17 Temmuz 2016 Pazar

Sakız çalılı koyun dalgaları

Hafif bir yumruk gibi hissedilen depremin farkına bile varmayacaktık eğer dışarıda olsaydık. Yazım için içerideydim. Kapıyı eliyle yumruklar gibi hissedildi.

Sonra günlük akış zaten rotasında  iken depremin muhtemelen açıklarında olduğu açıklara göz atmak daha da anlamlandı.

Sanki az önce yaramazlık yapan o değilmiş gibiydi gökten sonraki ikinci mavi. Yine kayalara, çakıllara kendi şarkısıyla çarpıyordu. Sanki onca çeri çöpü, battaniyesinden şişesine, paketine her türlü kiri, pisi temizlemek için çırpınıyordu. Güneş hala hatırı sayılırdı.

O koy geçen yıla dek nasıl el değmemişti. Zahmetlidir iniş çıkışı;  ama  değer. Otuz senedir nasıl temizdir, lacivertinden turkuazına, solgun mavisinden grisine renklere bürünür. 

Koya ulaşana dek her çalının dibi, yol,  her yer en azından aynı cins battaniye, ayakkabı, çocuklara ait her türlü giysi, süt paketleri neler nelerle çöplük haline gelmiş. Denizin içinde bile ne olduğu belirsiz plastik maddeler, kamyon tekerleri, ipler, giysiler kayalara dolanmış. Mülteciler öyle bir imza atmış ki… Her yan akla gelmeyecek her türlü atık, çöp, kir, plastik ve neler neler ile  pislenmiş halde. Bir an önce temizlenmeli o ender bulunan bitkiler,  çeşit çeşit kuşların yuvaları olan sakız çalıları ile kaplı makilik. Kızıl tilki dolanırdı oralarda. Yanımdan geçmişliği var sessizce, Güzele hınç mı duyuyoruz?
Güzeli, güzelliğinde bırakmamaya yeminli miyiz? Güzelleri çirkinleştirirsek o çirkinliğin mayası çöp, kir ile yaşanır mı? 

O güzelim doğada, o kirden alabildiğine çirkinleşmiş manzarada depremden habersizmişçesine  el ele vermiş buğulu maviliklerde süzülen yelkenliler poz verdi bu kez, kuş kanatlarına özenircesine rüzgara açtıkları yelkenleriyle.
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 17.07.2016, 20:26
Acemi.demirci@yahoo.com.tr;  @AcemiDemirci

Paylaş :

12 yorum:

  1. Yazıklar olsun denizleri, okyanusları çöp girdaplarıyla dolduran insanoğluna! Geçenlerde bir fotoğraf görmüştüm bir deniz kaplumbağası, muhtemelen caretta, bir market poşedine dolaşmış, tabii çıkartmamış iyi insanlar bulup çıkartmışlardı:( bir kedi bile pisliğini toprakla örtüyor, insanoğlu tuvaleti kullanmasını bilmiyor, sifonu çekmiyor, tuvalete bezler, pedler atıp tıkıyor...:(
    kalemine sağlık Ayşe'm

    YanıtlaSil
  2. Temizliği yalnızca evlerin içi olarak algılamak yanlışına düştüğümüz çok oluyor. Oysa temizlik evin içi, dışı, kendi içimiz ve dışımızla bir bütün.

    YanıtlaSil
  3. Asıl evimiz üzerinde yaşadığımız dünya. Başka bir dünya yok uyan ey insan. Dünyayı kademe kademe yok edip sonrada yaşanabilir başka gezegenlerde var mıymış diye uzayı araştırarak kurtuluşa eremezsiniz. Kafalar değişmediği sürece gittiğiniz her yere çöplüğe dönmüş kalplerinizi, kararmış ruhlarınızı da götüreceksiniz, hiç bir şey değişmeyecek.
    Hassas bir dengede olan doğa sabırlıdır fakat öfkelendiği vakit hiç bir şey önünde duramaz. İşte en çok bundan korkuyorum Acemidemircim. Güzel fotoğrafların içimi açtı. Her şey için çok teşekkürler.

    Sevgi ve selam ile.

    YanıtlaSil
  4. Okurken aklıma The Day After Tomorrow filmi geldi.
    Sevgi ve selam ile.

    YanıtlaSil
  5. ah üstten ikinci foto işte hayat :)

    YanıtlaSil
  6. Çok güzeldi. Dün çektim. Bugün çektiklerimi yayınlayayım birazdan. O kadar farklı ki. Az biraz kıyı terminolojim ile;
    Deniz patladı. Ben de çektim :)

    YanıtlaSil
  7. Yazmak istediğim ama terbiyemin müsaade etmediği ne çok kelime varmış, onu öğrendim şu yazıyla...

    YanıtlaSil
  8. Cahiliz öyle cahiliz ki ne yapmamız gerekeni, nede yapmamamız gerekenleri biliyoruz. Evini temizler çöpünü bahçeye atar, yeri siler suyunu çiçeğe döker, araçta yer içer çöpünü camdan fırlatır atar sonra yorgun düşer dinlenmek için bazen bir ormanı bazende bir kıyı şeridini seçer ve bir bakar pis.. O zaman da şöyle der 'yav ne pis milletiz be'.. Doğada zerre etmeyiz yazık ki. Sevgiler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bize, bizi öyle güzel anlatmışın ki. Öyleyiz. Bunu derken gurur duyarak diyemiyoeuz.. Bugün yolda, birkaç saat öncesine değin araçlardan yollara fırlatılanları gördükçe... İçindeki kişi ile bir konuşma yapılsa, senin yazdıklarını söylerdi sanki yolu çöp kovası sanan kendi değilmiş gibi.

      Sil
  9. En az şu kadar çocuk, milyonlarca mülteciye vatandaşlık vermek bu ülkenin geleceğini kurutmaktır. Önce olanların eğitimini vermelisin ki gelecek nesiller soluyacak temiz havalar, görebilecek temiz sakız çalılı koylar bulabilsin. Temel ve insani bir konuya değinmişsiniz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir anlayıştakileri istesiniz de eğitemezsiniz zaten. Ama onlar çok kişiyi korkarım kendilerine benzetebileceklerdir.

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci