16 Haziran 2016 Perşembe

Blog Yazarki MİM Cevapları

Sevgili Blog Yazarki MİM’inde yer almışım. Çok sevindim. Geç de kalsam, zamanında görememiş olsam da cevaplamak güzel :)

Sabahtan akşama saati saatine yani dakik yaşayıp, akşam eve kalan zamanda da dakik olmak  filan ne gezer vakit hiçbir şeye yetmezken istemeden atladıklarım oluyor; elimde olmadan. Gerçi ucundan kıyısından yakalıyorum sonunda; ama gecikmeli bir yakalayış bu elbette. Malum cep telefonum internetsiz. Ve öyle de kalmalı. Yoksa ne yazabilirim vakit bulup, ne okuyabilirim ne fotoğraf çekebilirim ne de perişan ettiğim gözlerimi eğer aklıma gelirse, eğer gözlerim boş kalırsa ve eğer ufuk varsa oraya dikip dinlendirebilirim. Feyzbuk gibi internet türevlerine ancak evden akşamları ulaşabiliyorum bu nedenle. Gecikme sebebim bu. O zaman affınıza sığınıyorum.

Sevgili Blog Yazarki  mim koymuş. Çok teşekkür ederim kendisine bir kez daha. Çok da sevindim. Yani sevinmek bile gecikmeli oluyor internet varsa arada J


Henüz haberim oldu bu mimden  ki bu yadsınacak bir durum değil biraz önce andıklarımdan sonra. Maratonda ilk gelmek değil kırk kilometreyi tamamlayabilmek değil midir asıl olan? Sonuçta blog maratonunda bu zaman kıtlığıyla asla birinci gelemeyeceğimi biliyorum; esas olan kırk kilometrelik zoru bitirmek ise şu an bu amacın gerçekleştiği an o halde J


Başlayalım o zaman sorularını CafeTigris’in hazırladığı ve çok güzel yanıtlar vererek cevaplandıran Blog Yazarki’nin beni de içinde tuttuğu MİM’e.


Elinizde sihirli bir değneğiniz olsa neyi veya neleri değiştirmek isterdiniz?
Patlayıcı tüm buluşları, baruttan başlayarak, hiç bir zaman ulaşılamayacak en uzak, en soğuk ve bilinmez gezegene ışınlamak isterdim. Kimseler kimseleri ve kuşları vuramazdı böylece…


Mesleğinizi değiştirseydiniz hangi meslek dalını seçerdiniz? Veya ne olmak isterdiniz?
Galiba bir Milli Park’ta kuş gözlemciliği bana tam anlamıyla uyardı. Ama asıl mesleğim de bu arada arazide sürdürülecek bir şey olmalıydı. Arkeolog, jeolog, ziraat bilimcisi ya da belgeselci gibi. Hepsinin bir arada olması da en istediğim şey aslında J


Bir gün boyunca aç kaldınız (Ramazan’da olduğu gibi) ilk ne yemek isterdiniz?

Aksaray’ın göğermiş çörekotlu çömlek peynirinden koyulmuş yufka ekmekle yapılmış dürümlü kahvaltı. Ya da annemin elinden zeytinyağlısı da olur etlisi de yaprak sarması. Veya pazı kavurması. Çok severim.


Bir dalga olsaydınız nereye vururdunuz?
Mercan kayalarına. Resiflere…


Issız bir adada yanınıza alacağınız üç şey?
Yakınlarımın hiçbirini almazdım önce. Çünkü ya kalpleri var ya tansiyonları. Ben de doktor değilim Kiminin glokomu var. Issız ada onlara göre değil yani. Ben, mim gereği ıssız adaya  gitmeye mecburum diye onlara rahatsızlık vermek istemem Daha  önce ıssız ada tecrübem olmadığından bu konuda kitabı bile olan Robinson’u, yardımcısı Cuma’yı ve Bozburun’daki tekne ustalarından birini yanıma alırdım ki adayı keşfedip, canlı türlerini, bitki ve ağaç çeşitlerini, kaç tür kuş, balık olduğunu öğrendikten, tam o sıralarda orada çekilen yarışmanın sörvayvırcılarına –survivor- oyunların püf noktalarını gösterip, taş üzerinde piştikten sonra yaprağa sarılmış balıkları öğün olarak onlara gizli gizli verdikten ve Robinson Crusoe kitabını yazdıktan sonra bastırmak için tezden anakaramıza dönebilelim.


En çok görmek istediğiniz şehir veya ülke?
En çok görmek istediğim yer, tabiatı hiç bozulmamış, çevre kirliliğini bilmeyen, trafik keşmekeşinden, egzoz kirliliğinden  hiç haberi olmayan, yüz ölçümü inanılamayacak kadar büyük buna rağmen neredeyse bomboş kalmış dedirtecek kadar ıssız, doğal ve temiz havalı Patagonya’yı görmek isterim.

Asla giymem dediğiniz renk hangisidir? Neden?
Arada kalmışlar, soluk renkler yana yabancı kaçıyor. Yeşil tonları, maviler, bordoya çalanlar varken sarıdan sakınanlardanım Kısaca sarıdan uzağım; ama buğday başağı sarısından rahatsız olmuyorum. Neredeyse sapsarı hiçbir şeyim yok. Hele de cart tonda ise… Nedenini bilmiyorum; ama ormanların, göğün, böğürtlenlerin ve kır çiçeklerinin rengi bana daha yakın.


Bayramda ne yapacaksınız?
Eskiden olsa turlardan birini çoktan seçmiştik bile. Ya da Çeşme'ye. Ama artık büyüklere bağlı çok şey. Ancak uzaklarda da sorumluluklar, sulanacak ağaçlar, hiç tadamasak da, kahvaltı  masasına getiremesek de ekmesinin ve baş vermesinin ayrı bir mutluluk olduğu fesleğeninden dereotu, tere otu, maydonozuna, Tiflis pazarından  aldığım mısırın tanelerine kadar  dikmek için şöyle bir yedi yüz kilometre kadar gidebiliriz. Kesinleşmiş bir şey yok oranın kokusu da havası da gözümde tütse de. Belki… Üstelik yol uzun, zaman kısa, iş çok. Dönüş, tatil dönüşü değil yorgunluğun diz boyu olduğu anlar oluyor. Bu yüzden düşük ihtimalli bir belki :)

Ölmeden önce yapılacaklar listesine alınacak 3 şey?
İyilik, güzellik, doğruluk.

Uçurumun kenarındasınız, tam atlayacaksınız o an aklınıza bir şey geldi. Nedir?
“Aaa, bangi camping -bungee jumping-   ekipmanını unutmuşum. Dönüp alayım” derdim J

Yerde 50 TL bulsanız ne yapardınız?
Bir kez içi bir ev alacak kadar para ile dolu cüzdan buldum. Bir kez de Babam dolu bir cüzdan buldu. Başımıza iş çıktı anlayacağınız. Cüzdanın sahibini aramak çok zor. İstemeden karıştırıp bir telefon numarası bakınıyorsunuz. Olmadı karakola teslim edeceksiniz de kısadan halli varsa diye çabanız. Biz cüzdanın içindeki faturalardaki numaraları bile aramıştık. Öyle ki telefon faturamız hayli kabarık gelmişti. Cüzdanı kaybeden, bir müteahhidin oğluymuş. Bir ay sonra gelip aldı içi feci dolu cüzdanını. Biz de çok çabalayıp bir an önce kendisini   bularak onu cüzdanını almaya bize kadar gelip yorarak zora soktuk diye utandık bile :) Para bulmak çok meşakkatliymiş, öğrenmiş olduk böylece.

  
Yine de ille de para bulup, paranın sahibini de bulamayacaksam o zaman dönerci, pastahane, oyuncakçı vitrinlerine ağzı sulanarak, imrenerek bakan bir çocuğun elinden tutar, onu dükkandan içeri sokar ne istiyorsa onları alırdım. Para artarsa eğer, ya ağaç fidesi alırdım boş dağlar için ya köy kütüphaneleri için  ilkokuldan beri her yıl en az birkaç kez okuduğum ve her okuyuşumda sanki ilk kez okuyormuş gibi kaptırıp beş saatlik oturuşta bitirdiğim Jean Wester’ın kitabı  Leylek Dede ve Yusuf  Has Hacip’in  Kutadgu Bilig’ini alır köy okullarına, kitaptan yana fakir kütüphanelere gönderirdim.

Blog Yazarki'ye teşekkür ederken  blogger arkadaşlarıma Hüdaydalısından selamlarımla :)
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 16.06.2016, 19:56
acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci
Paylaş :

24 yorum:

  1. Harika cevaplar harika bir mim .. Sonunda sesimi duyurdum ya Helal Bana 😇Tesekur ederim Efendim.

    YanıtlaSil
  2. Sanırım en güzel cevapların sahibesisiniz şimdiden.Hayran oldum.Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Sizinki gibi bir kalemin sahibesinden bunları duyduğum için sevincimi anlatamam. Sevgiler :)

      Sil
  3. Canım ne de güzel olmuş mim ...
    Bekle az dur aklımdasın benden de geliyor ;) sen mimlisin bil şimdiden
    keyifle okudum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beklerim. Geç kalırsam da sen bekle e mi? Bilerek kalmıyorum ama, bunu da bil e mi:)))

      Sil
    2. biliyorum canım benim bilmem miiii

      Sil
    3. :))) Ohh çekmek işareti yok di mi :)))

      Sil
  4. Sevdiğim bir kuş dostunu, bir doğasever'i daha detaylı tanıma fırsatım oldu böylece. Kuşlar gene arka planda yerlerini almışlar.
    Cevaplarda en çok benimsediğim iki cevap oldu; Biri, "Elimizde sihirli bir değnek olsa..." İkincisi, "Ölmeden önce yapılacaklar listesi..."
    Acemi Demirci'nin ustaca cevapları güzeldi.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bayıldım yorumunuza. Zaten geç kaldığımdan mimi görmekte, acele cevaplardı. Beğendiğinize, benimsediğinize çok sevindim sizin gibi bir söz ustasının <3

      Çok teşekkürle. Sevgiler :)

      Sil
  5. Harikasınızzzz ne güzel cevaplardır bunlar. Boşuna sizi kendime yakın hissetmemişim. İnsanca yaşamayı bilen yüreği güzel olmak işte budur. Sevgiyle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü hazırladığınız sorular çok güzeldi :))) Ben de sizi çok yakın buluyorum ve o nefis yazılarınızı okuma şansını yakalamış haldeyim. Sevgiyle :)

      Sil
  6. Harika cevaplar, keyifle okudum. Kaleminize sağlık. :)

    YanıtlaSil
  7. Mercan kayalarına vuran dalga olmak ne güzel :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vuracak başka bir yer düşünemiyorum :)

      Sil
  8. Bozburun' daki tekne ustasını almak da çok iyi fikirmiş :):)

    YanıtlaSil
  9. ay yaa şu para bulma kısmı çok enteresan vallaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))) Neredeyse özür dilemediğimiz kalmıştı vaktini aldığımız için:))

      Sil
  10. Çok güzel olmus. Internetin ne kadar çok zamanimizi çaldigini düsündükçe hak veriyorum. Alistik bir kere birakamiyoruz.

    YanıtlaSil
  11. Aynı fikirdeyim. Tepelere de bakıp keklikler ortadaysa resimlerini çekmem lazım :))))

    YanıtlaSil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci