31 Ekim 2016 Pazartesi

Çarpık gülüşlü sonbahar yaprakları

Anca yakınlara kar yağdığında esen sert rüzgardan esiyordu bu sabah. Bere mevsimi henüz gelmemiş olsa da şapkaları giymek sırasıydı. Hoş, geçen haftadan beri iki durak yukarıda bekleyen kız kırmızı beresini başından çıkarmıyor.

Öğle tatilinde dolanmak biraz daha ılımış ve yumuşamış bir havada olacağından şapka giymek o saatlerde şart olmayabilir ama.

Erciyes mi artık, Elmadağ mı yoksa Bolu civarına mı yağan karın ya da gelmekteki yağışın havasını taşıyan rüzgar hala esiyordu öğle tatili sırasında. Üşütücü  soğukluğu alına değdikçe de hasta olmak endişesi yaşatıyordu. Kulaklıklardan müzik dinleyerek biraz ilerlense de  yarıda kesileceği belliydi gezintinin.

Öğrenciler yoktu görünürde her zamanki gibi. Belli ki üşüyüp dışarı çıkamamışlardı.  Parkta haytalık ederek bağırıp çağırmıyor, yarısı kazınmış geri kalan yarısı alabildiğine uzun saçlarını fark edebilelim diye tam karşımızdayken başlarını bir o yana bir bu yana çevirmiyorlardı. Çok güldürüyor bu halleri beni.
 
Parkın graniti andıran taşlarında öğrenciler gezinmediğinden boş alana  düşen yapraklar açıkça görülüyor. Hele bir kompozisyon var ki… Benim algıda seçiciliğimden kaçamıyor. Biraz çarpık marpık, sınavdan umduğunu bulamadan çıkmış öğrencilerin fal taşı gibi açılmış umutsuz bakışları ile mutsuz gülümsemesini andıran bir gülümseme. İki yaprak ve bir küçük daldan ibaret.

Hemen çektim.
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 31.10.2016, 21:29

Acemi.demirciqyahoo.com.tr; @AcemiDemirci

Paylaş :

28 yorum:

  1. İstanbul fena bugün dedim ki yüzüm dondu sanırım :((( Ama deli gibi de Güneş vardı yapraklar çok dökülmedi bizim buralarda ağaçlarda şaşırdı kaldı Paylaşım için teşekkür ederim :)))

    YanıtlaSil
  2. :) Güzel bakan güzel görür Ayşei. Senin gözünden görmek de güzel :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Yaprak gülümsemesi :)

      Sil
  3. "Çarpık gülüşlü sonbahar yaprakları" nasıl güzel bir başlık. Tüm yazının özeti gibi. Kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başlık için ben de öyle düşünmüştüm :)

      Sil
  4. İki kuru yaprak; koparak dalından ayrı düşmüşler birbirinden. Sanki Ortadoğu haritası gibi çetvelle çizilmiş sınırları hududtları belli. Yaşlı bir müzik hocamız sonbahar hüzün senfonisi derdi. Resim hocamız ağaç yapraklarını sarı, kahverengi, kırmızı ve kızıla boyar; yeşile hiç yer vermezdi. Yaprağın dalından düşmesi, ruhun bedenden ayrılması gibiydi sanki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mükemmel bir analiz olmuş. Okumaktan zevk duyuyor insan. Sizin de açıklamalarınıza, yorum ötesi bir incelikteki yazınıza çok teşekkürler.

      Sil
  5. Gerçekten o gülüşü yakalayabilmek,benzetebilmek de önemli.Başarılı yani :)

    YanıtlaSil
  6. :D komik
    hayatın ufak tefek şımarıklıkları gibi geliyor bana böyle şeyler :))

    YanıtlaSil
  7. İnanın yazıyı okumadan bende çarpık bir gülüş sanki dedim.Ama benim düşündüğüm gibi değildir de dedim.:))
    Sanki esen rüzgar dile gelmiş o yazmış bu yazıyı öyle bir his...
    Kaleminize sağlık:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alenen çarpık bir gülüş. Hatta kendi çarpıklığına da gülüyor gizliden gibi :)

      Sil
  8. Pek şirin gülümsemiş, pek güzel yakalamışsın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Handan. Yerden yaprak yaprak bakan iki solgun göz... Kendine de gülüyor gibiydi daldaki halini anımsayıp...

      Sil
  9. Gerçekten çok soğuktu iki gündür. Benim de başım çok üşür. Bugün ince beremi çıkartıp, giydim başıma. Hele akşam kızımı okuldan almaya gittiğimde dondum resmen. Yaprakların çarpık gülüşü çok hoşmuş. Güzellikleri görebilmek ne güzel. Bakmak ve görmek arasındaki fark işte...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sabah dönemeçte buz vardı. Yol buzluydu.

      Akşam dönüşte de çevre yoluna girene dek kar yağdı. Buz, kar hepsi vardı bugün.

      Çok teşekkür ederim :)

      Sil
  10. Yazıyı okumaya başlar başlamaz aklıma MFÖ üçlüsü ve şarkısı geldi. Reklammıydı yoksa hatırlayamadım ''şapkasız çıkmam abi'' :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru bir çağrışım olmuş :))) Biz de, ben de syani Ankara soğuğundaki Ankaralılar, şapkasız çıkamıyoruz bura ayazında.

      Sil
  11. Saramış bir yaprağın da ancak bu kadar gülüşü yaralı olurdu sözcüklerin ressamının karesinde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tigriscim, özlemişim yorumlarını. Çok teşekkür ederim :)

      Sil
  12. ayyy park ne güzel olur evet bi de ankara soğuğunda insanın alnı donuyor yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alnım üşürse hastalıktan kaçılmayacağını biliyorum :)

      Burada nemli bir soğuk var. Pencere açıkken tuş seslerini taklit ederek ötüyor sanırım saka. Çok şeker.Pencereyi kapattım anlamak için. Sustu :)

      Sil
  13. Ellerine sağlık canım. Bende baktığımda çarpık gülüşlü, sevimli bir yüz gördüm :)

    Sevgi ve selam ile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı gözle bakmışız. Sevindim :)

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci