8 Haziran 2016 Çarşamba



Kara kulaklı kuyrukkakan.

(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 08.06.2016, 22:15

acemi.demirci@yahoo.com.tr
@AcemiDemirci
Paylaş :

14 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Kara kulaklı kuyrukkakanı yakalayıp fotoğraflamak. Kuyrukkakan resmini daha önce de çekmiştim. Blogumda var, geçen yıla ait çekimler. Ancak kara kulaklısının da resmini çekmiş oldum. Gerçi olsa da olmasa da yayınlanacaktı sonuçta.

      Kuşları sevenler için iyi bir görsel. Selamlar.

      Sil
  2. Ağaçkakanla akrabalığını araştırdım. Sadece isim benzerliğiymiş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, gagaları ağaçkakanlar gibi güçlü değil. Ağaçları oyup yuva yapamazlar.

      Sanırım arı kuşları, meyilli bayırlara açık seçik görülen kovuklar açıyorlar. Daha önce resimlerini paylaşmıştım. Bu sene çektiklerimi de yakında bu vesile ile yayınlamalıyım :)

      Sil
  3. Bütün kuşları seviyorum ama güvercinlerle kumrular bir başkadır diye düşünürüm hep.
    Kara kulaklı kuyrukkakanı hiç duymamıştım.
    Sevgili Yasemin'in kuş merakı nasıl oluşmuş acaba diye düşündüm.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız. Kumrular kadar munis kuş yok. Ne güvercinler ne de kumrular göç etmez. Aynı bölgede o çatıdan bu pencereye uçar, konar durular. Komşu gibi oluyorlar bir yerde çatıda yuvaları olduğundan :))

      Bir kumru resmim var ki bir metre bile değil çektiğim mesafe. Bir bakışı var, ölçe tarta. Görseniz, çok gülersiniz o bakışa. İki poz verip sonra uçtu.

      Buraya gelmeden önceki eski semtte pencereye bir çift kumru gelirdi. Kışın özellikle. Karda buzda aç kaldıklarını, yem istediklerini anlardım. Oradan buraya gelirken evi sattığımız kişiye "kumrulara çok iyi bakmasını, onların kışın elimden beslenmeyi beklediklerini ve aynı şeyi yine isteyeceklerini" söyledim. "Ha, hııı" dedi; ama böyle bir tavır bende onayladıklarını yapmayacakmış gibi izlenim bıraktı.

      Zaman zaman oraya gidince ve evin önünden geçerken sokaktaki at kestaneleri ve ıhlamurlardan hemen havalanıp öterek baş üstünden uçup selam verirler. Gördükleri için sevinç gösterisi galiba bu. Kuşlar, kuş beyinli denilenlerden değil. Ama biz bazen öyle olabiliyoruz gibime geliyor.

      Kuş merakım nasıl başladı bilmiyorum. Hep severdim. Hiç korkmam. Hatta onlara seslenin, sizi anladıklarını biliyorum, cevap verirler. Üstelik doğada onlardan başka öyle bir süs yok. Belki kelebekler de süs; ama kuşlar gibi şarkı söylemiyorlar. Kuşlar çok başka. Ben de onlara çok düşkünüm. Kimi kedi, kimi de köpeğe düşkünü. Ben, kuşlara :)))

      Çook sevgiler :)

      Sil
    2. Böylesine açıklayıcı bir cevaba çok teşekkür ederim. Ortak kuş sevgisi beni bu güzel bloğa çekmiş demek ki. Yazın iki aylığına çıktığımız yaylada balkona veya çatıya mutlaka kuşlar yuva yaparlar. Akşam üstü bir ceviz ağacında kuş sesleri insana huzur verir. Kırlangıçlarla evi ortak kullanırız. Arap bülbülleri arada güzel seslerini duyururlar.
      Kuşlar canlıları koruyanı, seveni biliyorlar gerçekten. Blogda kuşlarla ilgili yazılarım da var.
      Bir muhabbet kuşum vardı. Biraz hüzünlü bir öyküsü var.
      Sevgiler...

      Sil
    3. Her yorumunuzu çok severek okuyorum kaldı ki yazılarınız... Kuşları sevenler olarak çoğalalım burada. Başka katılımcılar da olsa aramıza keşke.

      Sil
  4. Hiç duymadığım bir kuş belki karşılaşmışızdır ama dikkat etmemiş olabilirim diye düşündüm. Seviyorum paylaşımlarını çok değişik kuşları tanımak güzel emeğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ankara'da bu kaar çok kuş türü varsa, bol sulu, çayırlı, ağaçlı yerlerde, göllü yerlerde daha çok. Ağaç varsa kuş var. Ama kentlerde yaşarken kuş kavramı yalnızca güvercin, serçe, saksağan, kumruya iniyor. Onlar insana yakın ve apartman ortamında yaşamaya uygun yeteneklere sahip. Bu kuşlar biraz daha rahat uçulacak, suya kolay erişilen yerlerde.

      Keşke yığılmacı değil de yayılmacı yerleşimi başarabilsek. O zaman ne çok kuyş resmi çekebilirdik.

      Çok sevgiler Gezgin Kova :)

      Sil
    2. Oturduğumuz yer zeytin ağaçlarının çok bol olduğu bir yerdi önceleri zamanla binalar çoğaldıkça maalesef ağaçlar azaldı dolayısıylada burada yaşıyan canlı sayısıda azaldı. Belki çok çeşit yoktu veya biz bilemedik ama çok değişik kuş sesleri olurdu ben ve eşim onlara çocuklarımızın ismiyle hitap eder öyle severdik birkaç gün öncede eşimle neden eskisi kadar kuşlar gelmiyor muhabeti yaptık yani biz insanoğlu hırslarımız yüzünden diğer canlılaraın yaşam alanlarını yok ettik ediyoruzda. Sevgilerimle.

      Sil
    3. Zeytin ağaçlarına yakın oturmak... Şiir gibi. Çeşme'yi özlemişim :)

      Sil
  5. ilk defa duydum adını. bu kuş bizim çarşılıymış yaa. beşiktaşş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))) Öyleymiş. Okuyunca öyle düşündüm ben de yorumunu Deep...

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci