17 Ağustos 2016 Çarşamba

Altın Yusufçuk

Eğer etrafta ağaç, ot, çalı varsa otların içinde saklanan böceğinden, larvasından, salyangozundan, kuşundan kertenkelesine, gelengisine   ne çok canlı bulunur; ağaçtaki kuş ve sincaba ek olarak. Hatta düz bozkır bile  olsa etraf,  alabildiğine bile değil şöyle biraz biraz uzansa tek kulesiz, betonsuz  taşlıklarında, topraktaki oyuklarda  neler görürsünüz neler. Ne kekliklerin sekişini izlersiniz. Yeter ki açık alan olsun. Kule, bina, beton olmasın. Onlar olmazsa canlılar olacak o zaman orada böceğinden, kuşundan, tavşanından, sürüngenine.

 
Artık kuleler arasına sıkışmış, karşıdaki  rezidanslar, AVMler bitince  belki de yenilerinin dikilmesi çoktan planlanmış yolum boyunca uzanan eski çavdar tarlasının çavdarları  artık gözükmese de kurumuş yüksek sapları üzerindeki yabani havuçların hala işlemeli taç yapraklarının ufak taşıyıcıları üzerinde, hafifçe kararmış altından bir eski zaman broşu gibi duruyor.

Yokuşun başındayım daha dönüş yolunda. Bir titrek hareket güneş vururken. Sinek olmadığını anladım. Yusufçukları da kuşlar gibi severim ve hemen seçerim. Mavisiyle Tokat’ta, nehrin üzerinde karşılaşmıştım. Sarı ile ilk kez karşılaşıyorum. Altın yusufçuk olmalı. Kolay rastlanacak bir an değil altın yusufçukla karşılaşma.  Kanatları altınla örülmüş telkari gibi. İçimden nasıl kuvvetle “konsa, uçup gitmese otların arasına, dalıp gidemeyeceğim yerlere de çekebilsem yusufçuğu” diyordum. Duydu. Kondu.

Makinem zaten hazır; kuşları ürkütmemek için ön tedbir olarak. Ama yusufçuk da korkar hareketten. Yine de çekmeme izin verdi. İlk çekimler aceleyle olduğundan  uçacak korkusuyla, bulanık. Ama nasıl çok çekmişim… Yakalamışken :)

Yeterince çektiğime emin olunca daha yakından ve tam tepeden çekmek için otların içine adım atmıştım ki uçtu. Onu gözle takibim bir saniye bile sürmedi. Gözükmez oldu birden. Ona teşekkürler. Yeterince gözüküp de çekmeme izin verdiği için. İlk kareyi fotoğraf gruplarımda yayınlayabildiğim için. Sonra da burada.

Yusufçuklar şans ile anılırlar. Hani hep en önce kendimizi düşünmemiz salık veriliyor ya her yerde şu sıralar. O zaman bu yusufçuk sadece bana, tek bana,  uğur getirsin. Başka kimseye uğur getirmesin desseeemmm… Nasıl gelir kulağa? Nasıl algılanır? Bu salıklara karşı bir test olsun mu bu soruma verilecek cevaplar. Ben, bencillikten yana değilim. Bencillik, yalnızlığın duvarı, kilitli kapısı, penceresiz odasıdır da ondan.
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 17.08.2016, 19:22
Acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci

Paylaş :

26 yorum:

  1. Yusufçuk buralara da uğrasın şansıyla lütfen lütfen lütfennnnnn 🍀🍀

    YanıtlaSil
  2. İlk fotografta çok net yakalamışsınız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet :))) Şimdi diğerlerine de bakıyorum. Netçelere rastlarsan yayındaki daha bulanık olanlarla değiştirmek için :)))

      Sil
  3. Sana da şans getirsin o zaman altın yusufçuk... Ne güzel fotolar yakalıyorsun... Gören gözlerine sağlık... Sevgiler....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Altın yusufçuğu görmek zaten şans galiba. Çok teşekkür ederim. Sevgiler :)

      Sil
  4. Altın yusufçuk gören gözlere görünür, şans da onların hakkı:)

    YanıtlaSil
  5. çok severim yusufçukları, bol şans getirsin o zaman:)

    YanıtlaSil
  6. açıkta görsem korkarım ama böyle resimden çok güzel rengi falan..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Korkulacak gibi değil onlardan. Çok güzel, zarif ve renk cümbüşü zarif kanatlılar :)

      Sil
  7. İlk defa gördüm sarı renğini adı gibi kendini de
    Çok güzel. Emek veren eller gözler sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Altın yusufçuğu ben de ilk kez gördüm. Başka renklerine çokça rastladım. Resmini de çekebilmiş olduğumdan zaten şanslıyım. Ve sürsün umarım bu şans :)

      Sil
  8. gelengi ne ki? çavdar deyince bir kitap var ya çok çok önemli, "çavdar tarlasındaki çocuklar, j.d.salinger" ne kitap yaa ne etkiledi beni yaa :) bir deee yusufçuk yusuf diye bi şarkı var yaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelengi, toprağı oyarak koloni halinde yaşayan, boz renkli sincabımsı bir tür canlı. Çok sevimli. Sarımtırak. Arka ayakları üzerinde dururlar çoklukla. Ön ayaklarını el gibi göğüslerinde tutarlar. Küçükler. Çizgi film gibiler. Hasan Dağı eteklerinden gelirken direksiyondayım. Babam o zaman sağ tabii, seksenlerde. Ama araba kullanmıyor. Her yan tarla. Gelengilere gözlerim alışık değil. Başak rengindeler. Yola çıkmışlar. Küçücük adımlarıyla yolu geçiyorlar. Annem beni uyarınca frene bastım; ama onların adımlarıyla yol bitecek gibi değil. Araç hızıyla da baş edemez o adımlar. Arabanın altında kaldı. Kahroluyordum ezdim diye. Hiçbir şeyin üstünden geçmediğimize eminim; ama yine de çok korkuttu beni o sevimli şey. Meğer tekerlerin altında kalıp ezilmemiş. İyice yavaşlamıştım, Dikiz aynasından bakıyorum hep. Bir baktın birkaç santimlik adımlarla yolu geçiyor. Bir derin Ohh çekmenin en anlamlı olduğu anılardan birinde bir gelengi vardır.

      Sil
  9. Hakikaten de broş gibi.. Bu sayede şans biraz da bize gülecek ister istemez netice de gördük:) Kulağa nasıl geldiğine gelince, çok hoş değil. Zaten o kadar uzak ki size pek eğreti durmuş. Diyenler söylesin isterim bende, nasıl geldi kulaklarına çok merak ettim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Yağmur :)

      Sil
    2. Rica ederim. Danışmadan bekleniyorsunuz sanırım duymadınız...

      Sil
  10. Bazen küçük bencillikler hayata tat tuz katar, bence sadece senin uğurun olması için gelmiş sana görünmüş Altın Yakışıklı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman bencilliği öğrensem iyi olacak biraz. Kolları sıvadım bile :)

      Sil
  11. Bencilliğe hayır. Ama sencil ve bizcil olabilir. Çok severim yufusçukları. Bu rengini hiç görmemiştim. Teşekkür ediyorum canım ❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanları da yusufçukları da seven anlayışa teşekkürler :)

      Sil
  12. Helikopter böcüğü derdik biz buna. Harmanda fındık sergisinin üzerinde çok olurdu. Sonraları öğrendim gerçek adını.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de zaman zaman helikopter böceği derim.

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci