13 Temmuz 2016 Çarşamba

Timsah başı gibi; ama gözyaşları timsah gözyaşı değil !!

Tıpkı timsah başı gibi yukarıdan ve uzaktan bakınca. Dişlerine kadar sahici sanki. Beyaz kireç taşından. Dalga yontusu. İşçiliği denizden.

Çok değil, daha on sene öncesine dek Akdeniz fokları yuva yapardı o kireç taşı doğal rıhtımımsı kayalara. Kendi halindeyken buralar. Mültecisinden gözü dönmüşçesine kirletenine hor kullanılmadan önce. Böyle horlanma görülmedi desem abartı değil katiyyen… Ağlıyor buralar, resimdeki timsah başı rıhtımın kovukları ağlıyor, foklar gelmediğinden beri. Timsah gözyaşı da değil gözyaşları. Sahi. Hem de nasıl sahi…

Caaanım sakız çalıları, bulunmaz envai tür ot, ardıç çamı, bitki başka türlü çiçek açar oldu on yıldır. Üstlerinde poşetler, izmaritler, her türlü atık her gün kat be kat takılıp kalıyor  çiçek açmak yerine.

Böylesi bir cömert güzellik ancak buralara  özgü iken ortalığı poşet, plastik her şey, pet şişe, giysisinden tek terliğine, sigara izmaritinden paketine, ne pişirdilerse artık üç beş büyücek taşı ocak yapıp, odun külü kaplamış. Çöpleri, hiçbir metropolün çöplüğü almaz neredeyse. Tabiat nasıl mı kazınır. Çöpe bulanarak. Sonra üstüne beton dökülüyor gözükmemeleri, kokmamaları için. Mamak öyle olmuştu mesela…

Buralar gerçek sahiplerinindi on, on beş sene evvel. Ola ola on beş yıl içinde ne bir vakitler sakız çalıları arasında dolanırken yanımdan geçen kızıl  tilki kaldı, ne kuşların sayısı arttı. Bir ardıç çamı vardı ki burunda, kapak resmim de olmuştu benim bir hesabımda, hiç büyümedi. Büyümedi; çünkü kurudu. İnsan eliyle!!!

Onca endemik ot, sürüngeninden kuşuna yuvasını rahatça yapabildikleri sakız çalıları arasında kuş yuvalarından yavru sesleri gelirken, bir baktık sit alanına kokoreççi çıkageldi. Bir ardıç çamı altına. Koca bir taş koymuş ki kapı niyetine, kilit niyetine. Ardıca dek de beton dökmüş. Çamların içi kokoreç kokar, duman bürür etrafı. Sakız  kokusu, mis sarmaşık kokusu, ardıç kokusu neyimize ki zaten bizim?

Denize taa tepelerden bakan, bilmem hangi falanca dizideki kızın kendini attığı uçurum sahnesi çekilen bizim buralar, bizim olmaktan çıktı. Çiğnenmekte amansızca, acımasızca. Kimselerin vazgeçemeyeceği, kolay kolay hiçbir coğrafyanın bulamayacağı flora, fauna mı desem yoksa bitki örtüsünden canlı çeşidine mi desem şifalı otların pınarı, kaynağı buralar elden gitti neredeyse.

Eğer her şeyi böyle elden çıkarıyorsak böyle pervasızca, bilelim ki biz aslında kendi hayatımızı gözden çıkarmışızdır. Te o kaaa!!!
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 13.07.2016, 17:44

Acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci
  
Paylaş :

32 yorum:

  1. Nasıl üzüldüm anlatamam:( ne fok kalmış, ne ağaç, ne bir şey! Yahu kızılderililer bizden yüz kez doğayı, çevreyi koruyormuş, bu arada kaya gerçekten timsaha benziyor iki gözü eksik....:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dişlerine kadar var kayadan timsahın. Ama gözyaşları sahici... Bu arada gözleri eksik demşişin ya... Elime boya, fırça alıp gidip boyayasım geldi :)))))

      Sil
  2. Ankara'da büyüdüğüm için Mamak çöplüğünü iyi bilirim.Amma kokardı :(

    YanıtlaSil
  3. Ne de güzel anlatmışsınız içler acısı halimizi... Doğayı sevmek çocuklarımızı sevmektir. Onlara ne bırakacağız? Ortaokulda Tabiat Bilgisi diye bir ders almıştım. Daha sonra hiç bir yerde duymadım böyle bir dersin varlığını. Tabiat Sevgisi dersi koymalı okulların müfredatına... Çok da güzel bitirmişsiniz. Te o kaaa. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabiat Bilgisi dersini ben de okudum. Gelişmek teknolojik kirlilikse biz teknolojik kirliliğe hayli bulaşmış; ama ruh ve anlayış olarak gerilememişiz bile. Batmışız gibi?

      Mangal kömürü dumanı da cabası. Halimiz ağlanacak; ama gülemktenn ötesi gelmiyor elimizden :)

      Sil
  4. tabiat güzelde kirleten insanlar..

    YanıtlaSil
  5. Ne zaman aklını kullanmayı öğrenecek bu insan sıfatında dolaşan yaratıklar 😞😞

    YanıtlaSil
  6. Kızılderililer'i anladıklarında. Son balık tutulduğunda, son ağaç kuruduğunda, paranın yenilemez olduğunu gördüklerinde Tigriscim sanırım :(

    YanıtlaSil
  7. Bence de te işte o kaaa! Cehaletten öte, bencillik bunun adı. Ben yapayım da sonra toplarlar kafası. evinde yere düşen tozu havada yakalayanlar doğada tam tersiler. Eve çöp götürmek de neyin nesi? Evi kirletmeyin yeter... Timsah başı gerçek bir doğa harikası, istesen böylesi olmaz...

    YanıtlaSil
  8. Böyle dosdoğru bir yoruma ben başka ne yazabilirim ki "Te o kaa!" demekten öte :)))

    YanıtlaSil
  9. Artık bir yere insan eli değince üzülüyorum. Biliyorum harap olacak... Doğanın düşmanıyız resmen. Yeşile, çiçeğe hasret kaldık, her yer beton, çöplük, pis... Ne doğaya, ne başkalarına... İnsanoğlunun çoğunun kendinden başka saygı duyduğu bir şey yok, ne yazık ki... İlkel dedikleri insanlar, bunlardan daha medeni!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel anlatmışın. İlkel dediklerimiz:))) Aborjinler mesela. Onlar, yiyecekleri şeylerden özür diler ve mecbur oldukları için bunu yaptıklarını söylerlermiş. Bize bakınca çoook medeniler :))) :(((( Bu da şu demek, ağlanacak halimize gülüyorum ...

      Sil
  10. Çok yazık. Nasıl bu kadar duyarsız oldu bu insanlar. Hadi onlar duyarsız yetkililer neden müdahale etmezler o da ayrı konu.

    YanıtlaSil
  11. Resmi gördüm, timsah yazısını gördüm.. 'aaa nerdeymiş bu timsah' diye bir baktım meğer oyuntuymuş. Adeta bir timsah.. Her güzellik gibi yok oluşunu seyretmek acı. Ben gittiğim yerlerde mümkün olduğunca gördüğüm çöpleri toplarım. Mesela çok su tükettiğim için yanımda her daim bir pet şişe bulunur. Suyu tükettiğim kadar da sigara içiyorum maalesef. İçtiğim izmaritleri içine doldurur sonra başlarım kumları eşelemeye.. Sabahtan akşama kadar elimde şişe ne kadar izmarit, çöp varsa doldururum. Yada yürüyüşe mi çıktım bir poşet olur cebimde gördüğümü içine koyarım. Ben bunları yaparken de etrafımdan yazık ki şu serzenişi duyarım 'çöpçü müsün sen?' ne komik değil mi?

    YanıtlaSil
  12. Sigara içtiğini okumadım, görmedim, bilmiyorum :))))

    Hep su içiyormuşun, ne güzel. Benim tek içeceğimdir su. Kola filan ııı-ıhhhh.. Ama gazoz severim. Soda tabii.

    Böylesi bir çöpçü olabilse keşke herkes. Çünkü uygarlığın, çevreye duyarlılığın ilk göstergesi artık gönüllü çöpçü olup, "çöpçü müsün?" lafı edecek kadar densizlerin kirlerinden ortalığı arıtmak zira. Değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle. Kulak asmıyorum zaten kimseye. Ayrıca birileri için değil kendim için topluyorum, elimden geldiğince bir katkım olması adına yapıyorum. Kola v.b. benim içinde ıı ııhh.. 6 litre su içerim ve suyum olmadan adım atmam. Diğerini görmeyin bilmeyin gerçekten de felaket bir içiciyim çünkü..

      Sil
    2. İnsanları böyle konularda şaşırtmayı ve önyargılarını sorgulamalarını saplamak en sevdiğim şeylerden.Beton medeniyet,i ağaç toprak kimi için köylülük. Çok gülünecek hal bunlar.

      Bu gülünecek haldekilerin kulak asmaya değerli olmayan yaklaşımlarına kulak vermemen çok yerinde de, sigara için derlerse bir şeyler kulak samanı dilerdim. Ben yine hiiiççç bilmiyorum. Hiiiççç okumadım çünkü yazmadın :)))) Yaşasın oksijen. H2O mu yapsam rumuzumu ?

      Sil
  13. Yakında rant elde edebilecekleri doğal alan da kalmayacak. O zaman neyi satacaklar insan merak etmiyor değil...

    YanıtlaSil
  14. Kızılderililer'i dinlemedikleri için şimdiki neslin çevre ve doğa tahripçilerini, yaşadıkları dönemin açlığının, kuraklığının, kıtlığının sorumlusu ilan edip sorgulayacaklar belki de... Sanki kaçınılmaz da böylesi bir gelecek. Son balık, son ağaç, son nehirden sonra SON yazısı belirecek belki de.

    YanıtlaSil
  15. Kızılderililer dedin ya yukarıda ben de bir kitap okudum Küçük Ağaçın Eğitimi diye. Kızılderililerin hayata bakışı saygısı doğayı anlayışları vs.. herşey var kitapta. Öyle üzücü ki şu anki durumumuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Otuz senedir yazları buradayız FeLady. Hiç böyle ağlamamıştı Çeşme. Çeşme çöplük, küçücük bir yerken metropol kalabalıklığında, lağım kokan, esmeyince nem oranı bunaltan, marketlerde bunca akın sonucunda kıtlık baş gösteren acınası bir yer şimdi. Ayak değmeyen koylar şimdi mültecilerin bıraktığı ve nasıl kaldırılır bilemiyorum tonlarca çöple, pislikle dolu. Bir de ha bire süren ve her sene birkaç sokak daha açılıp bir kışta nasıl olduysa asfaltıyla villasıyla eklenen şehirleşip betonlaşması. Ve her yer beach oldu. Belli koylar dışında yoktu. Pırlanta Plajı bile sörfçülerin değil neredeyse artık. Beach olmuş halde. Kızılderililer hep haklı çıkıyor.

      Sil
  16. İnsanoğlunun bu zulmüne karşı bir gün doğa bir kızarsaaa. İşte ben asıl ondan korkuyorum. Doğaya verilen zararın etkileri her yıl biraz daha kendini gösteriyor. Fakat maalesef insanlar kör geziyor, göremiyor olan biteni.

    Sevgi ve selam ile.

    YanıtlaSil
  17. Doğa sakinken nasıl güzelse kızgınken lav salıyor, tsunami olup yutuyor. Doğaya kafa tutan insan. Yendim sanırken doğayı yok olmaya adım atmakta halbuki.

    Sevgi ve selam ile :)

    YanıtlaSil
  18. yaaa foklar mııı. burası tam neresi. bi de çeşmede ne taraftasınız siz yaaa :)

    YanıtlaSil
  19. Köyündeniz :))) Adı, tam benlik.

    Foklar, böcek restoranları, sörf yapılan plajı filan var. Ya da Çeşme'nin en ucu desem. Burada tam adres vermeyeyim :)

    YanıtlaSil
  20. Ne kadar yazik... insanoglu herseyi mahvetmek zorunda mi?

    YanıtlaSil
  21. Çok yazık dediğin gibi Derya...

    YanıtlaSil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci