7 Eylül 2016 Çarşamba

Başak Burcu Ayı; Eylül

Eylül’de doğanların yeni yaşlarını kutlarken hem onlara hem Eylül ayını, rengini, şarkısını  seven herkese hediyemdir bu yazım… Sizin de sonbahar da sanılan; ama Eylül’ün ikinci yarısında olsa da yazda kalan kısmında bir tarihe denk gelen  yeni yaşım için bulunduğunuz dileklere teşekkürlerimi iletirim şimdiden  J

Eylül… On iki ayın dokuzuncusu. Bir çocuğun doğmak için beklediği süre kadar uzunlukta bu aya uzanan yolculuk. Dokuzuncu ay, yazın, sonbahara döndüğü ay. Bu ayda doğanlar Başak Burcu. Doğan çocuklar güz cücüğü. Annem bana öyle der. Üşüdüğümde. “Güz cücüğüsün sen” der. Ama ben Eylül’ün yazda kalanında doğanlardanım. Yine de Eylül olsun da… Nisanla Mayıs bir de Eylül, ayların baharları.


Beyaz çiçeklerle baş vermiş meyvelerin toplandığı, her renkten açmış kır çiçeklerinin, kırmızıların, morların sarıya doğru yola koyulduğu aydır. Eylül, yılın ikinci yarısında kalıp da suya sabuna dokunmadan kışa bunca az mesafe varken yazın hükmünün hala sürdüğü ay olmayı başarırken yaz değil sonbahar olarak bilinme haksızlığına da göz yumar.

Başka bir ay Eylül. İki mevsimli bir ay önce. Ayların anlaşılmayanı, yanlış tanınanı. Baştan sona sonbahar bilinir de yazda kalan kalır yirmi bir günün mevsimi hiç Eylül ile anılmaz oysa. Yalnızca son dokuz gününün ait olduğu sonbaharla biline gelir  her yerde. Yani dokuz sayısını sever Eylül. Dokuzuncu aydır dedik ya, son dokuz günü de güz günü. Ne tabiatın yeni uyanması ne de tümden geçmesi deminde. Hayatın özeti gibidir bu ay.
 
Uyanmışlığın, olagelen döngü içinde kış örtüsü altında uykuya dalma  sırasının yeniden geleceğini derin bir soluklanmayla  anlatmasıdır. Eylül melodileri, vals süzülüşüyle kızıla çalarak yere düşen bir yaprak kuruluğunda gezinir. Ne de olsa yirmi bir Eylül’e kadar yaz hükmündedir bu ay. Bu yüzden de çoklukla “denizin en sıcak olduğu ay” dedirtir sonbahar kapıyı gümbür gümbür çalarken.  

Eylül sessizdir; yaz gibi çığırtkan değildir. Kızıla dönen yeşilin suskunluğundadır. Sessiz gözükse de renklerle seslenir. Romantizmin kalbi değildir belki; ama kapısıdır.

Ses vermez öyle ilkbahar cıvıltısıyla yeşilinden beyazına çiçek açmalarında; ama kuşlar gerisin geri göçüp gittiklerinde suskunlaşır  içlice. Eylül, dert ortağıdır… Hüznün rengini de barındırır bir köşesinde sevincin yeşilini, umudun ışığını,  kuş kanatlarının değdiği uçsuz bucaksız göğün berrak mavisini de barındırır. Oysa kızıl, yavaştan hepsine tepeden bakmaya niyetlenmiştir bile çoğu yazda kalan bu ayda.

Hüznü, kabul eden ay değildir; ama kabul edecek ayların geçidi Eylül’ün yollarındadır. Baharda bir cıvıltı çeşnisiyle deltalara, su kenarlarına, elektrik direklerine, kayaların ıssızlarına doluşan güneyli kuşları, yeniden denizaşırı güneylere yolcu eden aydır. Nisan’ın karşıladıklarını Eylül uğurlarken göçmen kuşların kulağına onların hasretine daha fazla dayanamayacağından Nisan’da yeniden beklediğini söyler. Kışın donmayacaklarını bilse uğurlamayacaktır; ama Eylül bilir ki kuşların çoğu kışa dayanamaz. O yüzden Eylül, ilkbahar ile aynı adı almıştır, başta değil de adının sonunda. Son bahar dense de Eylül’ün ola ola on gününün içeri girdiği mevsime, o da bahardır önünde sonunda.
Eylül sonrasında kuş şarkısı bitmiş kış şarkıları yakında duyulacaktır. Eylül’ün kızıl kederi bundandır.

Kendi melodisi vardır Eylül’ün. Ağır tonda. Solisti yapraklardır tek. Penası, o yapraklara basılan ayaklar. Orkestra yol boyunca uzanır. Repertuar Eylül temalı.  Duymak için o şarkıyı,  dingin olmak gerek. Eylül sessizliği, ince bir romantizmin sahnesidir. Depreşen, kavgalı sinelerde değil kulak kesilmiş sinelerde derinleşir o içli notalar.

Eylül şarkısı, sokağı, parkları kaplamış çınarlardan, ıhlamur ağaçlarından inleyerek döne döne yere düşmüş kuru yapraklara basınca çıkan soprano çığlığıdır. İncecik sesli bir çıtırtı, bir hışırtıdır. Duyup da sevmeyen olamaz o şarkıyı. Ki ne makamı vardır ne de kemanı. Piyano sesi bile yarışamaz onunla. Ama belki arp anlar o ince çığlığı.

Bir Ankaralı sanatçı da sevmişti Eylül’ü, Eylül’de beklemişti sevdiği liselinin yolunu. Eylül’de Gel şarkısı Ankaralıdır bu yüzden. Ankara, sonbaharın da başkentidir.  Romantizm sonbahar ise, Ankara’nın bu ayda saklayamadığı tek yanıdır o halde romantizm. Sararır, kızarır bu yüzden kent. Fotoğrafları çekilir kurumuş,  dilim dilim koskoca çınar yapraklarıyla döşenmiş parklardaki boş kanepelerin.

Eylül’ün olgunluğu vedayı da merhabayı da duyan da söyleyecek olan  da olmasından aslında. Yaza vedanın kapısı, kışa gidilecek yolun  bir önceki durağıdır. Bir kanyondur ki iki yanı ayrı renkte sarp kaya. Bir yanı sararıp solmaktaki yeşilin içli halleriyle desenli öte yanı gizliden beyaz tanelere yer açmakta. Kanyonun suyuna sonbahar rengine bürünmekteki dalların yansıması vurmuş. Hüzün, işte o suda seyreden bir kayık. Boyaları dökülmekte olan kayığın adı, zar zor da olsa okunmaktadır burnunda; Eylül.

Eylül, doğada sanki ayrılış varmış gibi gözükse de aslında dönüşü anlatır.  Göçmen kuşlar için daha kuzeydeki kıtadan daha güneydeki denizaşırı kıtaya dönüşü. Aslında bir  kentteki evden diğer kentteki eve gidiş gibi bir yerde o dönüşler. Yazlıkçıların dönüşü gibi. Yazlıkçılar da bir nevi göçmen kuş yani.

Okuldaki, boş sıraların yalnızlıklarının bittiği ay Eylül. Çocuk çığlıklarının, sınav heyecanlarının dönüşü. Dönüşler iyidir. Ayrılıklar iyi değil. Yani kim demiş Eylül hazandır, hüzündür, Eylül kavuşmadır bu dürbünün merceğiyle bakıldığında. Bakmak değil bakış açısı ve görmek  önemli olan. Görüleni yormak, yorumlamak asıl olan. Eylül, şakacıdır, illüzyonisttir biraz. Biraz sararmışlık gösterse bir tepenin eteğinde, hüzün sanılır o. Oysa okul bahçelerinden gelen sesler, çoktan uzak, sıcak ellere göçmüş de ta bahara kadar bir daha uğramayacak kuş seslerinin yokluğunu aratmamak içindir.

Geçmiş baharla yazın, gelecek sonbaharla kışın sırrını bilip de saklayan aydır Eylül. Sır saklamak kolay değil, sararıp soldurur. Eylül de kızararak solar zaten yavaştan.


Kış ayından ad olmaz çıtı pıtı kızlara. Ama Eylül’den ad olur her kıza. Eylül denilince kulak başka bir şey duyar. Tınısı büyülü bir sestir Eylül.

Eylül sessizdir, konuşmaz gözükür. Ama konuşturur. Şiirler Eylülsüz olmaz. Şairler, dizelerde; içliler, bestelerde seslenir Eylül için. Şiirleri okusun inanmayanlar!
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 05.08.2016, 14:08
Acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci
Paylaş :

46 yorum:

  1. Ne güzel bir yazı. Eylül doğumluyum ama hiç bu kadar derin bakmamıştım olaya... Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazıyı kendisi için yazdıklarımdansınız. Eylülüler'den :))) Geçtiyse de gelecekse de doğum gününüzü kutlar, mutlu ve sağlıklı nice yaşlar dilerim...

      Sil
  2. Ne güzel övmüşsünüz eylülü :) Eylül olasım geldi :) Nice nice mutlu yıllar diliyorum ayrıca :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Doğduğum aya hediyen bu yazım :)))))

      Sil
  3. ÇOK güzel yazmışsın sarı oğlanda Eylül doğumlu :))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eylül doğumlu başak burçlular arasında kalmak... Umarım iyi bir şeydir ? :)))

      Sil
    2. Kendilerini severim keratayı ama zor gerçekten zor bir burç :)))

      Sil
    3. Akrep değil miydi zor olan. Ben çok ilgilenmiyorum; ama ilgilenenlerden dinlediğim bir de hep aynı özellikleri gördüğümden bu Yengeç galiba dediklerim var. Yengeç de beni güldürür. Gerisinden çok haberdar değilim nasıllar, zor mu, tembel mi, nasıl?

      Neden zor?

      Sil
    4. Başak burcu kolay bir burç değil Genel manada sorarsan dağınık soğuk kanlı matematiğe inanılmaz yetenekleri vardır. Bir yerde bıraksan yön duygusuyla hemen anında evini bulur pratik zekaya sahip hatta biraz fazla Bir kere söylendimi ikinci kere o konuyu dinlemek istemez mesela uyumlu burnu büyüklükleri yoktur.. Çalışkandır hırslı çok değil orta karar Tembel başak görmedim. Liderlik durumları var Akrep Allahım Pohpohlanmaya bayılır. Bana göre zor değil akrep suyuna gidersen aslında gayet ılıman Seni öyle yormaz basittir istekleri zekidir anlarsan öyle çetrefilli değildir Düzdür Akrep pata küte söyler içindekileri yani sabit dolanbacı yoktur Nettir azcık savurganlıgı vardır ....

      Sil
  4. düşündüm düşündüm aralık ayını övecek bir şey bulamadım:s keşkesiz bir yaş olsun senin için,eylüle bişi diyemiyorum yeterince güzel yazmışsn zaten :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Meltem. Aralık için de buluruz galiba kar taneleri şeklinde yazacak bir şeyler :)))

      Dileğin çok güzel ve öyle olmasını ben de dilerim :)

      Sil
    2. ben akdenizliyim ama :s dileyelim o zaman enerji yayalım evrene keşkelere hayır :D

      Sil
    3. Kar tanesiz olacak, anladım. Nar tanesi?

      Sil
  5. Eylül ayını ben de çok severim. Eşim Eylül doğumlu. Nisan ayı ile olan ilişkisine değinmişsiniz. İlgiyle okudum. Zira ben de Nisan doğumluyum:) Güzel bir yazı olmuş. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eşiniz bizim gruptanmış :)))

      Eşinizin yeni yaşı karşılanmış veya karşılanacak ise de kutlarım. Birlikte, sağlıkla, mutlulukla geçireceğiniz nice erinç, gönenç içinde yaşlar dilerim.

      Sil
    2. Çok teşekkürler... Eşim yarından sonra karşılayacak yaşını:) Ben de size nice sağlıklı yaşlar dilerim...

      Sil
  6. Merhaba blogunuzu yeni kesfettim ve takibe aldim bende beklerim 😊

    bayankirpikk.blogspot.com

    YanıtlaSil
  7. Eylül Doğumluları ve seni kutluyorum.

    Dedimiştim ! sonbahar ve yasemin yazıları....üstüne yoktur...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merihimmmm... Bugün çok iyi hissediyorum. Sayende... Son günlerin getirdikleriyle de çok ihtiyacım vardı... <3

      Sil
  8. Ne güzel yazmışsın , bende eylülü çok severim, ne yazın yakıcı sıcağı var , ne dondurucu soğuklar var tam kıvamı :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sevindim böyle düşünmenize.

      Sil
  9. Eylül' de Doğan'lar için ben gibi çok anlamlı yazı olmuş :) ilk hedıye olarak sizden bunu kendıme armağan ediyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sevinirim. O hediyeyi kendinize benim elimle verseniz... Ona daha çok sevinirim. İyi ki doğdunuz. Eğer önceki günlerden biri ise de gelecek günlerden biri ise de doğum gününüz kutlarım. Nicesini kutlamak dileğimle mutlu, sağlıklı yaşlar :)

      Sil
    2. İlk dogum gunu hedıyem bu guzel yazı o zaman:) daha var dogum gunume ama cok tesekkurler:)

      Sil
    3. Hep erkenciyimdir zaten. Ama bu kez çok sevindim :)

      Sil
  10. Yüreğine, kalemine sağlık Ayşe'ciğim harika bir Eylül yazısı olmuş, fotolar da cuk oturmuş. Eylül'de Gel şarkısını çok severim ayrıca. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nihayet göründün Müjde. Nerelerde kaldın :))) Fotoğrafları çekip hemen yayınladım. Çok taze :)

      Sil
  11. Nasıl güzel bir Eylül yazısı, Siz bütün ayları yazın çok hoş anlatmışsınız yüreğinize sağlık. Ayrıca da tebrik ediyorum iyi ki Eylül de lmişsiniz:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Çok sevindirdi beni yorumunuz. Tabii yazarım. Seve seve.

      Kasım için de bir yazım var. Mevsimler için de. Ben yeni bir dosya açayım Denemeler başlığı altında. Alt dosya olarak. "Aylar ve Mevsimler" olsun adı.

      Sil
    2. Merakla bekliyor olacağım.

      Sil
  12. Torunum,eşim ,can arkadaşım ve pek çok sevdiğim Eylül doğumlu :)
    Yazına bayıldım muhteşemdi yüreğine eline sağlık,Eylül de doğup Eylüle hakkını vermek ,süperdi:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorumdan sonra Eylül'ü daha bir sevdim desem :)) Eylül'de doğan tüm yakınlarının doğum gününü kutlar mutlu, sağlıklı nice yaşlar dilerim.

      Sil
  13. İlmek ilmek işlemişsin resmen.. Bakış açına, yüreğine sağlık. Unutamam ben bu yazını :)))

    YanıtlaSil
  14. Depreşen kavgalı sinelere de derman olacak kadar alçak gönüllüdür eylül.Çok aşkın da sakinlediği, ya da nice umutlarla başladığı aydır.En sevdiğim aydır.Doğduğum ayı o kadar sevmem.Mesela adımı Eylül koysalardı, anneme, babama teşekkür ederdim fazladan.
    İyi ki doğdunuz.Gönlünüzün doğaya kayması ve güzelliklerini bu kadar nefis anlatmanızı demek buna borçluyuz.Kaleminize sağlık.Nice sağlıklı ve mutlu senelere.Sevgiler Ayşe kardeşim :)

    YanıtlaSil
  15. Ne güzel bir kutlama. Ama doğum günümde yine kutlayın lütfen. Böyle laflar yerine kısaca "İyi ki doğdun" denilir ya... Böylesi yeğ... O zaman da beklesem :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bir öğrensem sizden gününü.Lütfen yazabilir misiniz?, her yerden olabilir.Sizi o gün kutlamak daha mutlu eder beni :)

      Sil
    2. Tamam. İletinize bakarsanız....

      Sil
  16. Nice mutlu yaşlara sevgili Acemidemirci Eylül tadında ;)
    Ben de bu yıl ilk kez Eylülün güzelliğini doyasıya hissettim.Sanırım adına en çok şarkı, şiir ... yazılan ay da bu ay.Harika betimlemelerinde, harika müziği duydum.Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Aytül. Çok sevgiler.

      Sil
  17. ayyyy evet evet en sevdiğim ay yaaa. sarı nedeniyle, bi de okullar tiyatrolar açıldığı ve hayat canlandığı için :)

    YanıtlaSil
  18. :))) Sarı mı? Çok seviyorsun anladım. Mutlaka delileri anlattığın için seviyorsun o rengi. Deliler en çok sarıyı severmiş :)))) Güzel bir renk; ama sararmayı, solmayı çağrıştırıyor Yeşermek de var. Hayat bulmak anlamlı. Mavi var su, gök her şeyde. Ve sevdiğin renge elbette saygım var!

    YanıtlaSil
  19. Benim ortancam 427 asıl adıyla Sultan da 6 eylül doğumludur. İkinizin de doğum günü kutlu olsun :D

    YanıtlaSil
  20. Sultan'ın doğum gününü kutlarım. En son kutlayan olmak da iyidir :))))

    YanıtlaSil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci