15 Eylül 2015 Salı

El değmemiş eski ve yeni sahibinin değmiş eliyle; Bir evin iki hali

Yeni hal
Ev sahibi olmak hiç kolay değil. Olunca da evin kıymeti  çok iyi biliniyor elbette. Ama ne kadar güzel manzaralı, gözde yerlerde olurlarsa olsunlar bazı evler, o kıymeti bilinen evler kadar şanslı olamıyor. Kaç ada gören, alabildiğine ufka bakan, etrafı ardıç ormanıyla çevrili  olmasına rağmen ne aranılıyor ne de soruluyor. Hiç bakılmıyor, yoklanmıyor, kaderine terk ediliyor. Boyanmıyor, el değmiyor. Ev sahipleri sanki evin sahibi değilmişcesine evlerine uzaktan bakarken evleriyle ilgilenmeyi diyelim ki yaşlı ve ağır hasta bir komşuya ya da yakına bırakıyor.


Tamirata giren eski hal
Daha önceki bir yayınımda sahiplerince terk edilmiş bir evin ilgisizlikten dökülmeye, çürümeye, yıkılmaya yüz tutmuş resimlerini paylaşmıştım.Evler sahipleriyle yaşarlarmış. Ve ancak kullanılan, içinde yaşanılan evler yeni kalırlarmış. Tıpkı çalıştıkça sağlam kalabilen saatler gibi.

Bir ev alın ve atın bir kenara. Rüzgar damını uçurmuşmuş, boyaları kavlamışmış hiç dert etmeyin. Kiremitler kırılmış, gediklerden yağmur suyu akmışmış hiç umursamayın. Ne olur o zaman? O zaman ev, virane olur. Bu öykü, o göz göre göre viraneye  dönüştürülmüş evin öyküsü...


Gerisini yazmayayım, resimler anlatsın.



Eğer bir ev, böylesine bir kenara atılmış, ne aranmış ne gelip bakılmış; ama ilgilenilmesi başkalarına havale edilmişse o zaman o ev ve evin bakımının kakalandığı kişiler için en iyisi evi, ev yapacak sorumluluktaki yeni sahiplerdir.

El değiştirmek yararlı sonuçlar verebiliyor evler için.Ve viraneye dönüşmüş evler bir anda sihirli değnek değmiş Kül Kedileri'ne dönüşüyor. Bu dönüşüm için gerekli tek şey, evin sorumluluğunu taşıyabilen ve üstlenen sahiplerdir.


Bir ev yıkılmaya çatıdan başlar. Kalasları çürümüş, kiremitleri kırılmış damın tümden değiştirilmesi gerekir o halde. Öyküdeki evin damı, tümden kaldırılıp yenilendi.Evin damı olmazsa, ev de yerinde duramaz.


Yapıldığı günden beri sahibinin eli değmeyince evler ağlıyorlar çatıdan başlayıp. Harap olmuş bir yapıyı yaşanır hale getirmek için kamyonlarla malzeme gerekiyor.



Yine de yetmiyor. Sürekli yeni malzeme sağlanıyor.

Damdan başlayarak yenilenen, tümden elden geçirilen evler, bambaşka bir hale dönüşüyor.
Ve el, evin üzerinden eksik olmayınca ev de eve benziyor. Yıkıntıya dönüşmekten kurtuluyor. Gülüyor.

Yani evleri güldürmek, sahiplerinin elinde. Sahibinin eli eve değmekten acizse o zaman evin ihtiyacı, bunu akıl edecek ve başaracak yeni sahipler tabii.



Yıkılmaya yüz tutmuş evler, komşu evler için de büyük tehlike oluşturuyor. Bahçe duvarlarının derz dolguları olmazsa ya da duvarların taşları dökülürse istinat duvarı işlevini yitiriyor ve bahçe, duvar bahçeyle birlikte komşu evin bahçesine göçüyor. Bu öyküdeki evden senelerce bu konuda şikayet edildikten sonra duvarları da yenilenmekten nasibini alınca ortaya eli yüzü düzgün bir yapı çıkıyor. Bir yapımın elinin yüzünün düzgün olması için, sorumluluk sahibi sahiplerinin eve bakar olması, ilgilenmesi gerekir. Eviyle bile ilgilenmeyen bir ev sahibi insanın aklında ne çok soru işaretleri uyandırıyor.

"Evden usanırsan boyat, attan usanırsan sat...." diye giden bir atasözümüz vardır. Çatısı aktarılmış, kapı penceresi yenilenmiş, içi dışı boyanmış ve tümden tadilat geçirmiş evlere bakılınca atasözlerinin kendilerini her an nasıl da doğruladıklarını görüyor insan.


Yıkılmaya yüz tutmuş evler, komşu evler için de büyük tehlike oluşturuyor. Bahçe duvarlarının derz dolguları olmazsa ya da duvarların taşları dökülürse istinat duvarı işlevini yitiriyor ve duvar, bahçeyle birlikte komşu evin bahçesine göçüyor. Bu öyküdeki evden, senelerce bu konuda şikayet edildikten sonra duvarları da yenilenmekten nasibini alıp ortaya eli yüzü düzgün bir yapı çıkıyor. Bir yapının elinin yüzünün düzgün olması için sorumluluk sahibi sahiplerinin eve bakar olması, ilgilenmesi gerekir. Eviyle bile ilgilenmeyen bir ev sahibi, insanın aklında ne çok soru işaretleri uyandırıyor.



"Evden usanırsan boyat, attan usanırsan sat............"
diye giden bir atasözümüzü doğrularcasına işte el değip, elden geçirilmiş  evlerin öykülerinden biri.


Yeni sahipleri, onca emeğin karşılığını karşılarında görmekten, komşular da yeni manzaralarından mutlu oluyor.

 acemi.demirci@yahoo.com.tr
@AcemiDemirci
Paylaş :

0 yorum:

Yorum Gönder

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci