14 Aralık 2015 Pazartesi

Buradaki resimler, yanımda fotoğraf makinem olmadığından internetsiz :) iphone ile çekilmiştir...

Kışın ortasındayız. Kara kıştayız tam şimdilerde. Aralık ayında yani kar yağan aydayız. Günlerin bembeyaz olması gerek o halde. Damlarda, yerlerde, yapraksız dallarda.

 
Gerçi şimdi kulelerin, rezidansların çatı kenarlarından, oluklarından buz saçakları sarksa da öyle başı kaldırınca gözükebilecek gibi yakın mesafede değil artık damlar; ama yine de saçakların buz parlaklığındaki ışıltılarını seyredecek mevsimdeyiz.

 
Tipinin, cama vuran kar tanelerinin, pencere kenarında karış karış biriken karların olması gerekir Aralık ayında. Her yerin beyaza kesmesi gerekir. Rüzgar vurunca kar yığınına, tozutması, savurması lazım  bulgur bulgur tanecikleri. Kar tanelerinin özlenen şekli eldivenlere düşünce eriyene dek seyretme zamanı aslında şimdi.

 
Yol kenarında buz tutmuş küçük su birikintisi halkaları
Hiçbiri de yok oysa. Şöyle bir gözüktü geçti kar geçenlerde. Adamakıllı tutmadı bile. Fırçanın ucuyla yalancıktan silik bir boya vurmuşçasına geçti. Ve bir daha gözükmedi. Bekliyoruz .

 
Bu akşam hava kokuyordu. Kirli havalar nasıl kokarsa öyle. Nefes almak zordu. Rüzgar, kar gerek temizliğe. Rüzgar da kar da Ankara’yı es geçiyor olmalı; ama pus pek sevdi buraları…

(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 14.12.2015, 22:14


Paylaş :

0 yorum:

Yorum Gönder

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci