25 Eylül 2016 Pazar

Ev köpeği ile sokak köpeği

Evde hayvan beslemek  yaygınlaştı. Öncelikle köpekler geliyor başta. Kuş da var kafesler içinde. Uçamazlar kafese tıkılıyken. Kuş öterse uykudaki sahibi rahatsız olmasın diye gece hissi vermek için kafesin üstü örtülür. Kediler var başkaca; deryalarda, deryalara koşan nehirlerde yüzmek varken  üç beş karışlık akvaryum içindeki balıklar. Dünya genişliğindeki doğada yaşayan kimi canlıları,  evin bir odasına sığdırıp bu nedenle artık  evcil hayvan sınıfına girmişlerin dünyasını metrekareye indirgemektir aslında hayvanı kendi öpöz dünyasında değil de evde beslemek.

Çeşitli amaçlarla hayvanlar evlere tıkılıyor. Yalnızlıktan bazen. Çocukların tutturmalarıyla en çok. Malum reklamcıların da hedef kitlesidir onlar; çocuklar tutturdular mı yaptırırlar düşüncesiyle. Sınıf geçme hediyesi, doğum günü hediyesi filandır kimi canlıların yavruları, insanların yavrularına. Yani köle pazarlarında köle olmadığından her denileni yapacak biri istenildiğinden yanı başta belki; otur deyince oturacak, gel deyince gelecek, azarlanınca bir şey söylenemeyecek bir canlı olarak herhalde görükebildiğinden, en çok köpek yavruları hediye edilir çocuklara.
 
Yavru köpekler pek şekerdir. Oyuncak gibi bir halleri vardır hatta bir yerde. Başlarda yüksünülmez onlara bakmaktan daaaa..... Giderek o canlının yağmurda, soğukta, karda, donda sabahın erkeninde, okul ya da iş dönüşü yorgun argınken  günde sabah akşam en az iki kez belli sürelerde gezdirilmesi gerektiği hoşa gitmez olur sonradan.

Kediler daha farklı. Onlar köpeklere benzemez. Kuşlara yazık olur en çok. Onlar uçsuz bucaksız gökyüzünün, kayabaşlarının, her ağacın dalının, orada burada bitmiş otların, çalıların, çatıların  canlısıdır. Kanat çırpmak için vardır onlar. Ötmeleri de, onları sahiplenmiş birilerine şarkı olsun diye değil kendi aralarındaki iletişim içindir. Kendi rızası elbette asla olmadan kafese tıkılmış bir kuş, bunların hepsinden mahrum edilmiştir yani mahkumdur. Suçu, şakımak, güzel renklerde pek şirin bir canlı olmaktır. Bir kuşu kafese koymak, aslında onu kafese tıkan vicdanın o an körleşmesidir.

Kedilerden de bıkılıyor. O yüzden beraberinde yazlıklara getirilip dönerken de orada terk ediliyor. Hep yazıyorum bunu. Çünkü yazlıklarda terk edilen kediler, kuşlar için büyük tehlike. Uzun kış boyunca yazlıklar boş olduğundan kediler aç kalıyor. Hoş aç kalmasalar da kedilerin doğalarında kuş avlamak var. Her ağaca, çatıya tırmanıp kuş yuvalarını bozuyor, annesinden yavrusuna kuşları yiyorlar. Kuşlar azalıyor; hem de ciddi ciddi çok azalıyor uzaklıklarda terk edilmiş kediler yüzünden. Ya kedi köpek  filan almayın terk edecekseniz oraya buraya, kuşlara bela edecekseniz ya da aldıysanız bakın o zaman. İnsanın böylesi anlamsızlıkları, kuşlar için artık yaşayamamak anlamına geliyor. İnsan, düşünebildiği, etrafına kendi etkisini fark edebildiği sürece görüntünün gerisindeki insana dönüşebiliyor.

Resimdeki köpek bildik. Her gün gördüğümüz bir köpek. Başındaki  şeyden çok rahatsız. Kulağını kaşımak için  hayli  mücadele veriyor. Ev köpeği yavruluğundan beri. Evde değildir ama. Bir bahçede yaşar. Yedi yaşına yakın bir yaşta.

Başındaki şey yıpranmış. Bantlı, parçalanmış yerlerinden. Bir yerlerini de kopartmış zaten o şeyin. Boynunda tasma; bir de o şey var. Ne kadar mutlu hayatından, gözlerinden belli. Bakışlarından. Küskün, kızgın. Başına gelenlerden kızgın, küskün.

Bahçeden dışarı çıkmış. Sokak köpeği yanındaki. Tasmasız, başı selamette. En fazla küpesi vardır kulağında, malum. O da gözükmüyor  bu mesafeden.

Sokak köpeğine özendi mi acaba ameliyatlı sağ arkasındaki bandaj hala sarkan ev köpeği. Veteriner, kuru mama filan bilmeyen, barakası olmayan sokak köpeğinin yoklar hanesinde tasma ve baştaki o şey de var. Bazı yoklar, mutluluk mu o zaman? Cevabı, ev köpeğinin gözlerinde. Halinde. Küskün, kızgın bakışlarında.
(Her hakkı sakldır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci),25.09.2016,  11:33
Acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci

Paylaş :

32 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Köpeğin yüz ifadesine bakınca... O da kendine yazık edildiğini düşünüyor. Küskün. Kızgın.

      Sil
  2. O ne biçim tasma?Yazık o köpeğe :( Ne kadar egoistiz biz insanlar :(

    YanıtlaSil
  3. Yazıklar olsun yahu! Bu köpek belli ki, veterinerde tedavi görmüş, yarası veya kaşıntıya sebep olan nesi varsa kaşıyıp, kanatmasın, açmasın diye yakalık takılmış ve o halde terkedilmiş! Ya da kaçmış mı?:( bir hayvanı eve hapsetmek olamaz tabii ama kedi seviyorsak, köpek seviyorsak bahçeli evimiz yoksa, bahçeli ev alacak kadar maddi gücümüz yoksa (benim yok mesela)o zaman mecburen apartmanda bakacağız. Alırsak da ölene kadar layıkıyla bakacağız. Öyle bir odaya veya balkona vs. koy, oradan dışarı çıkması yasak olsun! Bu zalimlik ve işkence. Sokakta zaten kedi, köpek özgür olsa da aç, susuz, arabalar tarafından ezilme tehlikesi, köpekler tarafından parçalanma tehlikesi, tinerci, vs. tarafından işkence görme tehlikesi olduğundan evde bakmak daha iyi. Ama evde dediğim gibi tüm ev onun olacak, yatağında da uyuyacak, gardroba da çıkacak, halıları da tüyleyecek yok bunlar size göre değilse almayın kedi lütfen.....oyuncak değil bu alınıp, atılsın:( kedi, köpek alıp da atanlar, kuşları kafeste tutanlar...ne diyeyim Allah bildiği gibi yapsın ya da ıslah etsin...ben ne yaptım desin pişman olsun..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanlar da, hayvanlar da , bitkiler de, balılar da, kuşlar da, doğa da insanlardan çok çekiyor....

      Sil
  4. Sevmemiz de sevmememiz kadar kötü :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yavru hayvanları alıp sonra da terk ederek kuşların kökünü kazıtmak galiba hayvanseverlik sanılıyor :(

      Sil
  5. Hayvanlara davranışta, iyilikle kötülük kavramında "niyet" önemli diye düşünüyorum sevgili Yasemin. Örneğin muhabbet kuşları kafeste değil de dışarıda olduklarında kedilere yem oluyorlar. Biz evde kafesin kapısını açar, özgürce uçmasını sağlardık. Komşularımızın kaç kuşu kafesteyken elini içeriye uzatan kediler tarafından parçalandı.(Bunu yazmak bile bana acı verdi.)
    Pet-shop'larda havasız, pis küçücük kafeslerdeki tavşanlar, yavru köpekler, kuşlar bana sıkıcı geliyor.
    Tabii ki her canlı doğal ortamı içinde, iyi insanlarca korunmalı.
    Kötü niyetlilerden zarar görmemeli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsan olmanın zorlaştığı şimdilerde hayvan olmak.... Çok zorda olanları var. Kediler çok fena kuşlar konusunda. Muhabbet kuşu, sanırım Türkiye faunasından değil. Bildiğim kadarıyla Avustralya'dan gelme bizim topraklara. Papağan cinsi. Onlar zaten burada kendi ortamlarında değiller. O yüzden kafeslerde daha güvenliler. Daha mutlular mı, onu bilemem :)

      Her canlı keşke kendi ortamında yaşayabilseydi, sizin dilediğiniz gibi :)

      Sil
  6. Hayvanlar doğal ortamlarında güzel... Ne o bir eve ya da kafese tıkmak... Bir de bakamayıp sokağa atanlara gıcığım... Sevgiler...

    YanıtlaSil
  7. Bazen insanlardan daha fazla acıyorum hayvanlara. İnsan bu, hileyi, fırıldağı, nankörlüğü iyi bilir ama hayvanlar öyle mi? Nasıl üzüldüm şimdi. Liseden beri hayvan besliyorum Yasemin hatun. Bilmem anlar mısın beni? Ördek, kuş, balık, tavşan... Şimdi de bir kedim var. Yurtdışındayım, yerleşene kadar önce Allah'a sonra anneme emanet edip yola çıktım. Artık yanıma aldırmaya çalışıyorum. Güzel ilgileniyorlar evde, videolar fotoğraflar gönderiyor annem. Ama aklıma geldikçe içime bir şeyler oturuyor inanır mısın... Gün sayıyorum. Evde hayvan beslemek -dinen uygun olanları kastediyorum- insana öyle şeyler katıyor ki. Elbette büyük sorumluluk. İki değil on kez düşünmeli almak isteyen. Vebaline girmemeye çalışmalı. Allah'ın dilsiz kulları onlar. İyi ki böyle bir konuyu paylaşmışsın. Dilerim çok kişiye ulaşır yazın. Sevgilerimle canım ❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar


    1. Yurtdışında mı yaşıyordun hep yoksa yeni mi gittin? İş için mi yoksa gezmek için mi? Sadece buradan yani blog vasıtasıyla yüzünü bile görmeden tanıyınca böyle soruları sormak olağan, o yüzden kusura bakma lütfen. Avrupa mı daha mı uzak?

      Çok farklı hayvanlar beslemişin. Bahçeli evler olsa çeşit artar. Kümesinden köpek kulübesine bahçeye konulabilir. Tavuk, ördek aslında ne kadar alışıldık ki eskiden özellikle kasabalarda, şimdi market raflarında, paketli halde.
      Bu konuda çok yazım var. İlle sıkça yazıyorum ki hayvanlarını terk etmesinler. Terk edilen köpekler sürü oluyor. Sürü olan köpekler saldırganlaşırmış. Şimdi Ankara’da bu sorunu yaşıyoruz. Yazlıklarda da hem köpek hem de kedi sorunu var. Kediler de kuşların kökünü kurutuyor yazlıklarda terk edildiklerinde kışın. Bu benim için çok üzücü. Hatırlatmak için yine yazarım, tekrar olsa bile…

      Sil
  8. Küçüklükten beri bir kedim olsun istedim ama ailem onları eve sokmanın hep işkence olduğunu söyleyip eve getirmeme izin vermediler şimdi hak veriyorum , bizde kardeşlerimle sitedeki kedilere bakıyoruz , gerçi site yönetimi yasaklamış kedileri beslemeyi sinir oldum , ama biz yinede bakıyoruz :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Normalde doğada doğup büyüyen ve kendi başına yaşayan hayvanların eve, kafese tıkılıp, hatta bize benzemelerini ben de insana da beslenen canlılara da işkence görüyorum. Bahçe bir nebze. Tavuk olabilir ki o zaten geniş alana ihtiyaç duymaz. Ama kuşlar... Bahçedeki dala gelsin.

      Bahçeli ev olması da çok yönden çok zor. Metropolde kuş bile güvercin, kumru, seçe, saksağandan ibaret.

      Hayvanları besleyenleri çok takdir ediyorum. Sokaktakiler doysunlar ki kuşları avlamasınlar :)

      Sil
  9. Benim ibadetim doğa. Doğanın bir elinden tutuyorsam, huzurlu sayıyorum kendimi. Bizler hayvanların yaşamını işgal ettik. Onları çöplüklere, şehirden uzaklara sürdük. Çoğunu barınak denen ölüm kafeslerine hapsettik. Üstün ırk görüp kendimizi, hayvanların yaşam haklarını hiçe saydık. Fotoğraftaki köpek belli ki hastaymış, evini ya da sahibini biliyorsanız bir konuşsanız. Belki etkisi olur veya çıkarmayı deneseniz. O şekilde, özgürlüğü kısıtlanarak dolaşmasına gerçekten çok üzüldüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayvanlar hakkında dedikleriniz, onların yaşam alanlarını ellerinden alıp onları yersiz yurtsuz bıraktığımız konusunda ne kadar haklısınız.

      Resimdeki köpek, sahipli. Sahibinin bakımında böyle. Arka tarafında bandaj var. Sanırım ameliyat atlatmış. Ama bandaj sarkıyor. Eğer yara tam olarak iyileşmediyse iltihap kapabilir.

      En son sahibi ile konuştuğumda ki tanışmıyoruz, yan sitede, sadece tavşanlara bakarken konuşmuştuk, beslediği ördekleri kestirttiği için sitem etmiştim. Tavşanları da tilki boğazlamıştı çok cins tavuk türleriyle birlikte :((((

      Sil
  10. Çok önemli bir konuya değinmişsiniz. Esaret kötü bir şey ve sadece insanlara mahsus değil.

    YanıtlaSil
  11. Ben de yazlıklara gelirken getirilip evde bakılıp giderken sokağa terk edilen kedi köpeklere takmış durumdayım içimi çok acıtıyorlar terk edildikleri evin kapısında mahsunca beklemeleri, sokakdaki yaşama alışıncaya kadarki mücadeleleri........

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O görüntüler dediğin gibi insanı buruyor.

      Terk edilen kediler kuşlar için yok olma anlamına gelmeye başladı. Tek bir kedi vardı önce sonra üç beş tane, o kadar; ama kuş nüfusu öyle azaldı ki Çeşme'de. Kediler asla yazlıklarda terk edilmemeli, birisine versinler bari hiç bakamayacaklarsa, di mi?

      Sil
  12. Bu konuda ki yazılarını çok önemsiyorum .O köpekçik belli ki taze ameliyatlı başında ki yakalıktan belli dönüp yarasını açmasın diye ama yara malum ortada inş. mikrop kapmaz dikiş yerleri sahibibinin alt tarafı bir hafta sıkı kontrolun da olması lazım:((
    Hayvanların yaşam alanlarını daraltıyoruz insanoğlu olarak hele de Ülkemiz de maalesef çılgınlar gibi inşaat yapımı var ama buncağızlar hç düşünülmüyor. Benim BADEM im iki haftalık geldi kedi diye tutturup sonra evin de astımlı kardeşi olduğu için gece vakti yer aranıyordu beni aradılar tamam diyeli 10 yıl oldu biz onun insanı olmaktan mutluyuz inş. o da bir evi ve 7 -24 her an emrine hazır bizlerden memnundur:) sokak da beslediklerimiz de ayrı . Özgür yaşayıp da aç kalan bakımsızlıktan hasta olanlara üzülüyorum kentleşme devam ettiği sürece soyları tükenme yoluna gidebilir bile:((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. BADEM ne kadar şanslı. Herkes insan; ama duyarlılar var duyarsızlar.
      Ameliyatlı olmalı, bandajı var. Bandajın ucu sarkmış. Neredeyse yerde.

      Burada bir tepe daha düzleniyor. Dağlar da gidiyor. Tepelerin üstü delik deliktir. Her biri bir yuva dır. Nereye kadar böyle gidecek diye üzüntüdeyim...

      Sil
  13. ayyy biliyo musun böyle bir çizgi film var öyle güzel kiii. lady ile avare. lady and the tramp. kaçırmaaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çizgi filmlere de el atmış mıydın :))))

      Sil
    2. ay izlerim tabii, şimdi sinemalara kayıp balık dori geldi izlicem :) çok severiim bayılırıım :)

      Sil
    3. Kayıp balık dori? Nemo vardı bir de galiba? Nasıl takip ediyorsun, anlıyamıyorum. Sen kesin bir sinema eleştirmenisin :))))

      Sil
    4. allam sadece kitap müzik sinema takip ediyom ki. belki biraz da resim işte. azcık kültür sanat. bak mesela, siyaset, gündem, tarih filan hiç ilgilenmem. blog okumasam dünyadan haberim olmaz. :)

      Sil
    5. O zaman başka bir meslek bulacağım sana :))) Belki iki tane bulurum. Kitap eleştirmeni desem :))))))

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci