29 Ağustos 2016 Pazartesi

Yaz Soğuğu

Ağustostayız. Yaz mevsimi içinde. Ankara’nın yazı, hakkıyla yaz, kışı, tam anlamıyla kıştır. Yazın yakıcı sıcak; kışın dondurucu soğuk Ankara iklimi. Sonbaharı, kızılın tonlarında. Yazı hatırlı sıcaklar sunar. Baharında ne çiçekler açar. Çoğu soğanlı.

Geçen hafta iş çıkışı bardaktan boşanırcasına yağan yağmur altında denize düşmüşçesine ıslanmıştık iki dakikadan bile az bir sürede. Aynısı bugün de oldu.

Yağmur, dolu eşlikli yağdı. Dolular cama çarpıp yapıştı ve süzülerek indi. Ankara’nın  asfalt altında kalmış  derelerini, ırmaklarını toprak kustu sanki. Böylesi bir iklim değişikliği sonuçları zaten yıllardır yazılıp çiziliyor, gazetelerde, dergilerde raporlar  halinde yayınlanıyordu. Yani bu yağmurlar beklenmedik bir şey değil. İklimlerdeki değişikliği duymayan kalmadı malum yıllardır.  

Belli ki çok sürmez Ankara’da artık pirinç tarımına geçilir. Pirinç sulak yerlerde yetiştiğinden. Yine tropik bitkiler  borsası burada kurulup tropik ağaçlar bulvarları süsleyecek galiba.

Nem zaten çok  birkaç yıldır. Yüzde seksen mesela sonbaharda, kış aylarında. Marmara’nın, Antalya’nın, İzmir’in kıskanacağı kadar çok yani. Daha da çoğalacak belli ki bu gidişle.

Yağmur sonrası servisin içindeki hava boğucuydu. Herkes şıpır şıpır damlayarak bindi servise. Şemsiye filan yetmiyor. Ayaklar yine su içinde ki güya kapalı ayakkabılar. Ama yollar engebeli. Çukurcuklara su dolmuş, meyillerde kaçış yok. Servisi s sonuçta kocaman bir teneke kutu. Camlar kapalı. İçeri girenler ıslak. Buhar oluşuyor. Nem çıkıyor ortaya. Soluk alınamaz oluyor. Ankaralılar kuru iklim insanı. Gelemezler neme. Boğuculuk  hissediliyor.

Hava serinlemeye başladı artık  akşamları, sabahları. Bu, yaz soğuğu. Sonbaharın gülümsemesi gibi serinlik. Yaz soğuğu, ıslak renkte. Epeydir galiba kolayca su buldukları yerlere gitmiş kekliklerin sesi gelir oldu birkaç gündür.

Sabah keklikler çitlerin dibinde. Uçtular bir de çiti aşıp. Kanatları pır pır ederek. Kanat açıp süzülmez onlar öyle. Kerkenez gelmekte olduğunu hep yaptığı gibi ta nerelerden duyurdu kendi ötüşüyle. Duydum, balkona çıktım. Göz hizamdan süzülerek geçti. Başı mavi. Kanatları pas kırmızısı. İnce kuyruğu koyu renk. Öyle güzel ki. Durakta da başımın üzerinde döndü durdu. Hayli yüksekte. Kalabalık bir serçe sürüsü adetleri olmayan bir şey yapıp açıkta, yol boyunca en tehlikeli kalabalık caddede servisle yarıştı adeta uzunca bir süre. Akşam kerkenez yine çıktı ortaya. Otoparktayken de en huzursuz kuşlardan, her şeyden ürken kuyrukkakan  arabanın önündeki mavi çam fidesinin   tepesine kondu. Dayanamayıp makinemi almak isteyince haliyle ürktü.  Uçtu.

Yaz soğuğunda sıcak yürekli kuşlar uçar buralarda.
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 29.08.2016, 22:46


Paylaş :

35 yorum:

  1. Kınalı keklikler çok güzel girmiş objektifinize. O yağmurlardan birazını bize gönderseniz çok iyi olurdu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yağmurlar yağalı kuşlar kendini gösteriyor burada.

      Sil
  2. Canım Ankara'm benim. Son cümle ❤️

    YanıtlaSil
  3. Bu nem benim allerjimi iyice tetikliyor :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Coğrafya kitapları Ankara'yı artık karasal iklimde nasıl tanımlayacak şaşacaklar gibime geliyor :)

      Sil
  4. Küresel ısınma başımıza bela olmaz umarım:( Sonbaharın habercisi artık bu yağmurlar... Eskiler ağustosun yarısı yaz yarısı kıştır derler, haklılar galiba:) Sevgiler....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gören Nisan ayında kirkikindiler yağıyor sanır :)

      Sil
  5. Keklik gibi kanadımı süzmedim... aklıma düştü okuyunca.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel şarkıdır. Kekliğin maskesini gördün mi? Konalı. Çok şekerler.

      Sil
  6. Güzel kareler, etkileyici bir anlatım her zaman olduğu gibi. Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Doğanın çok küçük bir parçasının bile karşısında olsanız güzellikler yansıyor.

      Sil
  7. Ankara'da neler olmuş?
    Eryaman'da biz hafif azıcık yağmurla geçiştirdik.
    İklim değişikliğe uğrayacak gibi.
    Bu nem,yüzünden Marmara bölgesinden vazgeçtik de
    Ankara'ya geldik.
    Bozkırın-tezenesini,kuru havasını severim ben yoksa ararız başka yerler yine.
    Islak ıslak araba yolcuğu da hiç çekilmez di.
    Allah'tan gökyüzü arkadaşları yalnız bırakmamışlar seni.
    Çok güzel bir yazı okudum yine Yasemin'cim ,
    Ellerine -gözlerine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ankara her şeye rağmen güzel. Deniz, nehir filan yok diye söylenenleri işitti galiba ve bu yağmurlarla Gölbaşı ve Eymir'i beslemekle kalmayıp küçücük gölcükler oluşturmaya karalı gibi. Yedi Göller gibi. Seviniriz biz de Ankaralılar olarak değil mi?

      Denizmiş, nehirmiş yok, kabullendik de kültürü vardı Ankara'nın hiçbir başka büyük kentte olmayan. Hala var bunca kültürü umursamayan; ama gösteriş peşindekilerle sonradan fazla fazla dolmuş olsa da. Eğer o kültür yiterse Ankara'nın güzel çehresi bozulur. Yitmemesi için duacıyım :)

      Sil
  8. Ne yağmur yağmış öyle. Allah yardımcınız olsun...
    Bu arada
    Resimlere bayıldım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Doğa güzel; resim güzel :)

      Sil
  9. Soğuk havayı sevmem ama bu sıcaklar yağmuruda soğuk havaları özlettiriyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sıcaklardaki azalmayı dün iyice fark ettim.

      Sil
  10. Yanıtlar
    1. Çok mu sıcak oralar? Nem de var değil mi? En beteri o. Yapış yapış. Kolaylıklar o o sıcakta :)

      Sil
  11. Türkülerimiz bile kekliğe kıyıyor: Kekliği düz ovada avlarlar!

    YanıtlaSil
  12. Sözlerin ressamı keklikleri de yakalamışşşş 😉❤️❤️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. Tigris, nasıl güzel yazar. Son zamanlarda yakalanmama oyunu oynuyorlardı; ama sobeledim :))))

      Sil
  13. Fotoğraflar yine ruhu doyuracak cinsten. Ankaraya gelip bir gece misafir olmuşluğum var. Mevsimlerden yazdı ve çok güzel bir gündü :) Anıtkabiri görmek bile başlı başına bir mutluluk.

    Sevgi ve selam ile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar da olsa tanımışlık varmış Ankara'yı... Ama kültürü başka. Hiçbir kentte hele de iş ile anılan kentte o yok. Artık eski hallerinden onlarda da eser kalmayan İstanbul ve İzmir'de yok. Ankara, deniz olmayınca, nehir olmayınca, bol üniversite olup, memur kenti olunca kültür geliştirmiş. Bu bizi çok besler. Ama çokça doldu son zamanlarda. Onlar da kültür için gelenler değil :)

      Hüdaydalı selamlar o zaman :)

      Sil
  14. İzmir'i çokkk çok seviyorum ama Ankarayı da özledim bu sene niyetlendim ama olmadı belki seneye yaza artık.
    Son söze bayıldım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İzmir banko sevilecek bir kent. Ama ne yaptılar İzmir'e öyle. O girişi. Duman altı. Boğulmuş halde. Çeşme'nin zavallı Alaçatı'nın hali. İzmirliler'den yani aslında Çeşmeliler'den hep şunu duyuyorum şimdi;
      Biz artık Van Gölü'ne gidip orada tatil yapacağız. Buralarda ne alt yapı ne de birkaç karışlık alan yeter oldu. Otopark olsa tüm Çeşme yetmeyecek gelenlere. Ortalık kanalizasyon kokuyor Temmuz ayında. Marketler talan edilmiş halde ne ekmek bulunuyor ne de sebze bu kalabalığa yetmiyor bir şey. Ekmek makinesi ve un aldık bu nedenle. Deniz var diye ceza sanki bu bize. Ağaçlar, dağlar , zeytinlikler hep yok oldu" diyorlar. Az bile diyorlar galiba. Ben de yazdım birkaç kez."Çeşme'nin Suyu Kurudu" onlardan biri.

      Sil
  15. Ne güzeller ....
    Mevsimler şaştı , bölgeler değişti .... Dünya sayemizde nereye doğru gidiyor belli değil ...
    Ankara da bir kere o tür yağmura yakalandım ... Hayatım alt yapı da ayrı dert yolları söylemiyorum bile ....
    Emeğine sağlık sevgili arkadaşım

    YanıtlaSil
  16. Bir alt geçitte yakalanmadığına çok sevindim diyerek yağmuruna dek değişti Ankara. İnanılmayacak kadar...

    YanıtlaSil
  17. Bizde kuru iklimdeyiz ama gerçekten son yillarda asiri nem var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dünya, iklimler, insanlar şaştı...

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci