31 Ekim 2015 Cumartesi

Ankara, sonbaharı doya doya yaşar hep, 31.10.2015

Bloğun bahçesi. Ihlamur, ceviz, meyve ağaçları, süs ağaçları yaprakları artık böyle.




Ankara'da sonbahar görsel olarak hakkıyla yaşanır. Uzun uzun. İlkbahar kısadır; ama sonbahar keyfini çıkarır hüküm sürdüğü mevsimin.  



Sonbahar, yeşilin de sonudur. Hayatın rengi yeşilin "Hüzün" diye adlandırılan kurumuş sarı ve kızıla renge kaçınılmaz dönüşümüdür. O iki aralıkta sınırsız tonda cümbüş sürer dallarda. Kuru sarı, kızıl, kahverengi. Ne ararsanız yani. 




Ağaçların dallarındaki yemyeşil yaprakların kimisi çoktan sarardı ve döküldü. Yaprağın ömrü bu. Çiçek çiçek coşkuyla açmak ve sonra sararıp dalından düşmek. Her bahar coşkusunu her sonbahar sararıp solmasını, bir sertçe rüzgarla dalından kopup düşmesini seyrederiz Döngü bu. Yaprağın kaderi....



Keklikler her zamanki gibi. Pozlarını çekmek çok zor. Hareketliler. Deklanşöre bastığımda ekrandalar, resmi çektiğimde görünmez olmuşlar çoktan. Resimde de ya yoklar ya da istediğim gibi yerleşmemiş oluyor konu.


 
Keklikleri gözleyen tek ben değilim. Ön ayakları beyaz çorap giymiş gibi gözüken biri daha var. Sıradan bir köpek de değil. Cins. Sahipli. Onu sıkça görürüm. 



Çınarların, erguvanın İstanbul ile özdeşleşmesi gibi özdeşleşmiştir at kestanesi ağaçları Ankara ile. Henüz kurumamakta direnen yaprakları ile kurumuşların tezat görüntüsü çok hoş. 



Haziranda koca bir şemsiyeyi andıran sıra sıra çiçeklerin dizildiği çanlar gibi açan at kestaneleri çiçeklerini çoktan dökmüştü. Sırada yaprakları var. Yarısı sararmış bile. Henüz sararmadan kalan alan yapraklar, son yeşiller.




Bu resmi çok sevdim. Çektiğim her resmi sevsem de bu yapraklar çok hoş. Sanki bir emprime kumaş gibi. Desen gibi. 



Sararmış yapraklar ve onların yanında yakında öyle sararacaklarını bile bile hala yeşil kalmakta direnen yapraklar. Yaşamak ve bir dahaki bahara kadar kaybolmak. Bir var bir yok olmak. Hayat ve  hayatın sonbaharı.... Bunu anlatıyorlar.


Ayva ağacının meyveleri dökülüyor. Epeyce vardı ağaçta. Yerde birkaç tane gördüm. Düşmüş. Dalda ise tek bir tane kalmış. Ayvanın çiçek açtığında da resimlerini çekmiştim. Şimdi meyvesini dökerken. Sararmış yaprakları arasında. 



Bir sincap gezmiş bahçede. Kırdığı cevizin kabuğu, bıraktığı iz. Sincaplar böyle ortadan ikiye ayırıyorlar ceviz kabuklarını.  Kabuklara çok rastladım; ama sincaplardan birini henüz görmedim. 


Çok iyi saklandıkları kesin. Ama görünseler de resimlerini çeksem çok memnun olacağım.


Hala renk katanlar da var bahçeye. Kırmızısından beyazına gül yaprakları mesela. 



Bu kırmızı gül, tek değildi gül dalında. Dört, beş tane açmıştı. Hepsi de taptaze, neşe içinde.



Kırmızı, çiçekte coşkudur. Özellikle pencere önündeki saksılardaki çiçekler kırmızıdır. Bu gül de sonbaharı filan umursamadan, çiçeklerin coşkusunu  elinden geldiğince gösteriyor.




Sarı ya da tonları da görülüyor. Tomurcuk halinde. Tüm renkler güzeldir; ama sarı en uzak olduğum renklerden. 



Her dalın, her çiçeğin altında artık düşen yapraklar var. O zaman akla şarkılar geliyor. Türkçe, İngilizce. Sonbaharı anlatan bilindik ne kadar şarkı varsa.




Keklikler bugün gözükmeyi de istedi.  Acele acele sağa sola koşuşturdular. Bazen kümeler halinde bazen başına buyruk halde tek tek. Ara sıra kavga edercesine kapıştıkları da olmuyor değil. Ama kavgacı değiller. Kapışma asla olmuyor. Biri mutlaka oradan uzaklaşıyor. Bir görünüp bir kayboluyorlar. 
O kadar hareketliler ki gözle bile takipleri zor oluyor bazen.  Makinenin açılış sesinden de çok ürküyorlar. Her zaman gözükmezler. Ama ötüşleri duyulur.


Süs bitkilerinin sert yaprakları  sararıp kızıllaşarak kuruduklarında  bile hala çok güzeller, seyirlikler. Yeşilkenkinden farklı bir güzellikleri var. Belki daha romantikler bu halleriyle. Evet, kesinlikle öyleler.



 Tüm yaprakları sararmış genç bir ağaç. Belki fidan denmesi daha doğru. Daha çok baharlarda yeşerecek, çiçekler açacak. Her baharın ardından sonbaharı da yaşayacak. Özene bezene açtığı çiçekleri, sonbaharda yavaşça, döne döne yere düşecek. Ardından baharda yeniden şenlenecek. Ve bu döngüde açacak, solacak. Yeniden açacak.

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 31.10.2015
acemi.demirci@yahoo.com.tr
@AcemiDemirci

Paylaş :

0 yorum:

Yorum Gönder

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci