10 Kasım 2015 Salı

Karanlıkta Kırmızı Gözler

Kısmet mi desem J)

Buraya ilk geldiğimiz yıllarda kızıl tilkilere rastlardık. Makilikler içinde dolanırken hışırtılar duyduğumuzda bir sürüngeni ya da gelengiyi ürkütüp kaçırttığımız  besbelliydi.


Bir keresinde tel çitin dışında uzanan makiliğin kenarındaki asırlık bir zeytin ağacının altındayken sitenin bahçıvanı,  ardıç çamından ok gibi fırlayıp kaçan sincaptan ürkmüştü. Sincabı görememiştim; ama sincabın zaten emin olduğum varlığı böylece daha da emin hale geldi.

 
Kuş türleri olmaz mı hiç ağaç olur da. Gagasıyla ağaç gövdelerine oyuklar açan ağaçkakan seslerini duyardık önceleri, Hatta birkaç kez de gördüm. Bir on yılı geçkindir duymuyoruz ağaçkakan  gagaların tak taklarını; ağaçlarda da gagalarla açılmış oyuklara rastlamıyoruz. On yıldır ishak kuşunun içlice “İshak” deyişi de kesildi, yok oldu.

 
Kimseler artık bu çevrede kızıl tilkiye rastlamıyor. Çevredeki mandıra da kalktı. İlk yıllarda bahçe duvarını aşarak  henüz üç beş karışlık fidanlarımızı bir güzel yiyen sakız koyunu sürüsü de çoktan gitti.


Pazar günü bolca atış sesi duydum. Avcılar, kalan birkaç karatavuğa göz dikmiş olmalıydı. Sanki denize dalarcasına pikeleme aşağılara uçan, aslında karabatak olacakken suda doğmamış bu gözü pek, lakırdısı mutluluk veren kuşa nasıl nişan alabilirler, onu avlamakla nasıl mutlu olabiliyorlar anlaması mümkün değil.


Ve biraz evvel nasıl olduysa duran, uğultusu kesilen rüzgar sonrası bahçeye  çıkıp otururken buralarda gezinen bir tavşan olduğunu duyduğum geldi aklıma. Hemen "boz tavşan mı?" diye sormuştum. Ev tavşanıymış.  Ve geceleri gezintiye çıkıyormuş. Kaç yıldır artık görünmez olan onca tilki, sakız koyunu, kuştan sonra tavşan haberi çok sevindiriciydi.


Geldiyse tavşanı görebileceğim umuduyla bahçe kapısına  vardığımda tavşan, biblo gibi yolun ortasındaydı. Siyah beyaz. Kulakları uzun tabii.


Hemen fotoğraf makinemi almak üzere içeri girdim. Dışarı çıktığımda bir elimde fotoğraf makinem diğer elimde de bir kereviz sapı vardı. Tavşanın resmini çekmeye meylettiğim sırada bir yandan da tavşan görsün diye  bol yapraklı kereviz sapını sallıyordum. Tavşan gördü ve korktu. Tam  makinenin ayarlarını yapmıştım ki hoplayıp biraz uzaklaştı. Peşinde de ben.


Birkaç resim çekmiştim ki ardımda bir sesleniş… Yakında yavrulayacağı belli sarı beyaz bir kedi gözlerini yumarak miyavlıyor, mama istiyordu.  


Bu mevsimde sitede onu besleyecek, önüne yiyecek koyan olmayacağından biraz yoğurt vermek istedik, belli ki bu bir heves evcil hayvan olarak alınmış sonra da buralarda terk edilip gidilmiş sarman kediye. Ama yoğurttan pek memnun kalmadı. Biraz koklayıp yeniden miyavlamaya başladı.  Yazın mangal sonrası  balık artıklarıyla beslendiği besbelli.


Kediseverler kızmasın; tüm canlıları severim, hayvanından bitkisine, insanına; ama kuşlara benim düşkünlüğüm. Kafestekilere değil; daldakine, uçana.


Bu arada kedi iyice yakına geldi, tavşan ile karşılaştılar böylece. Kedi tavşana, tavşan kedinin kuyruğuna bakarken ilk kez bir kedi ve tavşanı yan yana gördüm. Yolun kilit taşları arasında çıkan otları iştahla yiyen tavşan, kediden korkmadı. Ona uzattığım kereviz sapından korkup kaçmak istediğinde de ya arkasını dönüp duruyor böylece kendisi beni görmediğinden benim de onu görmediğimi sanıyor ya da park halindeki arabaların altına sadece başını sokuyor ve  gizlendiğini sanıyordu. Tümüyle görünür haldeyken üstelik. Biraz devekuşu mantığı  gibi sanki. Sevimli.


Tavşanın  kocaman   kapkara gözleri, resimlerde kırmızı mercanlar gibi çıkıyordu. 


“Asil Bir Sadakat Öyküsü: Kontes” adlı çalışmamda da tam burada  geçen başka bir canlıya ait  gerçek bir öyküyü anlatmıştım. O hikayenin üstünden yıllar geçtikten sonra bu akşam bir kedi ve bir tavşanın resimli öyküsünü anlatmak kısmetmiş.


 Umarım bu tür çok öyküm olur anlatacak.
(Her hakkı saklıdır)  
                                    
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 10.11.2015, 21:02
Acemi.demirci@yahoo.com.tr; AcemiDemirci








Paylaş :

2 yorum:

  1. Tavşanları da kedileri de çok severim. Ben de tavşanlar kedilerden korkar sanıyordum demek ki öyle değilmiş!

    YanıtlaSil
  2. Kedi ile köpek resmi görmüştüm de hatta kedi ile kuş, kedi ile tavşanı hiç bir arada görmemiştim Deneyimli Anne. Güzel bir sürpriz oldu. Sevgiler :)

    YanıtlaSil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci