16 Ekim 2016 Pazar

MİM, SATIR ARASI MİM # 2


Bir Deli Mavi, cevapladığı MİMin sonunda aynı soruları cevaplamamı istemiş. Yani MİM bırakmış. Kendisine çok da teşekkür ederek. Tabii.

1.Kendini nasıl bir blogger olarak  görüyorsun?

Sanırım benden de önce benim hakkımda daha ileri görüşlü olan  eski  oda arkadaşım, 2009 yılında bana bir blog hediye ederek beni bir denize attı ki yüzmeyi biliyordum yani yazmayı; ama o denizi hiç bilmiyordum.

Senelerce bloğum benim yazılarımı depoladığım ve arkadaşlarımın, yalnızca arkadaşlarımın okuduğu arşivimdi. Başka bir beklentim yoktu. Çok okuyan olsun filan hiç bilmezdim. Blog mantığını tam çözebildim mi hala emin değilim zaten.

Ne tanıttım bloğumu ne de orada burada bahsettim. Hatta günler oldu uğramadım. Zira dağ başlarında, göl kenarlarında, kanyonlarda, Amasra’da, Safranbolu’da, Kastamonu’da, Yedi Göller’de  ya da doğanın  içinde hafta sonu turlarındayken bloğa vakit kalmaz.

Dönüp dolaşıp aynı öyküye çıkar benim blog hakkındaki anlatımım. Burada da bahsedeceğim o zaman izninizle :)

  

Benim ihmalkarlığıma rağmen edebiyat alanında ille de yarışlara girmemi usanmadan üsteleyenlerin beni yarış kapısına bırakmaları ile bloğum beslenemez oldu bir süre.  Yazdığım denemelerin pek çoğu ile öykü yarışına katılınca çalışmalarım bloğumda değil yarış dosyasında yer aldı. Bahsetmişimdir önceden, o ilk yarış benim ilk derecemi de  aldığım yarıştı. Yazdıklarımı gözden geçirip yarışa öyle katılmayı bile düşünemeyecek bir toylukla katıldığım o yarış sonrasında  kendimi birdenbire bir basamakta fark ettim. Basamak, sayesinde biraz daha yazın alanı içine girdiğim bloğumdu ve basamakların çıktığı yer de edebiyat kulesiydi. 

 
Eli kalem tuttuğundan beri yazdıkları hep beğenilmiş biri olarak  yazdıklarımın en yetkin okurları da öğretmenlerimdi. Ancak bu kez, yarışta çok ciddi bir jüri tarafından okunmuş ve derecelendirilmiş olunca yazmaya bakışım değişti. Yani gözden geçirmenin ötesinde daha düzenli olmasına özen gösterdim yazı silsilemin.

Edebiyat denilince akla ilk gelenleri, Shakespeare’inden Cahit Sıtkı Tarancısına, İhsan Raif Hanım’dan Buket Uzunerine hatırlarsak o kulenin uzanıp giden basamaklarına başım yukarı halde bakmaktayım hala. Bir yandan da elinden geldiğince bir basamak olsun  çıkmaya çalışmayı isteyen biri olarak görüyorum kendimi. Yani bir kule tırmanıcısı olarak görmekteyim ben beni. Kule, göğün kaçıncı katına dek uzanmakta henüz bilmiyorum. Gözükmüyor da zaten :))

2. Bloggerda yapacaklarının ne kadarını yapabildin? Aklında neler var bahsedebilir misin?

Bu, sanırım en kolay cevaplayacağım soru. Bana blogum hediye edilmeden önce asiesintiler.blogspot.com adresinde yazardık biz o uyarlamayı çok sevenler. Daha çok galiba ben uğruyordum oraya. Orada  yazılarımın elden ve gözden geçmemiş ilk halleri var. Orası yani asiesintiler, tanıdığım, yazdığım ilk blog. Acemi Demirci blogumdaki gibi sadece kendi çektiğim fotoğraflar yoktur mesela orada. Belki bir kereye mahsus yayınlamıştım, olabilir. Orası sırf yazıdır. Sanırım bloğa başlangıç ve şu an gelinen nokta yani tırmanılabildiyse eğer kulenin tırmanılmış  basamaklarının sayısı açıkça sayılabilir asiesintiler ile acemidemirci blogları yan yana geldiklerinde.

Aklımda güzel şeyler var. Kımıldanamıyorum ama. Çalışma hayatı, koşturmaca, ev derken. Belki kımıldasam da yapamam. Belki benim için güdülenme demek, denize itilmek demek. Öyle başladı çünkü her şey. Yarışa itildim. Blog hediyesi ile blogger olmaya itildim. O itici güç olmadan belki ortada yeni bir şeyler yine olmaz; ama elbette olmasını istediğim  şeyler var. Kulenin pencerelerini ve o pencereden görülenleri çok merak ediyorum mesela :))))  

3. Yazılarının arasında en başarılı gördüğün ve bunu da okumalılar dediğin iki yazın?

Bahsetmemiş olabilirim; ama özellikle iki bin on iki yılından önceki yazılarımın çoğu zaten ödüllü yazılar.

Öykü dosyası ile ödül aldığım ilk yarışımdaki dosyam -yani bir öykü dosyası-, bir kitap oluşturacak kadar sayıda çalışma içeriyor olmalıydı. Benim belki otuz, kırk çalışmam vardı o dosyada. Ve çalışmalarımın hepsi blogumda şu an yer alıyor.

İki ödül birden kazandığım ertesi yılki yarışmada yani ikinci yarışımda birinci olduğum deneme dalına dört çalışma ile katılmıştım. O dört çalışmamdan biri olan “Evlerimizin Gözleri: Sardunyalı Pencereler” deneme birincisi seçildi. “Nisan Sonunda Bahar Gelen Yollarda” adlı gezi yazım ile de anı dalında  mansiyon kazanmıştım.

Ben biraz böyleyim; öykümsü denemeler ile öykü yarışı, gezi yazısı ile anı dalında yarış kazanıyorum. “Bir de gerçek öykü ve anı çalışmam olsaydı  o dosyalarda” demeden edemiyorum bazen :))

Demek ki tüm bu çalışmalarım iyi yazılar. Benim için de anlamları çok. Bana beni gösterdiler. Aynam oldular.

En sevdiğin şarkı, şarkıcı, oyuncu hatta ağaç, çiçek, kuş cinsi filan sorulduğunda ben biraz bocalıyorum. En sevdiğim yazım hangisi bilmiyorum. Çok farklı konularda yazılarım var. Biyografiler yazdım. Felsefeyle geçen birkaç yılımın birikimini kullandım kimi çalışmalarımda. Analize varan yazılarım var. Kavramları yazmak vazgeçilmezim. Bu sorunun cevabı var aslında. Hepsi.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 16.10.2016, 22:05
Acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci
Paylaş :

57 yorum:

  1. Çok iyi bir öykücüsün AYşei'cim, nice yıllara blog yaşamında ve yazarlık yaşamında.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen de öyle. Ve aynı zamanda çok iyi arkadaşsın. Çok sevgiler Müjdecim :)

      Sil
  2. Merhaba :) çok teşekkür ederim ben böyle güzel cevaplar verdiğiniz ve mimi özerenek cevapladığınız için :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim; okumakla kalmayıp böylesi güzel bir yorum bıraktığınız için :)

      Sil
  3. Hediye bir blog ile başlamanız ve tanımadığınız bir denize atılmanız... Çok hoş gerçekten, benzetmeler, bakış açınız çok çok hoş. Nasıl bittiğini anlayamadığım bir yazı olmuş. Cevaplarınız harika.

    Nedense sizinle yüzyüze de tanışmak istiyorum. Sebebini henüz çözebilmiş değilim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Artık yazdıklarımı kendime saklamama saatinin geldiğine benim dışımda iki kişi karar verdi. Çok ısrar ettim köşemde kalmak için; ama baktım denize iteklenmişim çoktan. Bana da yüzmek kaldı. Böyle insanlar hep olsun isterim etrafımda. Sizin göremediğiniz ya da görseniz de kanıksadığınız, çok sıradan bulduğunuzu görüp üstüne üstüne gidiyorlar. Bir de "Karıncalar Carpe Diem Şarkısı Söylemez" de anlattığım bir arkadaşım var. Yanılmıyorsam Katre adını vermiştim ona çalışmamda. O gezgindi, hep arayıştaydı. Aynı çatı altında asıl adı Ayfer olan arkadaşımla üç yıl kadar çalışabildik. Yine gitti başka yerlere. Ancak o kısa sürede onun sayesinde epeyce edinimim olmuştu.

      Hepsine de çok teşekkürler. Onlar çok başkalar benim için.

      Sil
  4. Hımmm sanırım eski yazılarına göz atmalı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özellikle dokunmuyorum onlara. Ben de göreyim çalışmalarıma şimdi ne kadar daha titizim diye.

      Sil
  5. Çok samimi olmuş ki cevaplar. Ben çok sevdim ki. 💙💙

    Cevapladığınız için çok teşekkür ederim. Sevgilerimle 💙💙

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burada da o iteklenme var galiba. MİMe. Yoksa bu cevaplar bir yerlerde gün yüzü görmeden kalakalacaktı.

      Teşekkür ederim :)

      Sil
  6. Kalemine sağlık canım 😊😊

    YanıtlaSil
  7. İyi ki denize iteklenmişsiniz. Yoksa bu güzel yazılar nasıl ortaya çıkardı. Her yazınız ayrı bir güzellikte. Selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Bunlar en büyük armağan.

      Sil
  8. Çok sıcak cevaplar... Yazılar zaten şahane... Bunun arkası kitaptır diyorum ben... Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kayboldum bu yorumlarda. Daha önce neden yazmamışım ki ödüllerimi? Kitap mı? Umarım. Çok isterim. Kısmet :)

      Sil
  9. Seni okumak bir keyif Acemi Demirci, ben bu ara hakkını veremesem de ay sonu itibariyle artık zaman bulabileceğim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekim de aylardan benim soluksuz ayım. İmla filan bazen almış başını gitmiş oluyor böyle anlarda. Hadi, bekliyoruz seni :)

      Sil
  10. Mükemmel bir yazarsınız Ayşei kardeşim. Bilginin yetenekle buluşmasının yarattığı sıradışı bir yazar. Eski yazılarınıza zaman ayırmayı diliyorum. Başarılarınızı, ödüllerinizi candan kutluyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyice kayboldum şimdi. Ben mi güzel yazıyorum yoksa yorumlar mı daha güzel:))) Benim için yorumları okumak daha güzel :) Çok teşekkürler. Sizin kadar olabilmişimdir umarım :)

      Sil
  11. Keyifle okudum. :) Bloga arkadaşınız sayesinde başlamanız çok güzel olmuş. Ben çevremdekilere söylesem o ne boş iş derler. :/ Ayrıca maşallah çok güzel başarılarınız varmış ve bunların devamını diliyorum tüm içtenliğimle. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Laf aramızda arkadaşım bana söylese benim yaklaşımım da öyle olabilirdi. Ama hiç söylemedi. Sadece "şu senin blogum, şu da ileti adresin" dedi. O kadar. Arkadaşımı kırmayacağımı biliyordu. Emrivaki olmasaydı bin dereden su getirdim tıpkı yarışlara katılmakta ayak sürüdüğüm gibi.

      Sil
  12. sizin mim yazılarınızı okuyunca çok çok hoşuma gıdıyor.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MİM yazıları hiç tanımadığımız insanlara açılan pencere galiba :) Çok teşekkür ederim :)

      Sil
  13. Sizin yazılarınızı hem zevkle okuyor hemde doğaya dair çok şey öğreniyorum.Siz,hep buralarda olmalısınız :) Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten iyiden iyiye kayboldum böylesi yorumlarda. Tabii, olmaz mıyım :)

      Sil
  14. Bir blog hediye etmek, kalemi kuvvetl, olan birine verilecek en güzel jest sanırım. Cevaplar çok samimi, hiç bunaltmadan tatlı tatlı okunuyor, sanki mim değil de özgün yazı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yorumlar. Allahım çok şükür :)))

      Sil
  15. Ayşe hanımcım seni tanımak güzeldi. Başarılarının daha çok katlanarak artması dileğimle sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. En içten "Amin" bu dileklere :)

      Sil
  16. samimi içten ve bakış açınız çok çok daha farklı..Beğendim..

    Kalemin dert görmesin ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Öyle güzel yorumlar arasındayım ki bugün...

      Sil
  17. Yasemin hanım, geçen yıllarda hikayelerinizi paylaştığınız bir platform vardı. Değişik isimler kendi yazılarını yayınlıyordu. Kaybettim ben orayı, O adres neydi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzun zamandır oraya öykü göndermedim. Göndermem halinde duyururum :) Çok teşekkür ederim :)

      Sil
  18. Ben de mansiyon-unuzu kutluyorum. İçtenlikle yazılmış yazılar samimiyeti de yansıtıyor. Sevgiler

    YanıtlaSil
  19. Bu arada ben de başka bir konuda mim'lendim. Şimdi aklıma geldiği için yazıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cevaplamanız halinde okurum. Kolaylıklar.

      Sil
  20. Çok farklı ve çok güzel bir hediye olmuş :)iyi ki olmuş ...

    YanıtlaSil
  21. "Çok okuyan olsun filan hiç bilmezdim. Blog mantığını tam çözebildim mi hala emin değilim zaten.
    Ne tanıttım bloğumu ne de orada burada bahsettim. Hatta günler oldu uğramadım. " hani deriz ya ben yazmışım gibi diye aynen bu cümlelerin benzerlerini de kullandım yıllar önce, yazıp içimizi dökmek alışınca bir kaçış bir ihtiyaç ama tek üzüntüm aynı dili konuşabildiğim güzel bloggerlarla yolumun geç kesişmesi. Merhaba o halde:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sevindim benzer bakış açısı içinde olduğumuza bloglar konusunda.

      Merhaba :)

      Sil
  22. Sevgili Yasemin, mim cevaplarını okurken hızımı alamayıp tüm yorumlarıda okudum:) büyük bir zevkle.iyi ki de rastlaşmışız başarılarınızı tekrar kutluyor ve diyorum ki "okyanus"sizi bekliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir sudayım; ama daha nehir bile değil. Dere :))) Orada olmak bile nasıl didinmek demek. Ne çabaladım ve ve ne şartlarda bir kaç sayfayı ortaya koyabiliyorum, yazabiliyorum anlattım mı hiç bilmiyorum. Koşturmaca ve zamansızlık herkeste var, bende de almış başını gidiyor.

      Kayboldum böylesi güzel yorumlarda.Bunları duymanın verdiği mutluluğu verebilecek başka bir şey düşünemiyorum. Çok teşekkür ederim. İnşallah sevimli derem beni denize taşır, edebiyatı denizinde kulaç atarım :)

      Sil
  23. Umuyorum Senden bir kitap gelir Ayşe böyle kalma daha daha çoğalman dileğiyle öykülerin arşivlerde kitaplıklarda yerine almalı :) Çok çok başarılar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorumlar bitmese diyorum. Okumalara doyulacak gibi değil. Çok teşekkür ederim Mayıs :)

      Sil
  24. Hay maşallah hatunun mime verdiği cevaplardan bile bir kitap çıkar :) Eline sağlık canım ❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))) Bu yorumlar harika. Okumaya doyulmaz :)))

      Sil
  25. ay bak bi ara her şeyi bırakıp sadece yaz ve foto çek mademsi :) bi dee, baksana blogda yanda instagram hesabım var ordan gir bak arada okuduğum kitapları yapıp yidiğim yemekleri yürüdüğüm yerleri filan koyuyom eğlenirsin bazensi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Derincim :) Çok isterim. Telefonumda internet yok. İnstegram hesabım da yok bu yüzden. Bildiğim kadarıyla telefonda internet olmadan instegram hesabı olamıyor. Ben nasıl göreceğim şimdi o resimleri o zaman? :))

      Twitter hesabım var; ama yayın duyurusundan duyuruya giriyorum oraya da :)

      Beni öykü, deneme yazarken biri görse, o gördüklerinden yazı çıkarır. Kimse inanamaz o şartlarda yazdığıma. Öyle kıt zamanlarda, öyle başına oturmadan, koştururken yazıyorum ki görmeden anlamak mümkün değildir gibime geliyor. Ve korkuyorum. Bir gün düze çıkıp koşturmasam yazabilir miyim diye? :))) Çünkü bu şartlarda yazmayı öğrendim. Bocalar mıyım şöyle masama oturup rahat rahat yazsam? Dileğim daha çok yazabilmek, bilebileceğin gibi :)

      Sil
    2. hayır herhanbi bir şey gerekmiyor ki. bak blogumda sağda duruyor tıkla bak hepsine yorumları da oku işte çok kolay. mesela istersen daha mutlu yaşamınkine de bak gidip bloglarından arada eğlenirsin dinlenirsin :) bakmak için insta hesabı gerekmiyor kiii :) ha ha evet yolda filan yazıyorsun molada iş arasında gibi. ben öyle yazamıyorum yaaa. tam bir sessizlik ve yalnızlık olmadan yazamıyom ama bence seninki daha iyi :)

      Sil
    3. Kolaymış. Neden daha önce söylemedin? :)))))

      Bakmaya gideyim o zaman.

      Sil
    4. ay blogçu arkadaşların ısrarıyla instaya yeni başladım foto eklemeye de ondan :)

      Sil
    5. Bakmaktayım. Güzel fotoğraflar. Fotoğraf grupların var mı?

      Sil
    6. telefondan çekiyom yaa. grubum yok :) ama fotoğrafçılığa ilgim hep oldu.

      Sil
    7. Bana Babam'dan geçme. Üç ama dört diyeyim yaşımı hatırlıyorum. O zaman pikabı ve plakları vardı. Sonra fotoğraf çekmeye be bizim bisikletleri bizden kaçırıp binmeye başladı.:))) Hep voleybol oynardı.

      Küçük makine hep yanımda. O kadar dayanıklı çıktı ki. Dün sabah bir resim çekiyorum servise giderken. Bir gariplik var. Koyu bir perde aralığından gözükür gibi görüntü. Daracık alanda. Baktım göz kapağını andıran koruyucu kapakları tam açılmamış. Kapattım. İkinci denemede açıldı. Bir insanın bir ömürde kullanacağı kadar ben bir ayda makineyi eskitiyorum. Ama böyle eskitmeleri hep yeğlerim.

      Çektiklerimi sınıflamak, dosyalama zaman işi. İnterneti kapatıp o işlere dalıyorum. Birikince içinden çıkamıyorum ki zaten hiç dosyalamadığım binlercesi kalıyor yine de. Bellek yetişmiyor doğal olarak.

      Doğa, kuş ya da anlamlı olanları gruplarda paylaşıp sonra da hikayesiyle blogumda paylaşıyorum.

      Sil
  26. Ne kadar alçak gönüllüsün. Ben senin kadar iyi yazsam nerede yayınlayacağımı şaşırırdım herhalde :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Bunları duymak çok iyi oluyor. Hele de haftanın son gününde. Akşamleyin. Çok hoş oldu :)

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci