20 Aralık 2015 Pazar

Saksağan Yüreği


 
Bu yazım içim tema olabilecek şeyin saksağan ve yürek olduğu başlıktan belli olduğundan ve saksağan resimlerini  daha yakınlarda birkaç kez kullandığımdan karma yapmayı yeğledim.


 Yüreklisi yüreksizi konup göçerken yeryüzüne dallara konan bir yürek, kızıl şahine, köpek sürüsüne, boz tavşana dünyayıdar etmekte. Belki ormanların kralı aslandır; ama saksağanlar  dünyaya kükrer. Öyle ki saksağanla baş edemeyenler, beline kazma vurmaktan başa yol bulamamışlar.

Hiçbir canlı, insan bile saksağan kadar düşkün değildir ailesine,yuvasına.Saksağan dediğin yalnızca bir kuş değil, kanat tüyleriyle yazılmış bir yeminin koruyucularıdır. Kuş kadarcık yüreğinin körüğü, gizlidedir. Pike yaparken görülür tek.

 Bir yuva asla anne baba saksağan ve yavrulardan oluşmaz; yuva kuramamış, teyze mi desem yoksa gönüllü mü pek çok  saksağanın koruması altındadır.Bir saksağan, gücünün sonuna dek kendine düşeni yapar o yuva için.


Upuzun dallarlabir bakarsınız eski elektrik direklerine olmazsa sık yapraklıağaçlarınçatal dallarına ya da nereyi buldularsa orayaeni konu çardağımsı yuvalar kurarlar. Öyle ki içine gizlenmiş bir saksağan yuvası bulunan bir mazı, ilkin bir ağaçtan çok bir alaçık hissini uyandırır. Sanki güneşten korunmak isteyen bostan bekçisinin ya da bağ sahibinin yere kare şeklinde sapladığı kalın  dalların üzerini sazla, yapraklı dallarla kapatıp, dört yanı açık; ama tepesi gölge eden siperliği gibi gözükür. Saksağan mimarisi belirgindir yani.


Bir yerlerde en ufak bir kıpırtı olmayıversin  bunu gören saksağanlar, hemencecik oraya uçarlar.Kah güldürecek kadar acemice olan zıplamalarıyla kah paytak yürüyüşlü ördekleri kıskandıracak koşuşlarıyla bazen degözü kara dalarcasına uçuşlarıyla yuva etrafında davetsizce belirivermiş yabancıların çevresini kuşatıverirler. Ya da başı üstünde uçarak yabancıyı yıldırmaya çalışırlar. Yetmedi oldukça güçlü gagaları ile kuyruğundan, kanat tüylerindengagalarlar. Başının üzerinde döndükleri yabancının başı döner. Saksağanların insafları yoktur.


Kızıl şahinlerin, saksağanlardan neler çektiklerinidefalarca  seyrettim. Kuluçkadaki anne şahin, kayalardaki yuvasında kalkmaksızın yatarken  fırsatçı saksağanlar, yuvayı bekleyen şahine dünyayı dar eder. Pılıyı pırtıyı toplayıp gitmesi için taciz edilen anne şahinin ötüşü gerçek bir imdat isteyiş tınısındadır. Eğer kulağınız şahinlerin seslerine yabancı değilse o ötüşteki çaresizliği ve yuvanın sahibi diğer şahini nasıl da ısrarla çağırdığını anlarsınız. Şahinler, yavrulama dönemindeeni konu yılar saksağanlardan. Yuvadan gelen seslenişi duyan ava çıkmış baba şahin, yardım için yuvasına yönelir. Her zaman yakınlarda olmadığından gelmesi vakit alabilir. Kızıl telekli görkemli kanatları, yuvanın hemen yanındaki bir kayabaşında kapanır. Ama tek bir yabancıya dahi  tahammülsüz saksağanlar, bir de baba şahinin gelmesinden hiç haz etmezler. Ve artık o da hedeftir.

Şahinlere de saldırılıyor. Hem de saksağanlarca. İlk görenler için ummadık taşın baş yarmasıdır bu anlar.Saksağanlar, sırf kendi yavrularıgüvende olsundiye silsile olarak saldırırlar şahinmiş, kurt köpeğiymiş demeden. Ve hangi yürek ne kadar yüreklidir böyle anlarda belli olur.

Saksağanlar, yanlarında yörelerinde istemedikleri şahinlerin hemen yanı başına konduktan sonra kuyruğundan, kanadından çekiştirmeye başlarlar. Kızıl şahin, önceleri pek önemsemez görünür bu şımarık kuşun  hadsizliğini. Oralı olmaz. Ama saksağan sayısı birken ikiye, ikiyken üçe, beşe çıkar bu kez. Bembeyaz tüylerle kaplı göğsü, uzun ve kuzguni siyahından gece mavisine, ördekbaşı yeşiline cafcaflı renklerin süslediği kanatlarıyla saksağanlardan biri şahinin  kuyruk tüylerini gagalarken diğeri kanatlarını yolmaya  meyleder. Şahinin işi zorlaştıkça zorlaşır. Şahin,şahince  davranır  saksağan saldırıları karşısında. Akla karayı seçer; ama saksağan ordusu karşısında dayandığınca dayanır. Tek yuvadaki eşi ve yavruları biraz rahat nefes alsınlar diye. Ama kendisi nefes alamaz hale gelir.

Şahin, saldırgan saksağanları uzaklaştırmak için kanadını açar, kuyruğunu şöyle bir kıpırdatır. Saksağanlar bir iki adım öte kaçışsa daşahinin etrafından ayrılmazlar. İstila ettikleri alanlarda kendilerinden başka hiçbir canlıyı istemeyen saksağanlar,  tilkisinden  boz tavşanına orayı terk ettirene dek tedirgin eder, hırpalar.Sonunda tüyleri yolunmuş bir şahin olmasına az kalmışken uçup kaçmakta  bulur şahinler kurtuluşu.Şahinler de kaçar.

Ama bazen uçmakla da kurtulamıyor şahinler; arkalarından bir saksağan filosu takip ediyor.  Ve saksağanlar uçarken de rahat vermiyor kızıl şahinlere. Havada saldırıyorlar bu kez.  Eğer saksağanlar şahini havada izliyorsa bunu gören yerdeki, daldaki, diğer saksağanlar hemen o filoya katılıp yardıma koşar. Yırtıcı kızıl şahinler, saksağanlar karşısında yırtıcı olmanın ne kadar aciz kaldığını iyi bilir.

Başıboş köpek sürüsü filan dinlemez saksağanlar. Hemen yanına yöresine konu konuverirler gördüklerinde. Kimse onların yiyeceklerine ortak olsun istemezler. Çünkü saksağanlar  etinden meyvesine, kuş yumurtalarında solucana, böceğine, leşine kadarne bulurlarsa yerler. İstemezler o yüzden kendi oldukları yerde başka hayvanları.

Köpek sürüsüne nasıl saldırdıklarını izlerken mahallede ısırmadıkları neredeyse kimse kalmayan sürüleşmiş başıboş köpeklerin liderinin düştüğü hal şaka gibiydi. Kıvrık kuyruğunun altı beyaz tüylerle kaplı kara köpek, her dalışında kulağından, kafasından gagalayan saksağana bir şey yapamıyordu. Tuhaf hareketlerle zıplıyor, saksağandan  kendini korumaya çalışıyordu; ama nafile. Sonunda yapabileceği tek şeyi yaptı, tıpkı sokakta onu görünce ısırılmaktan korkup kaçanların yaptığı gibi kaçtı o da gagalanmaktan.

Arka bahçedeki  duvar demirlerine dolanan asmanın üzümlerini yiyen boz tavşan, önce az ötesine konan saksağana aldırmasa da gagalanmaya başlayınca huzursuz oldu. İştahla yediği üzüm salkımlarını bırakıp otların arasına kaçtı. Zafer yine saksağanlarındı.

Pek çok balkonda güvercinler kuluçkaya yatar. Şehirleşmeyle birlikte avlanacak çok şey kalmayınca şehirlere iyiden iyiye dadanan saksağanlar için güvercin yumurtaları ya dayavruları arayıp da bulamadıkları öğünler oluyor.Bildiğim pek çok balkondaki güvercin yumurtaları,anne güvercin saksağanlarca yuvadan zorla uçurtulduktan sonra yenildi.Yumurtadan çıkan yavruların da neredeyse tamamının göğüsleri deşilip, yürekleri saksağanlarca yutuldu.

Kendi yuvaları için başka yuvaları bozguna uğratan; kendi yavrularını başka kuşlarınyavrularının  yürekleriyle besleyen saksağanlar, vahşi doğanın kanununu yazan teleklere sahip. Saksağanlar belki bir kuş; ama sırası geldiğinde koskoca aslanları kuyruklarından gagalayıp başlarına pike yapacak yüreklilikte canlılar. Herkes biraz saksağan yürekli olmalı. Gencinden yaşlısına, ana babasından hayat mücadelesi verenine.

Ormanlar aslanların, tepeler başıboş köpek sürülerinin, bataklıklar timsahların olsa da aslında  bir gün bir saksağan silsilesinin kanadının gölgesi oralara düştüğünde doğanın kanunlarına saksağan tüyünden kalemlerle yazılacak yeni şeyler var mutlak.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 16.07.2015, 16:07
Acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci
Paylaş :

0 yorum:

Yorum Gönder

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci