20 Temmuz 2016 Çarşamba

Yaralı Ankara’da

Onları arıyordu gözlerim. İç içe halde, yavru ağzı renkte, dipleri solgun yeşilimsi. Dört bıyıklı.


Sonunda en çok istediğimi almıştım pazardan. Kabak çiçekleri. En sevdiğim yemeklerdendir kabak çiçeği dolması. Zeytinyağlıdır. İçinde nanesinden dere otuna yeşillik bol olacak.

Üçlü halde iç içe geçmiş yirmi kabak çiçeği olan şeffaf viyollerden  aldım. Öyle uzun boylu sarmalar yapacak vakti olan bir insan da hiç değilim. Ama tatilde bir kez de olsa bu lüksü yaşamayı isterim. Çok sevdiğim Palamutbükü’nde rastlamıştım işletmenin sahibinin annesinin elinden çıkma  en lezzetli kabak çiçeği dolmasına. Ben onun gibi yapamam galiba o tam bir işinin ehli teyzeydi. Zaten hayatı sırf yemek yapmak gibi görme eğiliminde de değilim.

Yirmili pakette dolmayı bekleyen kabak çiçeklerinin içini hazırlamıştım. Sırada kabak çiçeklerinin içlerini çay kaşığı ile çıkarıp  ince, narin yapraklarını yırtmadan öyle dolu dolu filan değil az biraz doldurulup lale dilimlerini andıran narin uçlarının tamamını bir arada tutarak kapak kapatırcasına hafifçe sıkıp bükerek hazırlamaya kalmıştı.

Televizyon bozuktu. Dolayısıyla dünyadan haberimiz yoktu. İnternet kâh kesiliyor kâh dinleniyordu uzun uzun. Neler oluyor orada burada duyma imkanımız yoktu. Bizim sitenin düzeni de öyle iç içe değil. Zaten hemen yakınlardaki ve karşıdakiler de henüz gelmemişti. Ya da İzmirli olduklarından bir gelip bir gidiyorlar.

Ve gecikmeli duydum olanları.  İnternet gelince. Doğup büyüdüğüm, yaşadığım şehir Ankara. Ankara, ne çok ağladı son zamanlarda.

Hemen cep telefonumu alıp birilerini, iş arkadaşlarımı aramak istedim. Akrabaların da çoğu şu yaz aylarında Ankara’dan uzaktaydı çünkü. Cep telefonuma  ikide birde bakmam da. Mesaj da çekmem zırt pırt. Kandil, bayram dışında, gerekmedikçe. İnternet de  olmadığından telefonumda,  sürekli elimde olmasına gerek çok. Çalarsa da duyulur zaten.

Apar topar telefonuma bakınca gördüm mesajları. Üç tane hem. Ve izinler konusunda.  Günlerden Pazartesi.

Yol gözüktü Çeşme’den Ankara’ya.  Ama akşam vakti tam şimdi. Ev toparlanacak üstelik. Buzdolabının boşalması bile belli vakit alır. Panjurlara kadar tek tek koşturulacak.

Çarşamba günü Ankara’da olunacakmış. Bugün Pazartesi akşamıysa yarın yani Salı günü yola çıkılacak. Seve seve hem de elbette. Ancak bir gecede halletmek gerek tüm hazırlıkları. Ve hemen işe koyulmak gerek.

Koyulamadım ama. Oturdum kaldım. Şok mu denir buna bilmiyorum. Aklıma gelen, o an Ankara’da olanları  aradım. Seslerini duydum; iyiydiler. Çok tedirgindiler, o başka. Seslerini daha önce hiç öyle duymamıştım.

Sonra kalkıp en yakın komşulara gittim. Bahçeyi emanet ettim. Diktiğim mısır tanelerinden serçelerden kurtulup boy vermeyi başarmış olanların susuzluktan kurumamasını, ağaçları sulamalarını rica ettim. Komşuların zaten haberi varmış Ankara’da olan bitenlerden. Ve bekliyorlarmış.

Bozuk televizyon yerine alınıp Pazartesi günü kurulan televizyon, bir gün bile seyredilemeden kaldı orada. Kabak çiçekleri için hazırlanan iç, saklama kabına koyulup komşuya götürüldü verilmek üzere. Pazarda karşılaştığımızda komşu görmüştü kabak çiçeği aldığımı. Çeşme’den Ankara’ya onca yol olduğunu ve bunun nasıl bir yorgunluk olduğunu da biliyor. Onca ısrarıma rağmen içi almadı. “Kabak çiçekleri için yeni iç hazırlarım Ankara’da” desem de “o yorgunlukla kaç gün sonra hazırlarsın, o zamana kadar da kabak çiçeklerinin hali kalmaz” deyip almadı. İç, soğutucuda yolculuk etti Ankara’ya dek.

İzmir çıkışında,  normalde hafta sonu dönüş yolunda olması gereken pek çok Ankara plakalı araç seyirdeydi.  O araçlardakilerin her biri, diğer her bir aracın neden o an yolda olduğunu  çok iyi biliyordu.

Yaralı Ankara’ya hiç bu duygularla dönmemiştim. Bu duyguyu öğrenmek de istemezdim. Bir daha asla yaşamamayı  da aynı samimiyetle diliyorum.
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 20.07.2016, 19:27

Paylaş :

14 yorum:

  1. Ağız tadıyla, huzur içinde, gönül rahatlığıyla yemekler yemeyi diliyorum
    hepimiz için.
    Kabak çiçeği dolmasını ben de yaylada sıkça yapıyorum. Yapraklarını toplayarak kapatmam da üst üste kapatarak pişiririm.İçine pirinç yerine bulgur koyuyorum. Sağlıklı oluyor.
    Hayatınızın tadı tuzu hiç eksilmesin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dört gözle yayla resimleriniz ve yaptığınızda kabak çiçeği dolması fotoğraflarını bekliyorum. Bundan sonra ben de sizin gibi yapacağım :)

      Sil
  2. Herkesin düzeni alt üst oldu.Perşembe günü ben de ücretsiz izin için dilekçe verecektim ama izin vermiyorlar.Çalışalım bakalım :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel, neşeli, mutlulukları anlatan yazılar yazmak ne güzel olurdu :)

      Sil
  3. Hepimize geçmiş olsun. Bu konuda yazmazsam sanki daha çabuk atlatılacak gibi geliyordu, besbelli benim kuruntum... Pazar günü Gebze'deydim. Şehit olan bir özel harekat polisinin cenazesi vardı. Küçücük Gebze'nin kocaman ahalisi hep oradaydı.

    YanıtlaSil
  4. Bu kadar üzüntü.... Olmasın artık. Tüm şehitlerimiz nur içinde yatsın.

    YanıtlaSil
  5. Afiyet olsun. Ankara'da hiç görmezdim pazarlarda. Ama burada oldukça uzun süre pazarlarda görmek mümkün. Yörenin meşhur tatlarından önde geleni. Üzerine bir de sarmısaklı yoğurt döküyorlar nefis oluyor.
    Ankara'daki dostlarımız o geceyi bir kabus gibi anlatıyorlar. Neyse ki durumlar kontrol altında şimdi Allah'ın izniyle. Kışlaların önü çöp kamyonlarıyla kapatıldı, tanklar çıkamaz artık (!)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ankara'da rastlamıyorum ben de. Çeşme pazarını çok severim o yüzden. Çeşit zengini.
      O geceyi anlatanları dinlerken ben dehşete düşüyorum. Akıl alacak gibi değilmiş.

      Sil
  6. Kocaeli depremi gibi bir geceydi bence...
    Ankara bu şoklarıda çabuk atlatır diye umuyoruz.
    Kabak çiceği dolması,birgün deneyeceğim hep öykülerde okudum,merak ediyorum yapıp-yiyince öykülerdeki tadı alırmıyım acaba...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ufuktaki yazınızı gördüm sanki. Resimleri de :) <3

      Sil
  7. kabak çiçeği dolması çok severim. izinler evet haklısın bi daa böyle bi tecrübe olmasın.

    YanıtlaSil
  8. Tatilinizin yarım kalmasına üzüldüm.zaten sebeplerinin üzüntüsü de hala üzerimizde :(
    Kabak çiçeği dolmasını severek yapıp yiyenlerdenim ben de.Yarınlarımızın önü, kabak çiçeği gibi açar(açılır) umarım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tüm yazdıklarına yürekten katılıyorum... Hele o kabak çiçekli dilek. Çok nefis bir dilek. Çoook sevgiler :)

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci