmak bir telefonu.


Bir uçta telefonu açmaktan kaçınan olmak, bir uçta en acı haberlerden birini veren olmak zorunda kalmak.


Yirmi yılı geçkindir parkinson hastalığına dünyayı dar eden, parkinsonun da yıllarca zehirli dişlerini bir hamlede geçiremediğinden çoook kızgın olduğu Babam'dan haber alacağım kesin. O haberi almak istemediğim de kesin.


Kaç yaşında olunursa olunsun analı babalı olmanın hatanızla, eksiğiniz noksanınızla  karşılık beklenilmeden  sevilip o sevginin   en pek arka, dayanak, korunak olduğunu biliyorken üstelik, babanızı artık  anaların, babaların hatta bebeklerin yattığı, babaların  topluca ziyaret edildiği yerde,  bir taşın başında ziyaret edeceğiniz gerçeği ile yüz yüze gelmek. Sadece bir telefon sesi ile.



5 Haziran akşamı babaların, babasız bıraktığı gün oldu bizim için.


Ardından 7., 52. günlerin sayıldığı gün oldu.
Acı oldu Babalar Günü'ne beş kalmışken  5 Haziran akşamı.


Gerçek anlamda kapı gibi, kale gibi, baba gibi Babam'ın göçtüğü gün oldu  5 Haziran 2014.


Allah rahmet eylesin Baba.

Nur içinde yat  Baba.
Cennet, mekanın olsun Baba.


Her taziye telefonunda işittiğim tek bir yargı var senin hakkında, birbirini tanıyan tanımayan onca kişiden;


"Örneksiz, benzersiz, karşılıksız  yardımseverliğin, fedakarlığın ve hiç ödün vermediğin dürüstlüğün".


Haftaya Babalar Günü.
Babasız ilk Babalar Günü.
Hiç böyle ağlamamıştım.

Acemi Demirci

 







Paylaş :

0 yorum:

Yorum Gönder

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci