24 Şubat 2016 Çarşamba

Bir selamlaşma öyküsü; Ay batarken gün doğarken

Ay ve yıldız

Bu yazım, ayın batışı ve güneşin doğuşu konusunu ilk kez işlemem değil. Çok önceleri, belki bir on sene önce, Bursa, Kurşunlu’da balkonda otururken denizde batan güneş ve yukarıda doğan ay için de yazmıştım. Blogumda da hayli gerilerde kalmış olmalı. Geniş bir zamanda linkini bulup vermeye çalışayım.

O zaman aldığım tepki  çok güldürmüştü. Eşim, bana “Neden uzun uzun yazıyorsun ki? Güneş batarken ay doğuyordu yaz, kafi" demişti. Baktım, hala uzun uzun yazmaktayım bu görseli yakalayınca.

Dün sabah gördüklerim “Ooovvvv” dedirtince bir baktım anında elimde fotoğraf makinem.

Erkenden ayaklananlar, erkenci görüntüleri yakalarlar. Nasıl olmuşsa daha önce fark etmemişim. Yine etmeyecektim  de balkon camına vurmuş görüntüyü galiba yanlışlıkla görüverince fark etmemek mümkün mü?

Çünkü o saatte telaşın yoğunluk katsayısı hayli yüksektir ve gözüm balkon camlarında filan olmaz; kotarılacak işlerdedir. Ama ara sıra balkon camlarına da kaysa iyi olacak demek ki.


Camda ay parlıyordu. Sehpaların dantel örtüleri gibi yusyuvarlak ve desenli. Motifli bir örtü gibi. Çukur çukur delikli.  Koskocaman ayın yansıması pencerede.  


Ay, batıyor. Hem de elektrik direği dibinde. Sanki onu beslemek istermiş gibi  nasıl da yer seçmiş kendine. Yine ışık ile özdeş bir yer. Kendisi gecenin gökteki sedef parıltılı toptan ışığı. Ve gecenin yerdeki tellerle dağıtılan  ışığına nazire edercesine batıyor.

Güneş doğmuş olmalı. Işıma var  ortalıkta; ama henüz gözükmediğine göre İncek tepeleri  üzerinden aşmamış daha. Yani doğmamış bir bakıma. Birazdan ortalığı kızıla bular. Nar kırmış ellerin taneleri kabuğundan ayıklarken kırmızıya, kızıla, vişne çürüğüne boyanması gibi boyuyor karşımda uzayıp giden ufku. Pus var havada; ama bu mevsimde olur bu kadar.

Sabah telaşı içinde güneşin doğuşunu göz göre göre, bile bile unuttum. Beklemek, birkaç dakika  ya da daha fazlasını harcamak demek. Kaybedecek zaman yok   tam o anlarda oysa.

İçte ukde tabii sabahın altısından sonra, ay sarı lira gibi yana yana batarken ve birazdan kızıl ipekliler içinden salınarak yükselecek güneş belirecekken gün doğumunun resmini çekememek. Evvelce çok çekmişliğim var; ama o çekimlerin saati, ayın batışından hemen sonraya denk gelmemişti. İşte bu denklikteydi gözüm. Ancak  dün denkliğin bir yanı boş kaldı. Tahterevallide ağır çeken ay oldu.

Bu sabah, dünkü gibi içte ukde olmamalı, gün doğumu resmedilmeden atlanılmamalı.   Arkada güneşi görmeden batmamak için işini ağırdan alan ayı yine çekmekte zarar yok. Yavaştan alçalışını, gözden yitmek üzere elektrik direğinin dibine doğru yol alışını aralıklarla çekmek, yakalanmış nadir anlar.   

Nihayet dün deklanşöre basılarak kare olamayan günün doğuşu, bugün artık bir kare oldu makinemin belleğinde.

Bir yanda kuzey batıda batan ay bir yanda doğudan doğan güneş. İkisinin arasında da  fotoğraf makinesi. Biri geceleri biri gündüzleri ışıtmak için dolanıp duruyorlar göğün avare topları. Ama belli ki dostlukları kavi. Ve gün geceye dönünce ay yeniden başlayacak gökte dolanmaya. Böyle de gidecek günler geceler boyunca. 


Ay, kararlı; gün ışımadan batmamaya. Gün, artık doğmuş olsa da ortalığı hafiften ışıtsa da ayın  bulutlarda dolanmasına bir şey demiyor… Böylece kısa mısa ama ayla güneş, biri batma biri doğma yolundayken görüşüyorlar. Hatta ay, elektrik direğinin dibinden batıyor ki direk sanki el olsun da güneşe sallasın diye. Ay, muzip sanki. 


Dostluk böyle galiba. Ayla güneş biraz biraz. Yörüngelerin ayrılığı değil çakışması önemsendiğinde kadimlikle payeleniyor arkadaşlıklar, dostluklar. Ve bir el bulunup sallanıyor, direktenmiş filan demeden.

Dün ayla güneşin, göğün biri kuzey batıdaki diğeri doğudaki iki ışık topunun selamlaşmasına tanık oldum.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 24.02.2016, 20:15
Acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci
Paylaş :

4 yorum:

  1. FOTOĞRAFLAR ÇOK GÜZEL. GÜNÜN BU ANINI ÇOK SEVİYORUM...

    YanıtlaSil
  2. Teşekkürler... Tam çekerken buraların kızıl şahini birkaç kez üstten bana çok yakın geçti. Az daha çekecektim onu da :) O saatte o kadar çok kuş ötüşü var ki...Çok güzel saatler. İyi akşamlar.

    YanıtlaSil
  3. Fotoğraflar harika.. Ve bunu gördüğümüzde hissettiğimiz duygular bazen gerçekten de birkaç satıra sığmaya bilir...
    "Nar kırmış ellerin taneleri kabuğundan ayıklarken kırmızıya, kızıla, vişne çürüğüne boyanması gibi boyuyor karşımda uzayıp giden ufku."
    Güneşin doğuşunu kim bu kadar güzel anlatabilir ki...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel, güzellik dolu şeyler okumak... Renkli Pasta Sepeti, beğendiğine çok sevindim. Sevgiler. İyi akşamlar <3

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci