18 Eylül 2016 Pazar

Yaprağın Halleri

Kışın beyazı güneşte erir Bahar çıkagelince. Baharın yeşili, güneş altında baş verir. Cemreleri bekler ilk baş veriş; bir sevinç çığlığıyla patlayıvermek için. Rengi taze yeşil. Açık ki ne açık tonda bir yeşil.  Naif.

Kâh gül dallarının dikenleri arasından, kâh söğüt dalı başlarından kâh badem, zeytin ağaçları kendi rengindeki yeşilden yapraklarla kendisi olacak yeniden meyve vermek üzere. Başka bir yeşildir ilk çıkış. Saf… Yeşillerin en masumu. Yaprak yeşili koyusuna yolculuk başlamış; yakında yaprak yeşili olacak.

Kıvrım kıvrım patlar, gerine gerine güneşte açılır, yaprak olur sonunda ilk baş veriş. Dallardan kıpır kıpır  sarkandır, durgun havada oynamayandır, sıcakta gölge edendir yaprak olunca. Rüzgarda sallanan, esintinin nefesinde kendi flütünden bir mırıltı tutturandır yapraklar.

Yaprak, ağacın donanması, renge kuşanması, gölge yapan şemsiyenin üstüdür. Ağacın gövdesi de şemsiyenin sapıdır. Doğadaki şemsiyeler yaprak desenlidir yani.

Nisan’ın, Mayıs’ın, Haziran’ın, Temmuz’un has boyasıdır yeşil. Yapraklarda, çayır çimende  gülümserken. Bulvarlar boyunca uzanan  çınarların, at kestanelerinin boz betonları ve kara asfaltları unutturmasıdır dallarından yaprak yaprak dökülen konuklar.

Sekiz, dokuz ay yapraksız ya da yaprakları kurumuş ağaçların yeşil neşesi, yaz bitimine kadardır. İlkbahar başlar ilk yaprağın hikayesine.  Yaz yazar yaprağın öyküsünü. Noktayı sonbahar koyar.

Eylül’ün yirmi birine dek sürer yaz. Yirmi iki Eylül sonbahara sıçrayıştır.

Eylül geçiş. O halde ayak sesi duyuldu elbet sonbaharın. Yapraklar hala yeşil bulvarlardaki çınarlarda, at kestanesi ağaçlarında. Parklarda. Ama sararmakta bir yandan da kenardan kıyıdan. Hatta sertse rüzgâr,  düşmekte. Bir parkın çimleri üzerine ters halde mesela. Yemyeşil çimlerin üstündeki bir hazan resmi halinde.

Dalından çimlerin bağrına düşmüş yaprak, çimin kulağına neler söylemekte kim bilir. Belki baharda  bu kuru halleri bırakıp yeniden bir daldan çimlerdeki yoncalara bakarken kuş sesleriyle  daha neşeleneceğini söylüyordur.

Yeşilin cılızından koyusuna sonra da kupkuru  hallere bürünen yaprak, halden hale girerken önünde sonunda Nisan’ı görecektir elbet.
 (Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 18.09.2016, 22:15


Paylaş :

23 yorum:

  1. Düşen yaprak çimlere neler söyler bilinmez ama dalındaki yaprak senin kalemin vasıtasıyla bizlere ne güzel şeyler söylemiş. Her zaman olduğu gibi; BAYILDIM ;)

    YanıtlaSil
  2. :)) Çok teşekkürler buzlu kalemcim :)

    Düşmüş hallerini görüyorum da çimlere o hallerine takılmayıp hemen baharda nasıl neşeyle çıkacaklarını düşünüyorum. Yoksa hazin bir hazan yazısı, ruhu çıkar ortaya :))))

    YanıtlaSil
  3. Hazan yazısı da çok güzel olurdu eminim :) Sararan ve düşen yapraklar yazın elveda deme biçimi bize. Sanki bir daha görüşene kadar kendinize iyi bakin der gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ormanlık dağlardaki skızıllaşan yaprakların arasında hala yeşiller varken yazdım mı acaba öyle bir yazı diye düşündüm. Mevsimler konusunda birkaç yazım var.

      :)

      Sil
  4. Her halleriyle güzeldir yapraklar ,baharda yeşilin tonlarına aşık oluyoruz. Hazan da bir yaprağın üzerinde ki o renk geçişlerine yollara döküldükleri zaman bile müthiş bir güzelliğe sahipler.Hüznü de sergileseler illa ki başımızı kaldırıp bakarız yeni elbiseleri için soyunmuş ağaca.

    YanıtlaSil
  5. Yaprak üzerinde hiç bu kadar düşünmemiştim:) Güzel dillendirmişsiniz, kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Açarken başka, solunca başka başka yazdırıyor yapraklar.

      Sil
  6. Yeşilin onlarca tonu olduğunu Karadeniz turuna gidince görmüştüm.Ne güzeldir yeşil :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Orası yeşil deposudur :) Sık yağış aldığından yapraklar toz tutmaz, gerçek renkleri tozlanıp soluklaşmaz. Yeşilin memleketi oralar :)))

      Sil
  7. Bir insanın yetmiş yılık ömrünü, dünyaya geliş süreci olan dokuz ayda tamamlayan yaprak neler söylemiyor ki o yeşil çimenlere? Gören göz, duyan yürek gerek anlamak için...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Duyduysan bana da söyler misin Calimero? :)

      Sil
  8. Bir yaprak neler söylemez ki? Ne oldum demez de ne olacağım der her zaman. Taze yeşilden koyu yeşile, oradan kızılın tonlarına hiç şikayet etmeden geçişiyle bir de bunu söylemekle kalmaz, gözümüze gözümüze sokar. En yüce ağaçların en yüce dallarında arz-ı endam ettikten sonra bir çalının üzerine düşüp kalmaktan da yüksünmez, hoyrat rüzgarın önünde oradan oraya sürüklenmekten de. Yine ne oldum değil ne olacağım demektedir. Daha da bitmemiştir söyleyecekleri. Gölge olarak cömertliği, rüzgarda şarkı söyleyerek gönüllere şenlik vermeyi, minik bir çiçeğin dalında ya da koca bir ağacın dalında hiç far etmez oksijen üreterek paylaşmayı, yardımlaşmayı anlatır. Anlatır da anlatır yaprak hazretleri. Yeter ki dinle... Dinle neyden akan nağmeleri dinler gibi, dinle anne öğüdü dinler gibi, dinle dinlemeyi öğrenmek isteyen her yürek gibi. Sen ne dinliyorsun yapraktan a canım?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neyden akanları dinlemiş gibi oldum. :)

      Sil
  9. ayyy ne güzel olur kuğulu botanik seğmenleeer :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fotoğraf karesiş olacak görüntülerle doludur şimdi oralar. Çayyolu uzak artık çocukluğumun, öğrenciliğimin geçtiği o güzelim Çankaya'ya :)))

      Sil
  10. Merhaba , http://morlumutfak.blogspot.com.tr/2016/09/cekilisss-varrrrrrr.html

    YanıtlaSil
  11. "Yaz yazar yaprağın öyküsünü.Noktayı sonbahar koyar."
    Yasemin'de sunuculuğunu yapar.
    Yüreğine -ellerine sağlık.

    YanıtlaSil
  12. Fotoğraflar binbir anlam yüklü.. Kaleminize, ellerinize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :) Fotoğraf çekmek zaten boş olmayan kareler oluşturmak için değil midir? :)

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci