1 Ocak 2016 Cuma

365 günlük seyrin ilk adımında


Zehir gibi soğuk, ayazın buz kestiği bir gece yarısı saat 24:00’de, üç yüz altmış beş günlük seyrinin ilk adımını çığlıklar, havai fişeklerin patlama sesleri ve yanıp sönen renk çılgınlığı arasında, güle oynaya meydanlarda, aile masalarında, tek başına ya da görev başında, dağ başında ya da kimsesizlerin  toplanıp sıcak bir çorba  içebildikleri bir spor salonunun yan  yana ranzalarında, sınırda nöbette, hastanede acilde, karla kaplı yollarda  ulaşım sırasında ter dökenlerin   girip girmediğinden bile haberdar olamadığı, tam saati geldiğinde takvimi değiştiriveren; 


 ama  üç yüz atmış beşinci son adımında yine aynı saatte, dört haneli sayısının bir saniye sonra değişeceği an yine aynı coşku ile bu kez bir sonraki yeni yıla yol vermesinin hemen ardından  "geçen yıl" olarak anılacak bir yıla girdik. 


Kutlandıysa yeni yıl eğer, sağ salim, ailelerimizle, eşimizle, yakınlarımızla bir yılı birlikte geçirebilmiş  ve bir yıl daha görecek olmamızın sevinciyle kutlandığına eminim. Çünkü yeni yılın tek anlamı var; o da bu, malum.

Yeni yıl, aslında dünün devamı. Dün, yeni yıl girdiğinde birdenbire eski yıl olan dün değil mi?
Hiçbir yeni yıl, sırf "yeni yıl" diye tanımlandığı için saat 24:00’den öncekileri sıfırlamıyor. Silmiyor. Başkalaştırmıyor. Keşke sıfırlasaydı! Keşke! 


Öyle ki keşke televizyonları açarken duyacaklarımızdan korkuyor olmasaydık! Gençlerimiz baharında yitmeseydi; gençlikleri gelecek kaygısıyla vaktinden önce kocamasaydı!

Aç; karda ayakları ayakkabısız; akla gelemeyecek, insanlığa ve ahlaka sığmayacak her şeyin kimi büyüklerce kendilerine yapıldığı çocukların; sırf kadın olduğu için yaşam hakkına saygı duyulmayan ve kocalarının, kardeşlerinin veya kendilerine yakın başka erkeklerin ellerinden çekmedikleri kalmayıp geride altı çocuk bırakarak dünyadan ayrılan kadınların  haberlerini duymaktan korkmasaydık keşke… 


Sadece yılın adı yeni oldu diye, çok eski yıllarda da duymak istemediğimiz böylesi haberleri hiç duymasaydık keşke...


Yıl ne yapsın, yeni de olsa eski de. Yıldıran anlayışlar, cehalet, eğrisi doğrusu, gerçeği, aslı astarı öğrenilmeden bilmiş geçinip en doğrusunu yaptığını sanmanın zavallılığı karşısında...


Yeni yılın, üç yüz atmış beş günlük seyri sırasında her şeyin yolunda gitmesi, doğruluklara yol alıp rotadan çıkmaması, 2016 seyrindeki herkesin  insani değerleri yüceltip kadın erkek filan gibi suni ayrımları geçip, insan sevgisi ve saygısında odaklanıp,  ağacından kuşuna, çocuğundan hayvanına, kadınından yaşlısına, suyuna, dağına, ormanına, otuna her canlının, varlığın, şeyin haklarına saygı dolu olmalarını dilerim.


Önce sağlıklı olalım elbet. Önce o gerek çünkü.
Ve sonra sağlıklı her insana, insan olmak yolunda her zamanki çabalarının  sevinçle görüleceği bir yeni yıl dilerim.


Allah, yeni yıl için dilenen tüm dilekleri kabul etsin diyerek,

Biz de burada elden geldiğince öyküsünden denemesine, anısından gezi yazısına, yalnız benim çektiğim fotoğraflarla keyifli paylaşımlardan eksik kalmayalım.

Hürmetle.
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 01.01.2015, 11:40

Paylaş :

2 yorum:

  1. Harika bir yazı olmuş...candan kutlarım...Nice güzel yazılarının devamına..emeğine sağlık !....sevgiler

    YanıtlaSil
  2. Suat Abi, hoş geldin :) Seni burada gördüğüme çok sevindim. Yorumun da çok moral verici. Hep beklerim. Çok selamlar :)

    YanıtlaSil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci