17 Temmuz 2016 Pazar

"Çinte Sarısı" yoksa " Florya Sarısı" mı bilemedim

Sanırım çinte. Belki de florya. Sarı çinte ya da. Gagası papağanı andırıyor. Kuyruğu pek kibar. Biyeli. Sanki bizim küçüklüğümüzde annemin diktiği, belden kurdele olup bağlanan kuşaklı, çoklukla bisiklet yakalı, kolsuz, şeker pembesi elbiselerimizin eteğindeki su taşları gibi kenarları biyeli, süslü.

Pek bir mağrur duruşu. Bana bakın dercesine. Çok uzaktan çekmedim bu fotoğrafı, bakmayın çintenin resimde büyük durduğuna. Yine bayağı bayağı iyi; ama beş yıldır, eskime hızı benim elimde olan fotoğraf makinesine yaraşır şekilde sanki beş yıllık değil de yirmi yıllık kullanımı çoktan tamamlamış kullanılmışlıkta olsa da buna rağmen hala dayanan; ama esmeyen havalarda, rutubette objektifi gemi güverteleri gibi gacırtılı gucurtulu zum yapan fotoğraf makinem  hata verince daha büyük ve güçlü olan diğeriyle  çekmek zorunda kaldım.

İçerilere tırmanmam gerek daha büyük ve yetenekli makina için. Bu arada kuş bu, beni beklemez kaygısındayım. Ama beklemiş. Anlıyorlar galiba. Ya da ünlü olacak biliyor ve memnun bundan J

Eşi de vardı, o başka dala kondu. Göz önünde değil de geride kalan dallardan birine. Bu arada kırlangıçlar varyetedeydi. Kırlangıçlar cik cik diye ötmez  onlar kendilerince yorumlarlar ötüşlerini. Vik vik diye duyulur onların ötüşü. Kırlangıç çığlığı vik der yani.

Bir uçtular,  bir uçtular, pikeler yapa yapa kırlangıçlar. Yakınlarda yuvaları var, yerini de tahmin ediyorum. Ama fotoğrafını çekmeye kalksam havuzdaki tüm çocuklar belleyecek ve rahat vermeyecekler. Kırlangıçların rahatı, huzuru için zor ama onların o güzel, çamurdan, kapı boşluğu olan,  özgün kuş mimarisindeki yuvalarını ve hatta yavrularını çekmeyeceğim. Zor; ama kırlangıçlar için değer.

Buralar böyle, beşik gibi. Beşiktekiler de ara ara sallanır. Böylesine razıyız. Yine burada, çok zaman önce o büyük depremi de hissetmiştik. 17 Ağustos 1999 Gölcük depremini. Gümbürtüsünü herkes duyup uyanmış. Ben duymamışım…

Sarı çinte ya da florya böyle bir kuş. Bahsi geçince yer yerinden oynuyor galiba J
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 17.07.2016, 15:51
Acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci

Paylaş :

20 yorum:

  1. Önce geçmiş olsun. Yakımlarımız da Yalovadalar. Deprem 4 şiddetinde olmasına rağmen hissedilmiş.
    Yayla evimize kırlangıçlar her yıl yuva yapıyorlar. Artık bizden de çekinmez oldular.
    Selam-sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.

      Kuşlar öğreniyor. Akıllı. Sizi tanıyor ve ne yapıp yapmayacağınızı öğreniyor. Bu güven demek. İnsanların güvenini kazanmaktan mutluluk duyarın, özsaygım ile ilgilidir
      ama kuşlar birine güvenirse diğer insanlara da güvenir diye korkum var. Bazen "Kişe

      Sil
  2. Ayşe'ciğim öncelikle büyük geçmiş olsun:( deprem fobim var benim çok kötü bir şey...param olsa deprem kuşağından uzak bir ülkeye giderdim ama yok..:( sarı çinte kuşu çok tatlı, eline sağlık canım. Sevgilerimi bıraktım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'de deprem olasılığı olmayan tek yer Aksaray içiş. Çok seviniyorum Peri Bacaları'nın şapkaları düşmeyecek diye :))

      Sarı çinte çok ender gözüküyor. Yakalandı bugün bana. Belki de poz vermek için bilerek yakalandı :)

      Sil
  3. Sarı çinteyi de ilk defa görmüş oldum.Teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevindim. Tek kuşlar tanınsın ve sevilsin...

      Sil
  4. Depremi yaşayan herkese geçmiş olsun. Bende Yalova depremini hissettim bugün. Ne zaman bir titreme hissetsem yada karanlıkta kalsam 17 Ağustos depremi aklıma geliyor ve korkuyorum ister istemez. İnşallah diyorum bir daha depreme denk gelmem.
    Sarı çinte kuşuna gelirsek belgesellerde gördüğüm bir kuş bu. Hemen her kuş gibi bu kuşunda kendine has bir güzelliği var. Gaga yapısına baktığımda daha çok tohum ve bitki ile beslendiğini tahmin ediyorum. Pekde güzel poz vermiş , ekranımıza konuk ettiğin için teşekkür ederiz :)

    Sevgi ve selam ile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de geçmiş olsun derim. Yalova depremi olduğunu öğrenmiş oldum.

      Sarı çinte yaramazlık yapmış, belgeselden kaçıp, kuş fotoğrafçısı diye başka kuşlardan beni duyup çok merak ettiği objektifimin önüne atmış kendini. Kuşları pek bir özenle çektiğimi biliyor olmalı :)Ben de memnuniyetle çektim )

      Sevgi ve selam ile. Hüdaydalı ve Harmandallı :)

      Sil
  5. Çinte fotoğrafı yani bu fotoğrafım, GEZGİN 37 Fotoğraf Grubunda günün fotoğrafları arasına girdi. Çok sevindim. Linki:

    https://www.facebook.com/groups/sinabat37/1071883469572329/?notif_t=like_tagged&notif_id=1468780848538335

    YanıtlaSil
  6. vik vik konuşma derler burdan mı geliyoo :)

    YanıtlaSil
  7. ya baksanaa, yanda face book var benim blogda madem senin de var bi üye olsana bulamam ki ben senii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin bulamadığın bir şey???? İnanmam için bir daha dener misin? Bulamazsan sora sora Hindistan bulunur :)))) diyerek yola çıkarım :)

      Sil
    2. hımm. acemi demirciyi değil de ismini kullanıyon anladım :)

      Sil
  8. gezgin 37 kapalı grup görükmüyoooo :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, o kapalı grup. Linki verince ulaşılabilir sanıyordum. Üye olmak mümkün ama.

      Sil
  9. Sarı çinte hanıma bizlere saygıdeğer yüzünü gösterdiği için saygı ve şükranlarımızı iletiyorum... 1998'de Ceyhan depremi yaşanmıştı ve ben "insanlar ne yapıyorlar, yaşamlarını nasıl sürdürüyorlar?" diye merak ederken 1999'da ve evlilik yıl dönümümden sadece bir gün önce Gölcük depremini yaşadım. Her şeyi merak etmemeye çalışsam da bazen becermeyebiliyorum.

    YanıtlaSil
  10. Sarı çinte bir gözüktü bir daha gözükmedi. Ama bu ünlü olmasına yetti :)))

    YanıtlaSil
  11. Sarı çinteyi de ekledik lugatımıza, kırlangıç vık vık'ını da. Teşekkürler :)

    YanıtlaSil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci