9 Mayıs 2016 Pazartesi

Uzaktaki sular


İki gündür gözüm dinlenememekten yana olan hoşnutsuzluğundan yanarken bir yandan da nasıl doydu görsel şölenlere. Resim çekmeye yetişemiyorum bu yüzden.

Öyle ki makinenin şarjı bitiveriyor sürekli  çekim halinde olduğundan. O zaman iş, cep telefonuma kalıyor. İnternet filan yüklü değildir telefonumda; ama akıllı telefonlar çok işe yarar güç zamanlarda :)

Anneler Günü sabahı arkadaki hareketliliği görünce hemen içeri yöneldim. Makinemin açılış, zum sesini duyan en görünürdeki boz tavşan, anında kulaklarını dikti. Diğer ikisi hemen zıplayarak çalıların, ağaçların arasında gözükmez oldu.

Tavşanların ne yapacakları hiç belli olmaz. Kulaklarını dikmiş dururken apansız zıplayıp kaçarlar. Otların, çalıların arasında gözden ırak oluverirler.

Dün sabah üç boz tavşan, onları gördüğümde neşeyle oynuyordu zıp zıp zıplayarak. Belki de yavruydular. Bir şeylerden işkillenen ikisi epeyce saklandı. Birisini aceleyle de olsa, inceliklere dikkat etmeden de olsa çekebildim.

Bugün, dönüşte yokuşta gözlerimin aradığı Ankara’nın soğanlılarından beyaz orkideyi nihayet gördüm. Bu sıralar çıkarlar her yıl. Beyaz orkideyi gördüğüme sevindim; ama seneye sevinebilecek miyim bilmiyorum. Çünkü karşı taraflar hepten inşaat. Rezidanslar, kuleler yarış halinde yükseltide, yayılmacılıkta. Beyaz orkidenin biraz ilerisinde yeni bir inşaat başlamak üzere. 

Sevinirken tereddütlere düşmek,... Bir yanda sevinmek hissi varken öte yandan sevincin  bazı kaygılar nedeniyle gölgelenmesi… Tezat iki şeyin aynı anda duyumsanması... Metropole özgü bunlar. Sevinmek güzel; ama üzerine karamsarlık çökünce yarım yamalak…

Beyaz narin orkideden başka siyah gelincik de açmıştı sabah. Şimdilik az sayıda. Gördüğüm o tek siyah gelinciği akşamın ışığında çektim.

Değil koskoca iç deniz gibi göller biz küçücük bir su birikintisi görünce mutlu olmayı biliriz. Ankara’nın kaderinde sulu bir kent olmak yokmuş. Dereleri asfalt altında kalmış. Dolayısıyla üzerinde ördek, kuğu, kaz, angut, karabatak, sakar meke yüzen bir su görelim, kurbağa sesi duyalım hele bir de suyun içinde yüzen balıklar olsun -ki bu sular gölet olduğundan oralarda en kolay yaşayan kırmızı Japon balıkları gibi balıklar oluyor içlerinde yüzen, hiç yeğlemesem de- değmeyin keyfimize.

  
İsterdik bizim de sularımız bir baştan bir başa olsun. Masmavi. Haresi turkuaz. Koyusu laciverte çalar. Üzerinde güneş doğsun  ya da  batsın. Sandallar gezsin, vapur düdükleri duyulsun, bacaları görülsün. Şilepler demirlesin. Yelkenler rüzgarla dolsun.  Birkaç ada olsun hatta yakınlarda. Ama bunlar Ankara'ya uzak kalmış. Gözlerimiz  blok görmeye doygun, suya hasret.

Bir baştan bir başa su görülen yerlerdekiler bizim için de bakar mı o zaman suların üzerine eğilmiş ufuklara?
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 09.05.2016, 21:29

@AcemiDemirci
Paylaş :

14 yorum:

  1. Yokluktan mıdır bilmem ama dünyanın hiçbir yerindeki hiçbir su birikintisini Eymir Gölü'ne değişmem ;) Kurbağası da var, su kuşu da, kazı ördeği de... Hatta geçenlerde yusufçuk bile gördüm, hem de bir sürü :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir Ankara yorumu. Bir Ankaralı blogcudan. <3 Çok memnun oldum.

      En çok onca tepeyi bezeyen badem ağaçları çiçeklendiğinde severim orayı. Kurbağa, kaz, kuş var. Angut da var. Sazan balığı da... Eymir, senelerce koştuğum yer. O tepeyi inip göl kenarında tur atıp sonra tepeyi çıktığımız yer. İnmek de zor, çakıllar kaydırıyor; ama o güneşte çıkmak!!1. Kaplumbağalara rastlamak, Ankara'da ne kadar da çok şey kuş türü olduğunu görmek, yukarıdan göldeki burun şeklindeki yarımadayı seyretmek.. Sayısız resmim var orada. Hatta blogda da var birkaçı. Onları bir toparlayıp paylaşayım seninle buzlu kalem.

      Eaee, selamım Hüdaydalı tabii. Bir Ankara selamı .. Çoook sevgiler buzlu kalem. Hep bekliyorum :)

      Sil
  2. Hep hayalim, su kenarında yaşamak... Tek katlı küçücük bir ev ve su sesi... Huzur...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu hayali çok severim. Gerçekleşsin dilerim. O zaman resmini paylaşır mısın? Çook sevgilerimle Blana <3

      Sil
  3. Resimler sahane ellerinize saglik

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Deneyen Bayan. Çok sevgilerimle :)

      Sil
  4. Canım ya yine kıskanılası anlar içindesin ...
    Ne güzel ... Ben de bu pazar Trakya tarafındaydım ... Beyaz mis kokulu yeni çiçekler keşfettim ama fotoğraf çekemedim ... Nasıl güzel doğa kendimden geçtim . Cep telefonu ile fotoğraf çekebiliyorum . O kadar çok fotoğraf çektim ki hafıza gitti ... Tüm programları sıfırladım ..
    Hepsi şahane emeğine gönlüne sağlık canım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Binlerce kapasiteli hafızayı doldurdum son gezide. Üstelik oralara her gün gidilmez. Yurt dışı ve ben telefonla çektim o ülkeleri.

      Eee, güzel ama didemikacım fotoğraf karesi oluşturmak da, sonradan onlara bakmak da.

      Hafta sonun da senin kıskanılası imiş. Bir dahakine resim olur di mi :) Sevgiler didemikacım.

      Sil
  5. ne güzeeel yine. heyvanlar çiçekler ya ne güzel bu doğa denen şey. napalım su olmasın deniz olmasın vardır bir hikmeti ankaranın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi gördüm ve haliyle gecikmeli cevaplıyorum deeptone. O yüzden af dilesem : ) Zaman kıtlığı çok zorluyor :)

      Suyun olmamasının acısını etrafı yeşillendirmekle çıkarıyoruz galiba. Gördüğüm çok kentten hatta hepsinden daha yeşil Ankara. Su sesini özlediğimden. Kuşlara düşkünüm malum, su kuşları da görsem iyi olurdu. Ama dert değil. Gördüklerim de çok güzel. Resimdekiler mesela. Ve Kuğu Gölü, resim çektiğim kare. Küçücük; ama kazları, ördekleri , sazları var :)

      Selamlarımla Deep.

      Sil
    2. kızgın güneş (under the tuscan sun)
      gizemli kadın (a good woman)
      çılgın aşık (only you)
      dedemle bu yaz
      love 911
      roseanne'nın mezarı
      mediterraneo (salvatores)

      bunları bir dene sevmezsen daha büssürü sölerim ki :)

      Sil
    3. Hiçbirini bilmiyorum. Film dersim zayıf, belli. Ama çiftlikli filmleri iyi bilirim :) Liste sırasıyla izleyip gitmek iyi olacak. Çok teşekkür ederim Deep. Çok sevgiler.

      Sil
  6. ne güzeeel yine. heyvanlar çiçekler ya ne güzel bu doğa denen şey. napalım su olmasın deniz olmasın vardır bir hikmeti ankaranın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deep, geç gördüm yorumunu. Biliyorsun artık gecikmelerimi bu konularda. Hüdaydalı selamlarımla :)

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci