20 Şubat 2016 Cumartesi

Cemre Günü



Hafta sonu sabahına günaydın balkondan başlar. Havaya, tepelere, etrafa bakılır önce.


Mevsimlerden bahar eşiği. Cemre günü bugün. İlki düştü düşecek ya da düştü bile. Düşecek ki hava karışacak. Biraz soğuyacak. İkinci cemre suya. Üçüncüsü toprağa. O zaman ağaçlar canlanacak, su yürüyecek dallara, çiçekler açacak. Bahar  artık beklenmeyecek. Tam karşıda duracak çünkü.


Bulanıklaşmış zaten hava. Henüz düşmediyse bile adı yetmiş cemrenin. Daha takvimde cemre günü göründüğünde belli ki cemre yaptı yapacağını demek. Dışarılar böyle. İçerilerde  hava biraz ürkütücü, eğer televizyon açılacaksa. Yine de korkarak da olsa eller televizyona gider sabahları. Akşam hangi kanalda kapatılmışsa o kanal açılır. Karşımda Japon NHK World. En sevdiğim kanal.


Yine bir doğa anlatımı, tanıtımı var. Bakmalara doyulamayan bir nehir çıktı ilkten. Kerepakupai Nehri imiş.  Sonra nehrin çay suyu gibi kahverengi suyunun içindeki iri beyaz taşlar. Ve nehir sularında gezinen bir böceği anlatıyor. Sonra bir tırmanış. Varılan yerden bakınca karşıda Angel Falls -Melek Şelaleleri-. Dünyanın en yüksekten dökülen çağlayanıymış. Venezüela'daymış. 


Şelalenin suları çok yükseklerden dökülmekte. Çok altlar yemyeşil orman olmalı. Ve kurşun kalemle çizilmiş gibi görünen dalgalanmalı bir çizgi  halinde o yeşilliği yaran nehir, uzayıp giderek akmakta. 



Biraz sonra çok zarif çiçekler açıyor. Çirpinmiş pamuk iplikler, ipek püsküller gibi saçaklı çiçekler. Rüzgarda o saçaklar salkım saçak, dağılıp karışıyor birbirine. Sanırım “kafayı dağıtmak” deyişi bu güzellik karşısında bu çiçeklerde böyle gerçekleşiyor.


Artık eminim ki eskiden bir gülüp bir ağlayan, katıla katıla ağlarken az sonra kahkahalarla gülmeye başlayacak insanları manik depresif kabul ederdik. Şimdi havasından gününe böyle galiba. Bir anı bir anına uymaz  insanlar gibi artık günün huyu da, günler de. 



Günün kendisi manik depresif artık; insanları geçtim. Gün, daha çok ağlıyor; ama arada baharın gelmesi ile kaçınılmaz olarak sığırcığın ıslığıyla, kızıl şahinin tepelere geldiğini   müjdeleyen çığlığıyla, ötücü göçmen kuşların cıvıltısıyla gülüyor. Keşke gün hep gülse insanların çok az gülebildiği bu günlerde.


Gün, kayalıklarda yuva yapıp yavru çıkaran kızıl şahin Boz Kanat’ın çığlığıyla başladı. Arka tepelerdeydi zaten  birkaç gündür. Yeni yuva hazırlığına başlamışlardır bile. Ötücü kuşların sesleri teker teker duyulmaya başladı bu arada. Henüz hüt hüt ya da diğer adıyla ibibiğin sesi işitilmedi. Ama belli ki az kaldı onların da duyulmasına.


Soğuk yeniden pencere dışında. Hava bugün yeniden bulanık. Bir ağlayıp bir gülmeyi manik depresif günlere bırakıp insanların yalnızca gülmelerini dileyerek;



“Günaydın” ilk cemre.

(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 20.02.2016, 07:02

Paylaş :

2 yorum:

  1. İşte en sevdiğim mevsim geliyor..İlk bahar...:)
    Havalar şimdi biraz karışık gitse de sanırım bahar tarafı artık ağır basıyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok kısa zamanda renk, ses ve koku değişecek... Kuşların cıvıltısı her telden oluyor Nisan ayında. Bahar çok güzel :)

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci