5 Mart 2016 Cumartesi

Kayısı çiçeklerinin beyazı, zeytin fidesinin boz yeşili



Dört mevsimin baharı, çiçeğe durma zamanı. İlk duranlar da erik ya da kayısı…


Dört mevsim, yedi oldu belki daha fazla. Şubat kararsız. Kâh kış kâh bahar. Bahar olmaktaysa gözü, kayısılar perişan.


Her ağaç, kış uykusundan üçüncü cemreden sonra uyanır. Ağaçlara su yürüyünce. Baharın huyu suyu bu. Oluru bu. Ağaçların çiçeğe durma, meyvelenme, yapraklarını dökme takviminin başlangıcı bu.


Ama havalar aldatıcı... Olması gerekenden on, on beş derece  birden fazla olunca cemre aklına mı gelir koca kışın uyku mahmurluğundaki ağaçların. Elini çabuk tutan kayısı dallarına.  mısır patlağı gibi çiçekleri döşeyiverir, sıcak yel değince. dallarına. 


Ama mevsimden henüz kış ve aylardan Şubatsa. İşte o zaman ılık rüzgar hemen ertesi gün dondurucu, sert döven rüzgara dönüşüverir. Çiçekler soğuğa gelmez. Kardelenler sever tek karı, kışı. Ama kayısılar… Kayısı çiçekleri donar. Bir iki günlük neşesi söner. Meyve veremez, yumurta sarısı renginde.


Patlamış dallar.  Kabuğu kabarmış   çiçeklenmek, yapraklanmak üzere. Can suyu yürüdü şimdi, düştü üçüncü cemre. Otundan çiçeğine, ağaç dalından toprağın üzerinde kabarık  kabarık ufacık tepecikler oluşturmuş köstebek yuvalarına dek. Uyanma saati şimdi. Ama erken uyananlar için sert rüzgârın da hışım saati.


Yağmur, ağaçların, çiçeklerin  köklerini besledi. En çok  zeytinden yana korkum.


Ankara’nın daha önce de zeytinleri oldu. Hatta eski Bahçelievler, Emek semtindeki Hermann Jansence planlanmış bahçe içindeki iki katlı müstakil evlerden yıkılıp da apartman suratsızlığına bürünmemiş olanlardan birinin bahçesinde hem zeytin hem yasemin hem de nar vardı. 


Nar, çiçek açardı kızıl pembe. Zeytin dalları yeşil yeşil küpelenirdi zeytinlerle. Yasemin de beyaz çiçeğinden mis kokular salardı. Ankara, çok ender de olsa alışkındı bu ev sahipliğine.


Başımı aşağı uzatınca görebileceğim, tam da ön balkonun altında taptaze bir fidan var. Koyu boz yeşil renkli, kalınca uzun ve iki yanı da sivri yapraklı bir fide. Zeytin dikilmiş yenilerde meğer bloğun bahçesine. Bugün gördüm. 


Resimlerini çektim. Keşke delice olsaydı. Eğer delice çıkmışsa bir yerlerde çoklukla da duvar diplerinde,  zeytin kökleri kol gezmektedir o zaman  toprak altında. Ama burası Ankara. Zeytin,  dikilir bir iyi niyetle. Ve kısmetse büyür.


Şimdi, kapıdan baktırıp kazma kürek yaktıran bu ayda, erkenci kayısı çiçeklerinin donmamasını ve zeytinin tutup artık Gemlik mi, kalamata mı, trilye mi yoksa hurma mı çıkar cinsi bilmiyorum; sele mi,  çizme zeytin mi olacak yoksa kırmamı onu beklemek zamanı.


Gözüm üzerinde zeytin ağacı.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 05.03.2016, 22:19

Paylaş :

4 yorum:

  1. Havalar kararsız.. Bir gün yaz, bir gün kış oluveriyor. Şubatta yaz sıcaklarını bile gördük Adana'da. Durum böyle olunca ağaçlar filizledi tabi. Baharı severim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bahar çok güzel mevsim. Benim de en sevdiğim mevsim. Buralar böyleyse Adana şimdi güllük gülistanlık olmuştur. Çeşme'ye yine yağmur yağmıyormuş. Orası habersiz baharın geldiğinden :)

      Sil
  2. Bahar kendini göstermiş gibi duruyor ama daha soğuklar devam eder.Memleketimden dün haber aldım ne yazık ki bu senede kayısılar erken çiçek açmış. Yine meyveler az olacak gibi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Derslerinde başarılar dilerken sesini duymaktan memnun oldum sevgili Yusuf. Yazılarını takipteyim. Başarılar.

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci