25 Haziran 2016 Cumartesi

Poor Soapy gibi mi bazen?

Galiba adını yazmama gerek olmayan, senede en az bir kez okuduğum bir kitap dışında artık öyle değil bir gün iki günde biten kitap olmuyor kolay kolay. Çok ince ise o başka. O zaman o kitaba uygulanacak ölçüt farklı bir birim olacak elbette. Daha çok hayli kalınca kitaplarla boğuşuluyor da son zamanlarda…


Evdeki süre belli. Yeterli mi yetersiz mi belli. Bir öğle tatili bir de balkona kaçamak yapıp güneş dikleşmeden ne okunabilirse… Koşturmaca bir canavar ve bekler… Bu canavar sizin zamanınızın düşmanı. Doymak bilmez ve siz de zamanı yönetme konusunda ustalaşmaya çalışırsınız.


Katiyyen ustalaşılacak bir alan değil bu. Öyle hissettirir ki, bunu ancak Reading derslerimizin öykü kitaplarından olan bir kitaptaki Soapy’i tanımlayan cümleyle anlatabiliyorum. Nedense böyle baş edemediğimiz  koşullarda aklıma hep o acıklı mı, komik mi belli değil öykünün kahramanı hırpani ve kirli olduğundan Soapy diye çağrılan adamcağızın  her çabası sonucunda karşılaştığı düş kırıklığının ardından okuduğumuz cümle gelir;
“Poor Soapy was miserable” (Zavallı Soapy perişandı)

Çok şükür ki Soapy’nın dertleneceği şeylere değil de bizim dertlenmemiz zamansızlığımıza olsun. Ne güzel bir dertlenme… Ama böyle kuş sesleri arasındaki bir güne böylesi bir dertlenme bile yakışmaz, yakıştıramadım.


O halde zamanın yetersiz olduğunu kabul edip yine de eldeki kitapları okunabilecek en kısa zamanda bitirmek için çare aramalı. Öğle tatili gibi. Balkon kaçamağı gibi. İşte öyle anlarda biten Sait Faik hikaye Antolojisi (1953-2012) ve konusu  bir türlü içine çekemediğinden daha zaman ayırmamaya karar verdiğim kitap, North Star.

Hikaye Antolojisi, oradan oraya taşınmaktan yıprandı. Oysa yıpratarak kitap okumak hiç bana göre değil. Hadi satırların altını çizmek dense neyse… Aramadığınız kadar çizili olur da.

Şimdi elime yeni bir kitap alma vakti.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 25.06.2016, 09:41
Paylaş :

8 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Romanların, tiyatro eserlerinin kahramanlarının karakter tahlilini yapardık, kılık kıyafetten tutumuna. En kolayı Poor Soapy olmuştu :)

      Sil
  2. Zaman yaratıp,okumak önemli gerçekten...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okunmayı bekleyen aldığım birikmiş kaç onlarca kitapla okumak için bulunan zaman o kadar orantısız ki. Yine de bir fırsat öğle tatilleri, balkonda hem kulaklıktan müzik hem güneşlenme hem kitap okuma
      üçlemesi :)

      Sil
  3. Okuma hızı da çok önemli. Maalesef çok hızlı okuyanlardan değilim:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okurken fena sayılmayan bir hızım var da.... Sayfayı yeniden tasarladığım için yanına notlar alıp, altlarını çizerek harcadığım vakit iki kat oluyor galiba :))))

      Sil
  4. Okumak için vakit ayıramayanlardanım ne yazık ki bir türlü yeterli zamanım olmuyor. Ramazandan önce başlamıştım 2 kitapta bitirdim sayılır ramazandan sonra devam edeceğim bu sıcaklarda gerçekten okumak zor çünkü. Okuma hızı konusuna katılıyorum bende yavaş okuyanlardanım aklıma sayfada bir kelimemi takıldı ya da bir cümle tamam işte o anda başlar durağan beklemeler :)

    YanıtlaSil
  5. Zaman izin vermezse, okumak isteği yeterli olamıyor. İlle de zaman :) Yine de bir oturuşta altmış sayfa okunamasa bile ben artık iki, üç sayfa okuyum da tek; ama okuyum noktasındayım :)

    YanıtlaSil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci