6 Eylül 2016 Salı

Beş duyu ötesi beş gün

Beş gün içinde neler duyup hissetmez insan? Beş duyuyla algılanabilen. Neler neler. Beş duyu içinde ruh da kalp de yok belki; ama beş duyu derken en çok bunları anlamaz mıyız? Ya da sonuçta hepsi burada işleme alınmaz mı? Alınır gibi geliyor bana. O yüzden beş duyunun hepsi de sanırım biraz biraz ruhun ve yüreğin kıskacında.


Ankara’dan uzakta, oradaki akışın tersi yönde bir akışta, rüzgârın uğultusu dallara konan kuşların kanat sesi, kanadı hasarlı kelebeklerin resmedilmesi, yeni dikilen fidenin yapraklarının biraz solmasının tedirginliği gibi alışıldık, zaten bilindik ortamdayken mutlu bir olay bekliyorduk bir yandan da. Ama o mutlulukta bulunması gereken Didim, İzmir ve Kuşadası katılımcılarının bir kısmı bir başka görev için koşturmaktaydı.

Dünya bu… Bir tarafta daha önce kına gecesi olan, gözleri mutlulukla parlayan bir çift, en son gelinin arkasında bekleşen güzel kızlara çiçek atma  anındayken biraz aşağılarda, Kuşadası’ndaki hastaneden gelecek haber beklenmekte bazı seyredenlerce. 

Aynı anda  apayrı iki duyumsama... Sonra saatler süren bekleyiş ardından hastaneden çıkıldığı haberi bir oh çektiriyor.  O mutlu gün, bir başka mutluluk daha eklenerek bitiyor.

Ertesi sabahki telefonu açarken iyi bir şey duyulmayacağı belliydi. Ve  tez gelen haberlerden olan bildirim tezce alındı  tabii.

Artık aileler hep beraberce köylerinde, kasabalarında değiller. Ne aynı şehirde ne aynı ülkede ne de aynı kıtalardalar. Tümünün olmasa bile çoğunun bir araya gelmeleri gereken tatlısından acısına toplanmalarda toparlanmak zaman alır.

O tez gelen haberlerin ardından varılan evler, her an, her yerden gelen gidenin  fazlasıyla olduğu evlerdir. Havası bellidir. Ama hepimizin kulak kesildiği, kaç gündür beklediği bir haber, o havaya ılıman bir başka hava katınca üst üste, birbirine karışmış mutluluklar, üzüntüler, kayıpların derin kederinin harmanında bir tuhaf his kaplıyor insanı. Ana duyguların en önemlilerinden birkaçı aynı anda sinenizdeki iç denizinizde kulaç atmakta. Boy göstermekte. “Dünya bu” işte dedirterek…

Yine de kaçınılmaz olarak gelmiş bir üzüntü içinde çok sevindirip havalara uçurtacak, günlerdir beklenen bir haberin gelmesi tarifsiz bir nimetmiş. Hayat, kaçınılmaz üzüntüleri bir gün mutlak sunacak. Kayıplardan bahsediyorum. Ama kaçınılabilecek üzüntülere atlamaktan kaçmak gerek…Bir İngiliz atasözü  var, çok severim;
“Don’t trouble, trouble;
Till trouble, troubles you.”

Yani şöyle salık verir bu atasözü, “üzüntü sizi üzünceye kadar üzüntüyü tasa etmeyin”.
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL, (Acemi Demirci), 06.09.2016, 12:26
Acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci

Paylaş :

26 yorum:

  1. Gerçekten senin bu yazılarına anlatım sekilline ve yazış biçimin hayranım mükemmel :) örnek aldığım insan diyebilirim...

    YanıtlaSil
  2. Her renk var hayatın içinde.Biz de yaşayıp gidiyoruz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bayıldım bu anlatıma. En azından en özlüsü :)

      Sil
  3. "Üzüntü sizi üzünceye kadar üzüntüyü tasa etmeyin" ne kadar doğru... Yaşanacak elbet yaşanıyor, hayat hep güzelliklerle dolu değil malesef. Elde olan anın değerini bilmek gerek... Bizden başka, nerelerde ne hayatlar yaşanıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Atasözlerinin değerini biraz geç öğrendim. Önceleri "vardır öyle laflar" gözüyle bakardım. Şimdi kulağa çok anlamlı geliyor. Dediklerinde çok haklısın.

      Sil
  4. Bugün sayfamda satır arası mim'ini cevapladım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haber verdiğin için teşekkür ederim Sevgili Yusuf. Hemen merakla okumaya gidiyorum...

      Sil
  5. Ağlamakla gülmek kardeşmiş ya... Kâh güler, kâh ağlarız, hayatın bize gösterdiklerine. Yorum mu? Bize söz mü düşer bu konuda?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle bir yorum yazmışın ki... Halin özeti...

      Sil
  6. Ağlamak ve gülmek... Sevinçler ve üzüntüler... Hayatın renkleri... Kimi zaman hepsi bir arada... Tuhaf ama gerçek... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Beşi bir yerde gibi. Çok güzel betimlemişin. Sevgiler.

      Sil
  7. Çin gülleri ve begonviller eşliğinde hayatın gerçekleri...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğiniz gibi; hayatın gerçekleri.

      Sil
  8. bugün sahilde gezinirken, yer yer solmaya başlamış ağaç yapraklarıyla azalmış çimleri gördükten sonra, senin şu karelerini görünce o denli sevdim ki hiç sevmediğim yaz mevsimini. sanırım kimi şeyler benim için fotoğraflar da güzel. durup dururken beni kedere boğan hadiseler kendimi kaptırmasam da, üzüntünün kendisi başlı başına hüzünlüdür. bir anda gelir, çatar. biraz hislerimi tam uçlarda yaşayan bir insan olmuşumdur, üzüldüm mü, tam üzülürüm. güldüm mü de kahkaha atarım -ki çevrem bazen rahatsızlık duyar- aynı şekilde bir anda öfkendiğimde bir anda parlar, sonra da pişman olurum. bu hep olur, ama elimde olmaz. tıpkı üzüntü karşısında hüzünlenmemenin elde olmadığı anlar gibi. sonuçta kimi unsurlar, hislerle birdir, güneşin sıcak olması gibi güzel hadiselerin neşelendirmesi, yağmurun ıslatması gibi, üzüntünün üzmesi. yine de insan olumlu sözler karşısında kendini kaptırmadan edemiyor. (en azından ben) bu yönden söylediğin ata sözünü sevdiğim gibi Bobby McFerrin'in 'don't worry be happy' parçasını da bu yönden severim. ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tahmin etmiştim :) Tamam. Yazılı öğrendiğim de iyi oldu. Sanı, yalnızca sanı çünkü. Kayda aldım. Hepimizin kendimize göre huyumuz var. İnsanca bunlar. Robotlarla bizi ayırma özelliklerden biri :)

      O parçayı dinlerken gerçekten de mutluluk hissi duyuluyor. Sevmekte haklısın.

      Sil
  9. Bazen de kelimeler kifayetsiz kalır denir ya işte öyle zamanlardasınız anladığım sizler de ...
    Rabbim yaşamın gerçeklerini bir anda serivermiş ....
    Her şeyin hayırlısını dilemek dışında ne denilebilir bilemedim ...
    Hem kalana hem gidene ....
    Rabbim güzelliklerle ve sağlıkla dolu bir yaşam nasip etsin hepimize...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin canım benim. Beşi bir yerde oldu beş gündeki hisler.

      Güzellikler hep bizimle olsun dileyerek...

      Sil
  10. İnsanın olduğu yerde her türlü duygu var, iyilik ve kötülük, dostluk ve düşmanlık var. Nefsine rağmen iyi kalabilenlere ne mutlu ❤

    YanıtlaSil
  11. Burası dünya; bizler insan sonuçta değil mi? Dediklerine katılmamak mümkün mü?

    YanıtlaSil
  12. Kimse kaderinden kaçamaz.. Yaşanılacak şeyler zaten yaşanacak.. Kendimizi üzsekte üzmesekte, yaşanacak ve bitecek.. İster olumlu yaşantılar olsun ister olumsuz olsun.. Sadece yaşanacak ve bitecek.. Üzülmek yok yola devam ;)

    YanıtlaSil
  13. Nefes aldığımız her güne şükürler olsun.
    Acyı yaşayanın acısını-sevinci yaşayanın sevincini paylaşmaktan da yüreğim beni alıkoymasın.
    Sevgi ile kal.
    sanal alemde olsa Yasemin yüreğimin yettiği kadar sana yakınım iyi ki varsın,görüyor,kafa yoruyor,yazıyor, aktarıyor,tertemiz kaprizsiz ön yargısız paylaşıyorsun...
    Mutlu çocuksun hala sen sağol.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu yorumu döner döner okurum. Bayıldım bayıldım. Mutlu çocuk olmak. Daha ne istenir ki başka. Çoook sevgiler. Ve iyi ki sanal filan da olsa yollarımız kesişmiş ve tanımışım seni Merihcim.

      Sil
  14. of yaaa hayat yaa. anlamadan geçip gidicez valla işte :)

    YanıtlaSil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci