19 Nisan 2016 Salı

İlk Gelincik ve İbibiğin Saklambacı

 
Dün, daha yokuşa inmeden al rengi hemen göze çarpan ilk gelinciği gördüm sabahın erkeninde.


Birkaç farklı gelinciğe rastlanır buralarda. Biri, hep bildiğiniz tabloların ya da fotoğrafların vazgeçilmezi benim de bir öykümün -hatta iki- ve bir denememin konusu uzun saplı, lalenin ince yapraklısını andıran kırmızı renkli iri gelincikler.


Bir başka tür,  bir kökten öbek öbek açan, çiçekleri daha küçük, rengi turuncuya kaçan gelincikler. Bir de gelincik sandığım kapkara, bir santimi geçmeyen çokça ince yaprakları papatya gibi dizilmiş küçük cins var ki… Onlar müthiş. Az rastlanıyor. 


Minicikler de var bu arada. Son iki cins, gelincikgillerden midir, alt grup mudur ya da akraba mıdır emin değilim; ama gelincik türü diye biliyoruz.


İbibik veya hüt hüt ya da çavuş kuşu diye bilinen  kuşun sesini her sabah duyuyorum. Adı gibi hüt hüt diye öterken. Ama senelerdir yaptığı gibi sesini duyursa da kendisini göremiyorum. 


Onun resmini çekmeyi çok isterdim. Çok süslü, Desenli bir kuş. O kadar gösterişe karşın yuvaları çok kötü kokarmış. Yanı yuvalarının yanına bu yüzden yaklaşılmazmış. Sanırım bir tür savunma bu koku, insanlara karşı.


Kara kızıl kuyruk, muhtemelen yemlendiği otların içinden dün de evvelki gün yola doğru kanatlanıp  yerden otuz santim yüksekten, tam önümden uçarak geçti. Ben fotoğraf makineme davranınca çok mu korktu nedir bugün ortalarda yoktu. 


Dün, kara kızıl kuyruğun konduğu yerde  harika bir poza çok yakındım; ama netlik sağlanamadan uçtu. Gerçi uçmalarına ve insana alışmamalarına çok memnun oluyorum. Yine de resim çekebilseydim daha memnun olacaktım J O zaman, boz tavşan BozKulak’ın dünkü zarif yürüyüş pozuyla yetinmeli şimdilik.


Sitelerden budanıp boş alanlara atılmışlardan birinin yağmurlar sonrasında yeşerip büyüdüğünü görünce gözüm ondaydı. Bugün, mor çiçekler açtığını gördüm. Sade; ama yeşil yapraklar arasından capcanlı.

Sığırcık korosundan konser dinlemek çok hoş. Gittiklerinde yani güzün, pencere dışındaki ortalık sessizliğe bürünecek.

 (Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 19.04.2016, 19:08




Paylaş :

6 yorum:

  1. Gelincikler bana hep masumiyeti çağrıştırır. Kendimi bildim bileli çok severim. Eskiden koparır, sevdiğim kitaplarımın arasında kuruturdum. Bazen kitapları karıştırırken, kuruttuğum gelinciklere rastlarım. Sonraları dokunmaya bile kıyamaz oldum onlara, dallarında öyle narin öyle güzeller ki...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lalemsi; ama narin. Renkleri al. Bakmaya doyulmuyor. Evvelki yıllarda çok resimlerini çekmişliğim var. Bu sene hasat nasıl olur bilmiyorum :))) Yine bolca çekebilirim umarım Blana. Çok sevgiler İstanbul'a Hüdaydalı selamlarla :)

      Sil
  2. Gelinciğe mi bakayım, tavşana mı, yoksa mor çiçeklere mi bilemedim.. Doğa nasıl güzel armağanlar sunuyor bize..
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En güzel ve renkli armağanların tam günlerindeyiz. Çiçekleri ya kurutacağız ya da resmini çekeceğiz. Ben çekiyorum :) Çok sevgiler Adana'ya.

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. Güzelliği görebildikten sonra güzel şey öyle çok ki. Bunlar mesela. Mesele bakışımızda galiba:)

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci