26 Eylül 2016 Pazartesi

Pencere ötesi ışıklar yıldızlara öykünürken


Dün, bir yandan mutfakta yemek telaşındayken bir yandan da o saatlerdeki kısıtlı bir an için görüldükten sonra siyahın alacaları,  koyulukları içinde yitecek gece maviliğinde, yükselen bloklardan payet cılızlığında yana yana gökteki yıldızlara özenen; ama ne yapsalar bir cam gerisi pırıltısı olmaktan öteye geçemeyecek pencere gerisi  abajur, avize ışıkları  yıldızlara öykünürken elimde bir bakmışım doğrama tahtası, bir bakmışım sirkeli suya atılmaktaki salata malzemeleri bir de bakmışım fotoğraf makinesi… Yemek  pişti mi, salata malzemeleri arındı mı, tuzluk dolu mu çeşitlemesi içinde ne yapıp edip, şip şakmış, alelaceleymiş demeden “zaten neye tam vaktim oluyor ki, ancak kaşla göz arasında fotoğraf çekmekten yazı yazmaya” deyip kendimi balkona attığım oldu. Pencereden yansıyan oda ışığının yıldızlara öykünmesini resmetmek için.

 
Akşamın en büyülü saatleri o an. Güneş batmış. Ne aydınlık hakkıyla, ne de kararmış ortalık. İkisinin ortası. Gri de yok. Mavi, siyaha çalmakta; siyah mavinin  haresinde.

Her yerde başka güzeldir akşamın perde perde inişi. En çok da açık havada, köylere inerken severim akşamı. Çok ilerdeki tarlaların üzerine ipeksi bir duman gibi inerken. Tepeleri yavaş yavaş dumansı koyuluktan kapkara koyulukla yutarken.

Köylerde herkes içeri çekilir akşam üstlerinde. Kentlerde koşturma saati tam o anlar. Elinde poşetler, koltuğu altında gazetesi ile eve dönenlerin saati. Kasabadan, kentten çok metropol var şimdi neredeyse. Metropoller, bilinen her şeyi tersyüz eden canavarımsı yerleşimler. Metropoller, betondan almış rengini. Gri. Tarlasız. Başaksız.  Ekin boy vermez; ama kırk katlı hatta  kırkın iki katı katlı bloklar mantar gibi boy vermiştir her yanda. Göğü de kapatır, rüzgara da set olur o sevimsiz mantarlar.

Akşam saatlerinde yemek kokuları açık mutfak pencerelerinden, balkon kapılarından sokağa, apartman sahanlıklarına taşarken sessiz bir savaş taşar pencere camlarından göğe doğru. Odaları bile bazen tam aydınlatamayan abajur ışıklarının, avize ışıklarının koskoca gökteki yıldızlara  “ben de buradayım; ben de bir ışığım” dercesine sönük, cılız parıldayışını  göstermeye çalışması savaşı vardır. 

Göğün güneş güneş ışıkları ile pencerelerden taşan abajur ışıkları bir olur mu hiç? Ne kadar öykünse de elektrik ışığı yıldızlara, farenin dağa kafa tutması örneği bile hafif kalır yanında…

 O öykünmenin fotoğrafını çektim dün akşam. Elimdeki mutfak gereçlerini ara ara masaya, tezgaha  unuturcasına koyarak…

Akşam inerken metropolün her köşesindeki görüntü başka mutlak. Kiminde eve dönenlerin adım sesleri sokaklarda duyulur,  kiminde de kapkara camlı pencereleriyle geceden önce gece olmuş çoğu blokların ışıkları, yukarda milyonlarca yıldır hiç sönmeden ışıyan kaç dünya büyüklüğündeki elmasların pırıltıları altında sağa sola saçılmış altın tozları gibi görülmektedir. Yıldız yıldız.  

Gecenin mavisi, siyahın hükmüne direnirken, siyah boyaya banmış fırçanın her yerine değmediği metropol göğü tuvalindeki mavi, asil mavinin kendisidir. Siyaha rağmen gözükür. Geceye rağmen gündüzü anlatır. Birazdan çekilecektir; ama çekilmeden son sözü sabaha yine gözükeceğidir. Hem de tüm gökte.
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 26.09.2016, 21:18

Acemi.demirci@yahoo.com.tr;@AcemiDemirci


Paylaş :

49 yorum:

  1. köye gidince en sevdiğim şeylerden biridir yıldızları izlemek, böyle anlattığın gibi oluyor bir de gökyüzü.burada hava o kadar kirli ki gökyüzünün rengini bile algılayamıyor insan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Galiba dönüp dolaşıp köye gideceğiz sonunda . Daa... Köyler yerinde kalacak mı onca göçten sonra ? :)))

      Sil
    2. ben köyümü seviyorum da, küçük yerin dedikodusunu sevmiyorumm

      Sil
    3. Haklısın. Zihniyet. Bizde köyde, kasabada, küçük kentlerde alabildiğine yaygın ve hayatı zorlaştırıyor dedikodusundan başka başka anlayışlara...

      Sil
    4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    5. feysbuka foto atmıyom diye kocadan boşadılar beni :D

      Sil
  2. Gökyüzünün sabahtan akşama veya dediğin gibi tam tersine geçişi harikadır. O çeşitli renklerin birbirine karışması bayılırım. İlk fotoğraflara bayıldım o yüzden. Ama ben gökyüzüne bakmaya bayılırım zaten o yüzden sonraki fotoğrafları da sevdim. Teşekkürler ☺️.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gün doğumundan gün batımına, akşamın çöküşüne kadar gökyüzünü seyretmek en doyumsuz seyirdir, değil mi? :)

      Sil
  3. Çok güzel anlatmışsın eline sağlık, inanır mısın çok uzun yıllar önce bir haftalık tatil için Marmara Adası'na gitmiştik ailece. Gece uykum kaçtı, pencereden bakınca gökyüzüne baktım. Bir daha da öyle bir manzara görmedim sanırım ada olduğu için gökyüzü çok temizdi, tüm Samanyolu, galaksizler, arada kayan yıldızlar, astronomi kitaplarında gördüğüm fotolar gibiydi, ağzım açık kaldı, annemi filan gel bak dedim ama üşendiler ve gelmediler. Ne gördüğümü bilmediler...inanamadım gökyüzünde bir santim boşluk yoktu...yıldız kaynıyordu...ertesi gece göremedim, ertesi gece de..bir daha hiçbir yerde öyle bir gökyüzü göremedim:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne gördüysen adada ben de onu Muş'taki tarihi köprünün üzerinde gördüm. Yalnızca üç gün ki üçüncüsü yoldu kadar bir süre ve bir kereliğine gördüğüm Muş, Erzincan gibi kentler sayesinde esas güzelliğin oralarda olduğunu öğrendim.

      Her gün göremediğimiz bir şey. Hiç görememekten iyidir bir defa görmek gökyüzünün gerçek halini, karanlıkta diye düşünüyorum artık :)

      Sil
    2. Hah işte o zaman beni anlarsın. Bir kez daha görsem çok isterim ama asla görmedim. :( bu arada yazarken harf hataları yapmışım galaksi yazacakken galaksiz :))) hatta sonradan aklıma geldi böyle bulutumsu şeyler de vardı, bulut gibi ama renkliydi ya Ayşe acaba biz ikimiz hayal mi gördük????

      Sil
    3. :)))Biz doğayı gördük. Kirden arınmış yerde. Buralarda sudan havaya kirli olunca hatta toprağa, blok görüyoruz tek :)))

      Sil
  4. Etkileyici... Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Çok selamlar :)

      Sil
  5. 3 4 Benim favori havalarım hafif puslu gibi severim güzel çekimler ellerin dert görmesin :) Sabahları uyumadığım da küçük balkonumdan izlediğim görüntü :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşina bir görüntü. O vakti çok severim. Sabahın benzer vaktini de. Resmini yayınlarsın belki... :)

      Sil
    2. Ben senin kadar iyi değilim :) Ama deneyip bir tane çekmeye çalışırım :)

      Sil
    3. İyisin, çektiğin kareleri biliyorum.

      İlle değilim diyorsan o zaman başka her konuda benden daha iyi olmanı beklesem :)))
      :)))))

      Sil
  6. Gün batımının ilk kareleri mavi ve pembe tonları insanın içini yumuşatıyor. Hava kararınca da güzel ama biraz karamsarlığa dönüyor düşünceler bir gün daha gitti hayatımızdan diye...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, günün bitişi, "bir gün daha bitti, gitti" diye düşündürüyor.

      Sil
  7. Benim de mutfaktaki herşeyi bırakıp fotoğraf makinamla balkona atmışlığım çoktur.

    Ve gündüzle gecenin arasındaki o alaca halleri çok severim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok benzermişiz, çok sevindim :)

      Sil
  8. anlatım dilinizi çok beğendim :) su gibi okunuyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.Ben de yorumunuzu çok beğendim :)

      Sil
  9. Ayşeicim ne güzel fotolar böyle. Bakmak ile görmek arasındaki farkı yaşatıyorsun. Sevgiler.<3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu yapabiliyorsam, amacıma ulaşmış oluyorum fotoğraf çekmeye harcadığım zamanla. Çok teşekkür ederim :)

      Sil
  10. çokkk şahane fotograflar.. emeginize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunları duyunca tek bir kare için harcadığım saatlere değdiğini düşünüyorum. Çok teşekkürler :)

      Sil
  11. Acemi Demirci, resimleriniz ayrı güzel ama ben cümlelerinize hayran kaldım. Aldı götürdü beni bir şiirin dizeleri gibi.
    Gün batımını da çok seviyorum, hele o kızıllık hali... Ama sabaha karşı oluşan o mavi de beni benden alıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kızlın, mavinin biraz da alacalı siyahın hep birlikteki tablosu :)

      Sil
  12. Bir okullar açıldı alış veriş merkezleri tıklım tıklım dolu.Geçen gün Batıkent Gimsa'da alış veriş yaptım ve ödeme için üç saat bekledik.Çok sıra vardı.Böylece pazar günümüz Gimsa'da geçmiş oldu :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Metropoller zaman canavarı. Yolda, kuyrukta yutuyorlar, bize hiç bir şey bırakmıyorlar fazladan :)

      Sil
  13. Kalemin dert görmesin.. bloguma gelebilir misin senin için bişey var ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hemen geliyorum. Geç kalmış olabilirim. Hep yazıyorum, ama rastlamadıysan diye bir kez daha yazmak istedim. Benim cep telefonumda internet yok. O yüzden sadece akşamları evden girebiliyorum bloguma, yorumları o zaman görebiliyorum. Dolayısıyla henüz gördüm. Birazdan bloğundayım :)

      Sil
  14. Akşam saatlerinden alaca karanlığa öykülenme, renk oyunlarının ışıkla valsi ve bir de bunlara eşlik eden slow müzik tınıları varsa değmeyin keyiflere... Çok akıcı bir anlatım, teşekkürler...

    YanıtlaSil
  15. Merhaba, Blog Atlası'nda blog sayfanızdan kısaca bahsettim. Bilgi vermek istedim. Bu adresten ulaşabilirsiniz: http://blog-atlasi.blogspot.com.tr/2016/09/acemi-demirci.html

    Kolay gelsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gecikmiş olabilirim hem cevaplamada hem de teşekkürler. Bu tamamen telefonumun internetsiz olması nedeniyle.
      Bir kez daha. Rastlamadıysanız diye;

      Benim cep telefonumda internet yok. Dolayısıyla gündüz erişimim yok yorumlara, her siteye. Ancak evden, akşamları erişebiliyorum. O yüzden gecikme olduysa kusura bakmayın :)

      Çook teşekkür ederim.

      Sil
  16. Yemek hazırlığı arası foto;) Şahane fotolar... Gören gözlerine, kalemine sağlık... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şeyim iki arada bir derede. Hobisi olmayan ve yaşlı hastalara koşturmayan insanların zamanı çok olmalı. Benim hobim de çok ki aklım erdi ereli de hiç vazgeçmedim onlardan bu tür koşturmam da. Bu yüzden incelikleri bazen göz ardı edip eldeki imkanlarla yetiniyorum. Sonuç beğenilince de memnun kalıyorum duyduklarımdan.

      Çok teşekkürler, çok sevgiler :)

      Sil
  17. Fotoğraf çekmek için kıymetli dakikalar , ben güneş batmadan önce son bir saati de çok seviyorum , elinize sağlık ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O saatlerin ortamı çok başka. Çoook farklı :)

      Teşekkür ederim :)

      Sil
  18. Çok güzel bir anlatım.Harika.Şehir ışıkları her ne kadar güçlü olsa da yıldızların naifliğinin ve asaletinin yerini tutamaz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yerini tutamaz; ama kafa tutar cılız cılız :)))) Çok selamlar :)

      Sil
  19. Ben seviyorum metropolün gece manzarasını. Yıldızlı bir gökyüzünü izlemek kadar dinginlik vermese de ona yakın, ruhunu gıdıklıyor. Fotoğraflar çok güzel çıkmış bu arada, eline sağlık ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gece, ışıklı yükseltilerin görüntüsü gündüzkinden daha tahammül edilir. Fotoğraflara da çok yakışıyor.

      Teşekkür ederim :)

      Sil
  20. Allah seni napmasııın duramıyon mu hiç foto çekmeden seeen :)

    YanıtlaSil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci