22 Kasım 2015 Pazar

Avuç içinde çarpan yürekler; Kuşlar

Ak kuyruksallayan
Kuşlar, dünyanın keyfi. Görülebilecek en neşeli, hareketli, parlak, renkli canlılar. Uçarlar, pıırr diye. Sekerler oradan oraya. Daldan dala konarlar. 


Çoğu küçücüktür. Seçilemezler bile doğru dürüst tüyleri hangi edayla dizilmiş, sırtı nasıl desenlenmiş, kuyruğu sivri mi, çatal mı. Tepelikli mi, hotozu nasıl? Gagası kıvrık mı, renkli mi?


Aslında kuşlar, tam anlamıyla sevinçtir. Mutluluğa ait tüm sözcükler, onlardır. Ve özgürlüğün şarkısını da onlar söyler. 


Kara tavuk
Pencere kenarına konup ötmeleri, parklardaki kanepelerde gün geçiren  herkese şarkılar şakımaları, telefon bilinmezken postacılık yapıp mektup taşımaları, insanın yalnız, çaresiz kalmasında kuşların dostluklarının örnekleri.


Dalları kendilerine tahterevalli yapan, incecik bir dalın başında sallana sallana durabilen, eğer onlar yoksa ağacın ıssız kaldığı renk yumakları, müzik kutusu onlar. Bakışları nedense hep kızgın bir keskinlikte, kendi seslerine  duyarsız; ama çıt çıksa ürken yürekler onlar. 


Avucunuzdayken yüreklerinin nasıl çarptığını duyar ve o ürkeklikle nasıl yaşadıklarına şaşarsınız.


Uzaktan kolayca seçilemeyen tüm bu özellikler, bir fotoğraf makinesi ile iyiden iyiye yakına gelebilir. O an, kuş görüntüsünün avıdır. Ve kuşlar değil, görüntüleri avlanmalıdır.

 
Kuş avı, bir fotoğraf grubundaki bir fotoğrafçının deyip, bellettiği gibi "Tetiğe basarak değil deklanşöre basarak" olmalı. 


Deklanşöre basmaksa eğer av, o kuş görüntüsü avcıları arasındayım o halde. Bir kuşun resmini çektikten sonra uçması, resmini çeken için büyük mutluluktur. Kuşlar, kaçmayı en iyi bilenler olmalı çünkü.


Ağacın içinde kaybolmuş bir kuşun yerini durgun havada bile kıpır kıpır oynaşan yapraklar belli eder. Kuş, kıpırtıdır, cıvıltıdır. Görsel şölenlerin çoğu,  sadece kuşlar tarafından tattırılacak bir mutluluktur.


Fotoğraf makinesiyle kuş avlamak, kansız, saçmasız, fişeksiz avdır. Sesi  bile başkadır bu avın. Keşke kuşlara hiç parlamayası tüfekler, ağzından alevler saçan canavarların kükremesi gibi patlamaz bu avda; ama  yakınlaştırmada yani zumda objektifin ya da basarken deklanşörün çıkardığı ses duyulur.


Fotoğraf makinesiyle kuş avlamak, kuşu öldürmek ne kelime ölümsüzleştirmektir görüntüsüyle. Fişeğin, saçmanın, kurşunun sevgisiz soğukluğu yerine belki günlerce sürecek  emeğin, sabrın yalnızca  bir an için verilmesidir. O bir an, geleceğin her anında bir kuşu yaşatmaktır. Bir kuşun bir görüntüsü içindir.


Kuşları değil görüntülerini avlamalı… Kuşların değil görüntülerinin avcısı olmalı…


Kuşlar, uçmak, özgürlük, güzellik, neşe, müzik, yuva, doğa demek. Tüm bunlar da, hayatın anlamı demek. Kuşlar, havada, denizde, kaya başlarında, ağaçlarda hayatın anlamını taşıyan kanatlar o halde…
(Her hakkı saklıdır)


Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 22.11.2015, 17:52

 @AcemiDemirci
Paylaş :

2 yorum:

  1. Kuş avı tetiğe basarak değil deklanşöre basarak olmalı sözünüzü çok beğendim. Sanırım siz tam bir kuş avcısınız tanımınıza göre :) Asillik ve masumiyetin timsallerini bizlere ulaştıran..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Yusuf. "Asillik ve masumiyetin timsalleri" tanımlaması harika. Paylaştığın için bir kez daha teşekkürler. Selamlarımla. Hüdaydalısından :)

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci