27 Haziran 2016 Pazartesi

Beyaz Kaz ya da ders kitabındaki The Snow Goose


Öykülerden oluşan bir Reading / Okuma ders kitabımıza da adını vermişti The Snow Goose öyküsü. Yani Beyaz Kaz. Çok sevmiştik bu öyküyü.  Tek bir sayfa yok ki kitapta not almamış, çizmemiş, özet çıkarmamış olayım. Hep yazmışım yani bir bahane bulup. Özet deyip yazmışım; not deyip yazmışım... 

Kitap, defter de olmuş aynı zamanda. İkisi bir  arada misali. Taşımakta kolaydı böylece ve aranınca birlikte bulunmaları da cabasıydı. Hem severim ben kitapları çizmeyi,  not almayı. Maksat okunanı özümsemekse, tam anlamıyla özümseniyor ders kitapları hatta başka kitaplar kimi satırların  altı çizilip, kenarlara önemsenen bir şeyler yazıldığında gibi gelir bana.

Birinci sınıfta okuduğumuz pek çok öyküden biri olan bu öykünün sonradan filmini izlemiştim televizyonda. Kapaktaki kız oynuyordu. Ders kitabımın kapağı, film karesi olmuştu o an karşımda.

Bugün blogları okurken şimdi hangisiydi çıkaramadığım birinde gördüm The Snow Goose’un Türkçesini. Öğrenciliğime gittim. Reading dersindeki bir öğrenci gibi hissetmedim kendimi açıkçası; ama o derste okuduğum bir kitabı  karşımda görünce o dersi hatırlayacağım elbette.

Hayli sene sonra The Snow Goose’u Türkçesiyle Beyaz Kaz olarak görmek,  uykudaki okul kitabımı kitaplıktan bulup, yayın konusu yapmak anlamına geldi, yağmurun serinlettiği günün akşamında.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 27.06.2016, 23:26

Paylaş :

13 yorum:

  1. Sevgili Acemi Demirci, o çıkaramadığınız bloğun sahibi ben olmayayım :) Beyaz Kaz adını kullanmak yerine Beyaz Prenses demiştim çevirdiğim ilk Öykümün adına :)
    Beni de çok etkilemişti bu öykü.
    https://kaplandiary.blogspot.com.tr/2016/03/beyaz-prenses.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kusura bakmayın, şöyle rahat rahat okuyup blog gezintisi yapmak yok bende. Hızlı hızlı olunca emin olamadım.Sizin sayfanızdı evet. Birinci sınıfın, ilk yarısının ilk aylarının nispeten kolay bir öykü kitabıydı. O yüzden de ilerideki kitaplardan bir anlamda daha iyidir :)

      Sil
  2. Yağmurun serinlettiği günün akşamı... Bu cümleler kelimelerin dansı hep Kalemine sağlık.

    YanıtlaSil
  3. The Snow Goose... Ben de lise hazırlık yıllarıma gittim :)) Korkutucu bir şeydi ingilizce kitap okumak ama bitirince de nedense bir gururlanırdım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunlar ilk yarının ilk haftalarının, bir haftada bitecek kitaplarıydı. Keskin kahve etkisindeydiler. Uykusuz bırakırlardı :9

      Sil
  4. Ben de kitapları hiç çizemiyorum,zarar gelecek diye.Aslında çizince daha kalıcı olabilir bilgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitapların yanına aldığım notlar da kitaplar kadar ilgi çekici ama. O bilgiye başka nerede ulaşabileceğim ya da yakın bilgiler. Romanlarda çizilemiyor, istesem de:))) Çünkü bilgi verici değiller. Tesadüfen olursa. Ama araştırma kitaplarıysa çizmezsem okudum diyemem :))))

      Sil
  5. Şu sıralar çocukluk ve geçmiş günlerin özlemi kasıp kavuruyor içimizi ....
    Nedendir bilmiyorum ....
    Bu arada ben sana kitabımı vermezdim okuman için o zaman kiiiii
    Huysuzum ya yaprak bile katlanamaz bende :) Hala kitapçıdaki gibi tertemiz çoğu .... Bir insan huysuz olmaya görsün zor iş anacım :)
    Sevgiyle kucaklıyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocukluğum değil de çocukluğumdaki bozulmamışlığa özlem duyuyorum. Çocukluk özlemi duyarsan bugünün anlamını yaşamadığımı düşünürüm. Oysa hayat sene sene kar edilirken her sene es geçilmeden, pas geçilmeden yaşanmalı.

      Kitap ı? Eğer okuduklarımın yanındaki notları görseydin tüm kitaplarını verir onlara da böyle ender bulunacak referansları yazmam için çoook dil dökerdin Didemnikacım :))))))) Ama bu yorumdan sonra ben de epey naz yapardım bilesin :))))))

      Sil
  6. anılaaar diyosuun. okudum bunu ingilizce ama unutttum içeriğini :)

    YanıtlaSil
  7. Ders olarak mı? Aynı sınıfta değildik, değil mi? :)

    YanıtlaSil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci