3 Haziran 2016 Cuma

Rüzgarla El Sallayan Mor Neşe

Onu aranıp duruyordu gözlerim, şu son on gündür mola vermiş olsam da, etrafa bakınamayıp. Hep geçen sene gördüğüm yere dikiliyor bakışlarım, yeşerip bittiği yerden geçişlerde. Her seferinde de yerinde yok. "Çıkmadı bu sene" diye hayıflanıyordum tekrar tekrar. Mor neşe olmak dışında, hep bozkır bilinen Ankara’nın aslında nasıl zengin bir florası olduğunu anlatan soğanlıydı o. Geçen sene ne çok resmini çekmiştim. Her çekişimde de seneye  de görebilecek miyim kaygısındaydım. Çünkü açtığı yer, yakında  beton altında kalacak bir yer. Buralar rezidans, kule, plaza çılgınlığında çiçeklere açacak yer bırakmıyor.

Akşam yokuşun sonu, rampanın başındayım. Ve herkes görmek istediğini görür ya, bir ufak morluk ilişti hemen gözüme. Rüzgârda eğilip duruyor. Hep bakındığım renkte açmış; taç yapraklarının yüzü bana dönük. Eğildikçe sanki görmemi istercesine el sallıyor havasında galiba. Anladım anında, geçen seneki yerinden biraz aşağıda bu kez; ama o çiçek,  beklediğim mor çiçek. Açmış işte nihayet. Bu sene de açmış. Sevinç duymak, tasa duymayı engellemiyor ama. Bunun gelecek yılı da var!

 Mor çiçeğin  görülmesiyle tadılan bugünkü mutluluğun aynısını seneye de diliyorum şimdi. Yine açsın, gelecek yıllarda. Solmasın. Soğanı yok olmasın. Mor yaprakları hep sürpriz yapsın, çiçeklere meraklı olanlara. Mesela bana. Rüzgârda çok zorlanarak  çekmiş olsam da  olsun; resim net olmasa da olur eğilip durduğundan, resmini çekeyim de tek.

Evet, rüzgâr daha şiddetli halde şu saatte, şimdi. Fırtına neredeyse. Etraf kişniş kokuyor. Rüzgar estikçe kişniş kokusu yayıyor ortalığa. Demek gelişigüzel saçtığım kişniş tohumları çıkmış bir yerlerde.

Mor neşe beni çocukluğuma götürdü. İlkokul yıllarıma. Onun soğanının yok olduğunu düşünürken, artık buralarda  çıkmayacak kanısına kapılmışken ufak, zarif, değişik o mor yaprakları görünce… Aklıma ilkokulda öğrendiğim o şiir geldi. Çocukluğumun hiç unutmadığım şiirlerinden. Naif; ama yetkin! 

Adını da bilmiyorum şiirin, şairini de. Ama şiiri biliyorum!


Gördüm… Gördüm… Gördüm… Gördüm.

Dur bağırma avaz avaz,
Neyi gördün a yaramaz?

Dallar çiçek açtı açtı,
Kırlangıçlar uçtu uçtu.
Kar eridi; sular coştu.
Ah ne hoştu!
Ah ne hoştu…

(Yazanı hatırlamıyorum. O yaşta çocukların şair adları öğrenme eğilimi olmuyor)
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi, Demirci), 03.06.2016, 21:15

@AcemiDemirci
Paylaş :

16 yorum:

  1. :)) Beklediğini görmek ne hoş. O da pek güzelmiş, inatla çıkmış o çorak topraktan. İyi de etmiş.. Keşke gelecek yılı, sonraki yılı, sonrakileri hep görebilse ama umutsuz bir istek olmaktan öteye gidemiyor. Neyse şimdi bozmayalım moralimizi gördün ya, çektin ya resmini.. O artık hep burda, istediğimiz an görüş açımızda o halde hep bizimle:)) (ruh durumumunda dengesizlik ötesi. O yazıları yazan alt komşu sanki) kocaman sevgiler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adı mor çiçekmiş. Az önce bitki grubundaki yorumdan öğrendim. Hatta Latince adını da. Consolida orientalis imiş. Doğanın kayıpsız, firesiz ertesi yıl da karşımızda olması çok sevindirici. Çok selamlar.

      Sil
  2. "Bozkırda açan çiçekler" denmiş Köy Enstitülerine. Bu güzel çiçeğe bakınca o deyişi hatırladım birden. Yabani menekşe dediğimiz türden. Ama hiç de "yabani" durmuyor. Utangaç, tatlı bir dost gibi.Öyle de güzel kokar ki. dağ eteklerinde, kırlarda salınır durur.Adına şiirler yazıldığını bilse öyle mutlu olurdu ki...

    Bir de hercai menekşe vardır, bilirsiniz. Onun kokusu yoktur, görüntüsü güzeldir belki. Şık giyimli, çevreyle pek iletişim kurmayan bir yabancı gibi.
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bozkırda neler açmıyor... Şehrin göbeğinde büyüyüp yedi yıl öncesine kadar da hep Çankayalı olunca Ankara'da tabiat bir apartman bahçesi kadardı. Ama biraz dışarıya kayınca nelerle karşılaştık. Çok güzel bir çiçek.

      Hercai menekşe de çok güzeldir. Çiçekler zaten güzel.Çok sevgiler, selamlar.

      Sil
  3. Küçücük bir çiçek ne kadar büyük mutluluk veriyor insana değil mi? Çorak arazide hala ben buradayım diyerek pek çok insana ibret aşılıyor. Şiir benim kulağıma da tanıdık geldi. Çiçekli günler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, küçücük bir anlatım, eğer doğa kendi haline kalsa tek bir türünü atlamadan hepsini sırasıyla her sene yeniden gösterecek. Dün, nihayet mor çiçeğin gözükmesi büyük sevinçti; ama her gün yeni bir temel atıldığından eski çavdar, buğday, yulaf tarlalarına tasalanan da çok...

      Şiir, ilkokul günlerimizde bahar ünite konusu olurdu, orada öğretilirdi hatırladığım kadarıyla. Mor çiçeği görünce ilk ajla gelen oldu.

      Çok selamlar ailenize ve size :)

      Sil
  4. Bu aralar herkes çocukluğuna geçmişine gidiyor bir özlem var herkesin içinde hadi hayırlısı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Galiba öyle. Şimdi çocukların halini görünce kendi çocukluğum dışında öyle bir çocukluğu da özlüyorum onların adına. Hiç ağaca tırmanamıyorlar onlar. Oysa bizim Bursa'da ağacın tepesinden düşmüşküğümüz, ortaokulda incir toplamışlığımız var. Şimdikiler sabah akşam servis koltuklarında uyuyor, oyun alanları da bilgisayar.

      Çok selamlar.

      Sil
  5. İnsan hırslarına peşkeş çekilip hızla kirletilen doga daha ne kadar gider bilemiyoruz. Doganın verdiği sinyallere baılırsa pek de uzak sayılmaz yaşanacaklar..............
    RÜZĞARA EL SALLAYAN MOR MENEKŞELER" e ve onu görüntüleyip güzel bir yazıyla kaleme alıp bizimle paylaşan blog dostuma selam sevgiler olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğasız yapamayacak insan doğayı elleriyle kirletiyor, bitiriyor. Gözümüzün önünde eski tarlalara kuleler dikilmesi onlarca beton aracının sırada bekleyişini görmek gerçeği karşısında böyle küçücük bir mor çiçek, bunları yazdırıyor ve çocukluktaki bahar şiirlerini hatırlatıyor.

      Blog dostuma çok selamlar :)

      Sil
  6. Umarım senelerce görmek nasip olur. Ayrıca ne güzel şiirmiş o öyle, pek sevdim. Efe'ye söyler dururum artık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim kuşaktan epey sonra Efe'nin o şiiri öğrenmesi. Çoook güzel olur. Çok sevgiler burcuuuuk.

      Sil
  7. Çok da güzelmis. Bazi bitkiler tasta bile yetisiyor. Bizim duvar dibinde hep tek bir haseki küpesi çikardi aldim bahçeye ektim bütün bahçeyi sardi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ufacık bir çiçek ne kadar alanı renklendirip neşelendiriyor. Çiçeksiz asla.... :)

      Sil
  8. Ne kadar narin, ince, zarif... Mor bir gelincik gibi... Her koşulda hayata tutunmayı bilmek gerek, sanırım. Doğa, bunun ne güzel ve ne büyüleyici örnekleriyle dolu...
    Saksılara konulan, o göz alıcı, sera çiçeklerinden çok severim, hayata tutunmuş, doğada kendiliğinden açan çiçekleri... Daha anlamlı gelir bana hep varlıkları...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçen sene biraz ilerde çıkmıştı. Bu sene farklı yerde çıktı; ama çıktı. Bir mor orkide var ki onu henüz göremedim. Onun da sabahın erkeninde sürpriz yapmasını bekliyorum....

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci