28 Mayıs 2016 Cumartesi

Tabloların, kırların al renklisinin boynu bükük



Ne çok öyküm varmış, denemelerim bir de. Gelinciklere. Tablolardan mı etkilendim yoksa hep en sevdiğim ressam Claude Monet’in  o sağ ve sol gözünün birinin katarakt nedeniyle mor ile maviyi ayırt edememesi diğerinin ameliyat sonrası mor ötesini dahi görmesiyle kendisinin de farkında olmadan ortaya çıkardığı baş yapıtlardan mı etkilendim fikrim yok. Aslında var... Gelinciklerden etkilenmek için gelinciklerden başka bir sebebe hiç gerek yok!


Bir öykümde “baharın al renkli ulakları” diye tanımladığım gelinciklere bakınca böylesi etkilenmeyecek kim var ki onlardan? Kimi, başyapıt bir tablo çıkarır bu etkilenimlerden kimileri fotoğraflar çeker, kimisi kendince öykü yazar; şiir yazanlar da var tabii.


“Boynu bükük çiçek” derim ben gelinciğe. Oysa rengi gibisi yok. Zerafeti gibisi yok. Baharı ondan önce muştulayanı yok. Kırların  tekdüzeliğine al al renk katan başka al renkli yok. Ama gelinciğin boynu yine de ille de bükük...  Bir rüzgar suçlu bundan eskiden beri bir de yenilerde bir sebep var!


Yolumun üzerinde, yokuşun sol yanındaki eski çavdar tarlasında bu yıl da bitti yine gelincikler. Kaç yıl daha biteceklerini az çok bile bile hem de. Bir on yılları daha yok baharı müjdeleyecekleri… Geçen sene resmini çektiğim endemik tür mor orkideyi girişin yanındaki çıktığı yerde göremedim bu yıl. O görünmez oldu bile. Beyaz yalın orkideler de  gelinciklerin kaderiyle aynı kaderde olacaklar yakında.


Baharla çıkan al gelinciklerin resmini çekerken içi cız ediyor insanın. Nasıl etmesin! İncecik sapı üzerindeki gelinciğin boynunu neden büktüğü besbelli yolun karşısında ikiziyle, tekiyle dikilen kuleler karşısında. O kuleler bir  bitsin, yenileri yolun bu yanında  dikilecek bu kez. Gelincik, bunu bile bile açıyor. Gözünü açtığında da karşısında yakında kendi tohumları üzerinde, yeşerdiği toprağın üstünde yükseliverip bir daha ne gelinciğin ne de başka bir kır çiçeğinin yeşermesine, bitmesine asla izin vermeyecek kuleleri görüyor. O zaman diyorum ki, "O al rengi, kanayan yüreği mi?"


Kırk katı çoktan bulup aşmış da yakında yetmişleri geçecek kat sayısıyla acımasızca yükselen kuleler, dikildikleri yerin toprağının üstündeki tohumun delip geçemeyeceği beton. Temel altındaki her tohumun, her çiçek tomurcuğunun bir daha bitmemek üzere hapsi demek kuleler.



Bloklarmış, kulelermiş etrafa güneş paravanı sanki. Gün ışığının seddi, siperliği değil de ne onlar? Öyle olacak ki ya da olmak üzere ki veyahut da oldu ki güneşin blok paravanını aşamayıp  ışıklarını hiç değdiremeden geçtiği bahçeler, pencereler var. Gün ışığı artık blok engeli ardında. Güneşin ışığının erişemediği yerlere blokların, kulelerin gölgesi değecek ama. Yaz da kış da.


Gelincik hala bir neşeyle uzarken güneşe doğru, rüzgardan sonra bir de kule kule gölgelerin sille tokadıyla yaprakları darmadağın bu Mayıs ayında...
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 28.05.2016, 10:03
 @AcemiDemirci
Paylaş :

20 yorum:

  1. Tüm yaptıklarımıza ve sessiz kaldıklarımıza rağmen küsmüyor bize doğa.
    Vakti geldiğinde elinden gelenin en iyisi ortaya koyuyor, umut oluyor bizlere.
    Son fotoğrafa kadar ne güzeldi her şey, sadece güneşi ve çiçekleri değil, umudu da gölgeliyor o gök delenler...
    Teşekkürler paylaşım için. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son fotoğraf... İşte yazımın özeti. Çok selamlar Serhat Ocak...

      Sil
  2. Gelincik nazlı bir çiçek. Ve bir o kadar da dayanır doğanın tüm sertliğine. Ama koparmayasınız onu yerinden yurdundan bin parçaya bölünür al al dökülür

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nefis bir betimleme. Tabii Cafe Tigris kalemiyle... Okumaya doyamadım. Teşekkürler. Çok sevgiler :)

      Sil
  3. Betonlaşmanın içinde hayat yaşamını sürdürmeye çalışıyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru bir açıklama. Elinden geleni yapıyor doğa, hayatını sürdürmek için. Bize rağmen. Çok selamlar.

      Sil
  4. gelincikleri çok severim, yazınızdaki içtenliği hissetmemek mümkün değil...
    sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Memnuniyetle okudun yorumunuzu. İçten olabilmek içtenlikle istediğim şeydir hep. Çok teşekkür ederim. Selamlarımla.

      Sil
  5. Dört bir yanımız beton. Yeşile, çiçeğe, böceğe hasretiz. Bunlar daha iyi günlerimiz malesef :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi günlerimiz... Gelecek kuşakların halini düşünmek..... Çok sevgiler burcuuuuk :)

      Sil
  6. ayyyyy dursanaaa ankarada bir gelincik ressamı var yaaaa hikmet çetinkayaaa :)

    YanıtlaSil
  7. Evet deeptone, var. Bir Ankaralı olarak Ankara'nın gelincik ressamını atlamamalıydım :) Sanırım, göz konusu ilk Monet'yi çağrıştırdı :)

    YanıtlaSil
  8. Biz unutsak da bu baharı, gelincikler unutmadı

    YanıtlaSil
  9. Biz unutsak da bu baharı, gelincikler unutmadı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğa kadim. B iz ona neler etsek de ne doyurmaktan, ne çiçeklerle, ağaçlarla, böceklerle gözlerimiz şenlendirmekten geri kalmıyor. Çok sevgiler canım benim :)

      Sil
  10. Bugün bahçemizden çıkarken kapının hemen yanında harika gelincikler uğurladı beni. Göz ucuyla selamlayıp geçtim yanlarından. Biraz dertleşebilseydim onlarla eğer, benim derdim mi büyük yoksa onlarınki mi öğrenirdim...

    YanıtlaSil
  11. Doğayı siz ve aileniz kadar seven biri olarak eğer öğrenirseniz lütfen biz de okur muyuz?

    YanıtlaSil
  12. Gelincik kulelere inat, ince-narin bedeni, en hafif rüzgarda savrulan saçlarıyla kırlarda açmaya devam ediyor. Ta uzaklardan fark edilen kırmızı giysisiyle zarif yeni gelinler gibi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl güzel anlatıyorsunuz. Yolunuz beklemekte haksız mıyım? Çok sevgiler :)

      Sil
  13. ne kadar güzel anlatmışsınız gelincikler ufaklığımda en sevdiğim çiçekti çocuk aklımızla gelin yapardık annem gelin yaptırırdı bize ..nasıl mutlu olurduk ..keşke o kadar masum ve temiz kalabilseydim ve yine gelincikler de kocamannnn evimizin önünde çok büyük bir arsada olabildiğince yeri kıpkırmızı edecek kadar çok açardı onların arasına girip oturur oyun oynardık keşke oaraların yerine lüks sitelerde oturan insanlar olmasaydı.bu manzara bana o tarlayı ve evimizin önündeki lüks siteyi getirdi aklıma ve üzüldüm...

    YanıtlaSil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci