18 Ağustos 2016 Perşembe

Siyah beyaz günlerden mavi yeşil anlara gönderilen şiir

İlkokul mezuniyet resmim. Sonrası Ünye.

Blog,  bir araç. Yazma nedenim değil. Yazma nedenimi bilmiyorum. Vergi. Doğuştan. Gen. Çok etkenli bir şey sanırım.

Hatırladığım ilk çalışmam bir şiir. Uzundu hem de birkaç sayfalık. Sadece iki dörtlüğü aklımda. Hem de hece vezni bile yapmışm yanılmıyorsam.

İlkokul sonrası Ünye’ye gittik. Ortaokul hayatım oradadır. Babam’ın görevi gereği.
Ünye kampında. Sağ baştaki Annem. Ben de öndeki gözlüklü 

Ankara’da  da oyun oynardık. Lojmanların olduğu Yahya Kemal Caddesi’nde bisiklete binerdik. Ama Ünye’deki çocukluk başkaydı. İkliminden konuşmasına ve doğasına. Kara incir ağacından incir toplamaktan, okçuluk oynayıp kampta yaz geçirmeye. Taş kaldırdığınızda altından kuyruğunu kaldırmış halde bir akrep görmeyi kanıksamaya kadar farklıydı.

İngilizce dersleri boş geçerdi. Şubat ayıydı. Hava güneşli. Okul bahçesindeyiz. Yakan top oynamaya başladık. İyi oynardım.
Ünye'yle aramda bir dağ mesafesindeyken.

Terlemişim. Tam eski taştan tarihi ortaokulun karşısında Kuyumcular oturur. Annem’in komşusu. Ve çocukları da bizim okul arkadaşımız. Hemen kapılarını çaldık. Su istedik. Terli olduğumuzu söylemedik. Öylesine susamış gibi. İki bardak soğuk su içtim. Bardak buğuluydu, öyle soğuk. Sonrası malum. Ateşlendim. Çok hastalandım.

Samsun’a gittik ateşim düşmeyip ha bire boncuk boncuk terleyince. Cuma günüydü. Hastane yine eski bir bina. Tarihi. Tavanlar çok yüksek. Doktorların çoğu yok. Pazartesini beklemeliyiz röntgen için. Ama muayenede ciddi bir şey çıkmıyor. Ünye’ye dönebileceğimizi söylüyorlar. Annem diretti. Röntgensiz olmaz diye. “Misafir edelim o halde” diyorlar. İyi ki diretmiş. Ben bayağı bir üşütmüşüm çünkü. Öyle böyle değil. Ciddi ciddi.
Ortaokuldan çok sonra,Ünye'nin bir dağ gerisinde.Öndeyim.

Röntgen sonucunda beni göndermediler. Yattım hastanede. Çok yadırgadım kahvaltıda tencerede çay gelip bardağa kepçeyle konulmasını  filan. Hastane kavramı da çocuk aklıma neler getirmedi ki. Gelenler, şiir oldu. Annem eğer söylediklerimi yazmasaydı o şiir de söylenip uçmuş olacaktı. Neyse uzunca bir süre sakladım hasta hasta dilimden dökülenleri. Sonra nasıl oldu bilmiyorum kayboldu. Ama Samsun’da bir hastanede yüksek ateşli hasta halde söylediğim ve hatırlayabildiğim ilk çalışmam, yazım, şiirim olan şiirin iki dörtlüğü halen aklımda. Onları hiç unutmadım.
Ankara'dan uzakta, Ünye ile aramda dağ varken.

“Suda ateş yanmadan
Çölde dere akmadan
Çamda çiçek açmadan
Evvel iyi olmalıyım.

Balıklar göç etmeden
Leylekler geri dönmeden
Beni bilenler ölmeden
Evvel iyi olmalıyım”.

Ünye, kampta.
Sonraki en az bir düzine dörtlük hala kayıp. Umarım bulunurum bir yerlerden.

Ta o zaman ille leylek, su, balık konukmuş benim satırlarımda :)
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 18.08.2016, 20:49
Paylaş :

42 yorum:

  1. Çok çok çok çok çok güzel.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok çok çok çok çok teşekkür :)

      Sil
  2. Ta o zaman başlamış dilinizden güzel mısralar dökülmeye... Yüreğinize sağlık...
    Hastalıksa...
    Allah bir daha yaşatmasın..
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. Eskiyim bayağı bu konularda; iki buçuk yaşına kadar iner başlangıcı :) Teşekkür ederim. Amin.

    YanıtlaSil
  4. Gerçekten çok güzel, tanrı vergisi bir yetenek, bu arada hiç değişmemişsin adeta yaşlanmayı durdurmuşsun Ayşe'ciğim. Maşallah nazar değmesin. :)

    YanıtlaSil
  5. Evet kesinlikle bir şey araç olmuş olamaz. Bu içimizdeki yazma hissi ve ortaya çıkanlar yalnızca vergi bize doğuştan. Ne güzel anlamtmıssınız öyle. Sevgi ve saygılarımla :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Öyle...

      Bu arada özür dileyerek, blogunuzu takip etmek istedim. Ben mi adresi doğru yazamadım. Yardımcı olsanız :)

      Sil
  6. Aaa çok üzüldüm nereden erişim sorunu kaynaklandı ki acaba ben linkimi vereyim o halde :)) çok teşekkür ederim takibe aldığınız için bir sorun olursa yazın lutfen :)

    http://mehmetemrebektas.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Takibe aldım. Google artı var yalnızca galiba blogunuzda.

      Sil
    2. İzleyiciler kısmı da açıktı sanırım ama kontrol edeceğim hemen :))

      Sil
    3. Evet tema değişikliğinden hepten kalkmış şimdi tekrar ekledim :)) bu da vesile oldu tekrar çok teşekkür ederim :)

      Sil
  7. Kanımca şiir biraz kabiliyet meselesi. Duyguların iyice yoğunlaşması gerek kalemin ucundan dökülmesi için dizeler. Çocuk yaşlarımda "Hadi ben de yazayım" deyip daha sonra yazdıklarımdan utanarak yırtıp attıklarımı saymazsak, şiir yazmaya hiç teşebbüs etmedim doğru dürüst diyebilirim.
    Resimlerle şiirlerle donattığınız yazınız keyif verdi :)Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir doğrulama daha. Yazmaya şiir ile başlanıyor. Size ve eşinize selamlarımla :)

      Sil
  8. Bayılıyorum eski resimlerinize, sanki o anları ben de yaşıyor gibi oluyorum. Hastane maceranız ne değişikmiş, tencerede çay gelmesi.
    O yaşta, böyle güzel ve duygulu bir şiir, hem de ölçülerine uygun olarak. Gerçek bir yetenek değildir de nedir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu MİM sayesinde o resimleri hatırlayıp çıkardım. Hatta ilkokul mezuniyet resmimi görünce çok sevindim çünkü hepten unutmuşum o resmi.

      Çok teşekkür ederim :)

      Sil
  9. Yanıtlar
    1. Dönüp dolaşıp yolumuz nostalji yani güneşte kurutulmuşlara çıkıyor :))) Çünkü Mim konusu nostaljik... Elimde olmadan :)))

      Sil
  10. Ünyede annemler yaşamışlar Ben tam bilmesemde Ünyeyi hep anlatır. Yazı güzel olmuş Şiir yazamam O da ayrı bir lütuf

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Mayıscım :)

      Sen de Ünye'yi biraz biliyorsun gibime geldi, değil mi? Bunca zaman içinde yazılmış birkaç şiirim var o kadar. Ama yazı hep vardı :)))

      Sil
    2. Dedem askerdi annemler o yer senin bu yer benim gezerlermiş. Annemler ve teyzemler anlatır Bir kaç resim var ama öyle eski ki geçmiş zaman olur ki Ne güzel yazının hep olması daha güzel Şiir kabiliyetim yok şiirde yazamam yazanı alkışlarım :)

      Sil
  11. İlk şiir maceranizi keyifle okudum :) Sevgilerle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. İlk ve belki de elimdeki tek şiir diyecektim ki Babam'ın sakladığı ve Mehmet Dedem için yazdığım başka bir şiir geldi aklıma. Kırk yılda bir yazmışım :)

      Sil
  12. yaşananlar bir şekilde yansıyor ürettiğimiz her şeye, şiir yazmak güzel bir yetenek, nice eşsiz dizelere..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler iz süren. Şiir, kaç on yılda bir belki konuk bana. Nesir izin verirse :)))

      Sil
  13. Ne güzel mısralar öyle...
    Siyah beyaz resimler harika.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi ki o zaman resimleri çekilmiş. Şimdi ben fotoğraf çekmekten fotoğraf çektirmeye fırsat bulamaz oldum. Hatta çoğu fotoğrafım da fotoğraf çekerken :)))

      Sil
  14. Sözcüklerin ressamı ne çocukluk ne de hastalık dinlemezmiş meğerse 😉❤️❤️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Tigriscim. Öyle olmuş, ben de şimdi fark edebildim :)

      Sil
  15. Bu eski resimleri paylaşmanız zamanda yolculuk gibi. Bakarken keyif alıyorum. Yaş kaç olursa olsun insan hissettiği yaştadır ve hissettiği yaş insanın dışına yansır. Eski ve yeni fotoğraflarınıza bakınca bunu daha iyi anlıyorum. Arada çok fark yok çünkü. Hem size hemde paylaşımlarınıza maşallah demek geldi içimden :)

    Sevgi ve selam ile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer blog ve MİM olmasaydı, eski resimlerim oldukları yerde olmaya devam edecekti. İlkokul mezuniyeti resmimi mesela hepten unutmuşum. MİMlerdeki kimi sorular, daha eskileri anlatmak için bir köprü galiba. Çok teşekkür ederim ayrıca.

      Sevgi ve selam ile.

      Sil
  16. Umarım bulursun diğer dizeleri. Ben de bir kaç kere ev değiştirip taşındım. Bu taşınmalar sırasında şiir defterlerimin, yarışma ödüllerimin ve arşivimin olduğu koli tamamıyla kayboldu. Geçmişimden kalan tek güzel şeyler uçtu gitti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım... Bu arada yarışma ödüllerine şaşırmadım daa... Anlatmanı beklerim... Kesin jüri gülmekten açıklamakta zorlanmıştır sonucu :))))

      Sil
  17. nasıl hatırlıyon yaaa bende hiç yok böyle bir hafıza. hafızam çok sağlam da yaşantıyla ilgili değil. ilk orta lise bende nerdeyse hiçbişi yok hatırlamıyom hiçbişi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pek iz bırakan şeyler değilmiş demek ki gittiğin okuldakiler. Belki ben de hatırlamazdım; ama Ankara'dan Ünye'ye gidince başka gezegene gitmiş gibi olmuştuk. O yüzden çok iz bıraktı. Bir kere okul tarihi binaydı. Taştan. Kocaman tavanlı. Soba ile ısınıyor. Akrep mesela. Ben miyobum, ilkokuldan beri. Gözlerimi perişan etmekte üstüme yok. Neyse. Bir gece uyandım. Gece yarısı ortalık karanlık. Öyle uykusu da ağır bir çocuğum. Nasıl olduysa o karanlıkta gözümü açtım, duvarda bir belli belirsiz karaltı. Gölge gibi. Miyobum filan ama bir baktım "Baba yetiş, akrep" diye bağırıyorum.
      Gerçekten akrepmiş. Kuyruğu havada. Hazır yani sokmak için. Kocamandı. Gel de unut :))) Bir de Babam ilk kez iskeleye Ünyeliler gibi balık tutmaya gitmişti. O zaman deniz çok temiz. Tesadüfen de doğum günüm. Döndüğünde elinde birkaç kiloluk kocaman lüfer vardı. Lüferi usta balıkçılar bile zor tutarmış. Dişleri çok keskin olduğundan misinayı koparırmış. Babam bana hediye etmişti o lüferi, birlikte de yemişti. Unutulabilir mi? :)

      Sil
    2. :) kötü anıları unutuyon ama de miiii.

      Sil
    3. Anısına bağlıdır herhalde :))))

      Sil
  18. Şu dizeleri başka bir yerde görsem. Takip ettiğin bir blogcu arkadaş yazdı deseler. Kim, söyle bakalım deseler. Hemen anlardım sana ait olduğunu :)
    Bir de siyah incir en çok özlediğim. Kaç yıldır incir vakti ankaradayım. Buradakilerin cinsi farklı herhalde, köyde topladıklarımın tadını alamıyorum hiç.
    Neyse dolapta incir olacaktı. KAvun üzerine iyi gelmeyecek belki ama, adı geçince canım çekti. Bir iki tane yiyeyim bari.
    Sevgiler ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım, teşekkür ederim. Bir tam Karadenizli ve yarı Karadenizli'nin konusu yıldızlardan, fındıklıktan, kara incirden açılır :)

      Sil
  19. Bir Ünye Sevdalısı olarak izlemek ve okumak hayli mutlu etti beni de...
    Ünye'den selâmlar...
    https://www.facebook.com/ufuk.mistepe
    https://www.facebook.com/groups/unyesevdasi/

    YanıtlaSil
  20. Ünye'ye selamlar.
    Hoş geldiniz.
    Benim çocukluğumun o güzel yeridir Ünye. Hala gözümde tüter.
    Fazla büyümüş ve betonlaşmış olsa da :)

    YanıtlaSil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci