26 Kasım 2015 Perşembe

Arkada sararmış kavaklar; önde kapıdaki uzun beyaz kış


Elbette Bolu Dağları’ndaki görüntülerle boy ölçüşemez; ama yine de sonbaharın seçkin görüntülerinin  hakkıyla yaşandığı yerdir Ankara.


Çokça olan çınar ağaçlarının kurumuş koskoca yaprakları şimdi sitelerin, yol kenarlarının çimlerinin üzerinde  buruşturulup fırlatılmış kağıtları andırırcasına. Bana kalırsa bunlar, sonbaharın ilkbahara mektupları.


Arkalar böyle şimdi.Sarılı, kızıllı. Ve puslu. Resimleri bulanık çıkaracak kadar.


Yazı susuz, kışı uzun ve ağır, baharı kısa ve şehrin apartmanlarının bahçesine ne kadar gelirse o kadardır. Oysa Ankara’nın ilkbaharı, eğer fırsat bulmuş da kendini gösterebilmişse  şaşırtıcıdır.


Soğanlı bitkileri, yabani zambakları, orkideleri var. Tabii pek çok yer gibi fazlasıyla nasiplenmiş değil. Ama insan yaşadığı yerde bunları görünce mutlu oluyor. Ve görmek istiyor hep.


Gerçi şehrin tam merkezinde yaşayanlardan değil de biraz kaçkınıysanız baharın  da en az sonbahar kadar güzel yaşandığını görmek mümkün. Çünkü Ankara’da kimi endemik çok farklı türde bitki, ot ve ağaç var. Toprağı verimli.


Kar tutmuş dağları, büklüm büklüm akan nehirleri olmadığından  eğer karsız bir kış geçmişse yaz çok ürkütücüdür.  Susuz kalmak, ciddi bir korkudur.


Bizim arkalar böyle şimdi.


Ve bu pozlar  ancak yazın çapada, belde :) çalışmadığımız, yalnızca gezmek için gittiğimiz yerlerde verilebiliyor. O yüzden kıymetli.


Koca bir kış var yeni aylarda.  Puslu, havasız ve sert bir kış tipik. Karın, isten kirlendiği, beyaz karın siyaha çaldığı kış. Ve kapıda şimdi.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 26.11.2015, 20:07
Acemi.demirci@yahoo.com.tr;
 @AcemiDemirci





Paylaş :

0 yorum:

Yorum Gönder

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci