11 Ekim 2016 Salı

“Sadece bir imza, o kadar”lar!


Bir olguda, akışta varım demek, sadece ses ile. Ses duvarını delip geçmek, sözden öte olabilmek yalnızca biçimlenmiş bir yazıyla. Bir im var ki kâğıt üstüne atıldıktan sonrasında hayat başka. O im, imza. 

İmza, sessiz; ama en derinlerdeki adımız. Yerinde kaldıkça kalıcı, geçerli. Var olması,  varlığımızı belirleyici. Çizili bir yazı. Karikatür gibi gözükeninden güneş sistemini andıran biçimlerdedir. Kendi bulduğumuz, gerektikçe karaladığımız, kalem ucundan dökülme, sözden öte  “evet, benim” deyişimizdir.

İmzalarımız, bizim ta kendimiz. Mutluluğa atılanından baş yakanına, ev bark yapanından evsiz barksız bırakanına. İmza öyle bir im ki  bir kez atıldığında onu kaldıracak tek şey, yeni bir imzadır ancak. Kendince bir sanatla bazen nakışlanmış, nasıl da  motif haline gelmiş ad ya da ad ve soyadın parmak izi ile eş anlam kazanmasıdır imza. İmza, bir mühür ki damgasız. Mührü kalem ucu. El ile atılır. Atılan imzalar, oldukları yerden bir daha kaldırılıp atılamazlar ikinci bir imzaya kadar. Yani çivinin çiviyi sökmesi gibi; imzayı imza söker. Olabilirse tabii.

Kâğıtların üzerinde yazılı her şeyin geçerli olması, alttaki imzaların hükmüncedir. Bir imza olmaz ise bir kağıtta, gepegerçekler bir öyküye dönüşebilir o an. Tarihi olayından mektubuna.

Kimininki bir kilim deseni kadar zarif kimininki nasıl unutmadan çizebiliyor bunca karışık  bir şeyi dedirtecek kadar alengirli. Ama öyle ya da böylesinden herkesin bir imzası var. Kimi imzalar bir çıkmaz kimi imzalar  kapıların açılması ya da kapanması anlamında. İmzalar, hayatın rengine vuran gölge ya da ışık. İmzalar ya güneş doğumlarında ya  gün batımlarında kalmalar bazen.
Haberlerde dinliyoruz, doksan yaşındaki teyzenin bakıcısı, imzalattığı bir kağıt ile teyzenin evini de birikmiş parasını da  elinden almış. Teyze sokakta, evsiz halde.  Yabancı bakıcı kadın,  baktığı yaşlı ve hasta  adamın  maaşına kadar kendine mal etmiş. Kapıya gelen pazarlamacıdan ürün alan kadıncağızın evine haciz gelmiş diye okuyoruz. Haciz gelen kadın meğer evini barkını satsa altından kalkamayacağı bir borç senedini imzalamışmış tencere seti aldığını sanırken. Kadının gözyaşı içindeki resminin altında  “ben böyle büyük bir borca girmedim. Sadece imza attım. O kadar” dediği yazılıdır hep.

Kadim şehirlerin imzası siluetleridir. Siluetin imzası da mimari. Bloklardan siluet olmazken görülesi kentlerin hepsine imza atan mimarların eserleri porselen tabaklara işlenmektedir. Böyle imzalar, dünya durdukça dünyanın bir köşesinde kayıtlı kalacaktır.

Gazeteler, televizyonlar şiddete uğrayan kadın haberleriyle dolu artık sıkça. Kimisi canından bile oluyor kadınların. Tüm iyi niyetleriyle evlenmişler daha çocuk sayılacak yaşta. Ancak dayaktan moraran gözleri nedeniyle gün yüzü görememişler. İşsiz, bir de her türlü batağa saplanmış eşleri daha da ileri gidip olmayacak şeyler istemişler. Kadının moraran gözü dönmüş bunlar karşısında. Sonuçta çocuklar ortada kalmış. Anne hapiste. Baba zaten yaşarken bile ortada yokmuş.

O bahtsız kadınların hepsi de  “sadece bir imza atmıştım evleniyorum diye” dertlenmesinde bulunurlar. O bir imza ile bir adamın istediğinde döveceği, istediğinde onurunu hiçe sayacağı biri olan kadınlardan çok koşulları yargılıyor insan, insanca düşününce.

Kefil olmak bir imza ile. Ama o imza kefilin fitil fitil burnundan getirirken kefil olunanın gününü gün etmesi anlamına gelebiliyor.

Mutlaka dinlemişliğiniz vardır böylesi öykülerden. İçtikleri su ayrı gitmeyen arkadaşlardan biri bankadan kredi çekmek için arkadaşından kefil olmasını ister. Hiç ikiletmeden kefil olur diğeri, bunca senelik kardeş bellediğine. Ve bundan sonra o kardeş bellediğini nasıl bellemesi gerektiğini öğrenme sayfasına imza atmış olacaktır kefil imzası ile.

İmzanın üstünden iki ay geçmeden bankadan aranır. Borcun ödenmediği, kefil olarak kendisinin ödemesi gerektiği haberini alınca bir yanlışlık olduğunu düşünür. Ancak arkadaşının borcu kendi omuzlarına yıkması karşısında artık attığı o imzanın esiridir. Borcu ödemelidir. Ama nasıl?  Kendi evini gücün geçindiren biri, maaşı kadar bir parayı nasıl her ay taksit olarak yatırabilir? Evde çoluk çocuk ne yiyip  ne içecektir? Ödemese olacaklar ya?
Kimileyin de arkadaşı adına kredi çekebilirler. Darda, zorda kalmasın diye. Çünkü bankalar arkadaşına kredi vermemeye başlamıştır. Krediye imza atılarak bankadan çıkıldığı andan itibaren artık arkadaşı değil kendisi darda zordadır. Az önce çekilen tomarla para da arkadaşının cebinde.

İmzalar çeşit çeşit. Bir böylesi resmi imzalarımız var bir de halimiz tavrımızla attığımız imzalarımız var. Bir bahçeye  kedi köpek girdiği yatıklaşmış çimenlerden bellidir. Bir ekine yağmur vurmuşsa hırçınca, boynu düşmüş  ıslak başaklarda imzası vardır, eğik eğik.  

Diyelim ki hallerimizden  temizlik konusu… El yıkamanın gerekli olduğu anlar vardır. Hatta gerekmeden de yıkanmalıdır eller. Bir meyveyi yemeden önce onu yıkanmış ellerle tutmak gerekir. Yemek yapmadan önce mesela yine yıkanmalıdır en basiti. Temizlik böyle şeylerle döşenmiş bir yol aslında.

Bir temizlikçinin elini kesinkes,  ille de yıkaması gereken bir durumda yıkamayı bırakın bitmiş kağıt havluyu değiştirmek için yeni ve temiz havlu rulosunu  kirli elleriyle kavrayıp tuttuğunu gördüyseniz... Oysa temizliğin imzası su, sabun ve pırıltıdır. Temizliğe imza bunlarla atılır.

Yani tavırlarımız, halimizin imzası. Aslında kâğıtlarda geçerli olan imzamızın yanında tanıtıcı, fikir verici imzalarımız da  böylesi hallerimiz. Diyelim ki evin çocuğu okula gidince annesi ardından odasını toparlar. Çocuk döndüğünde odasına kapanır. Yemek için çıktığında açık kapıdan odaya göz atan anne, çocuğunun imzasını görür. Oda darmadağınıktır. Mangal severlerin kimisi nedeniyle yerleşim yerlerinden uzakta olduğundan tek bir çöpün olmaması gereken ormanların, kırların, dağ eteklerinin nasıl çöp dağlarıyla dolduğunu, kirlendiğini görmek, bazı mangalcıların çöple atılmış imzasını görmektir. En garibi de çöplerin bir poşete konulmuş; ama poşetin öylece ortalıkta terk edilmiş olmasındaki yaman çelişkidir. Bazı imzalar böyle… İnsanlar için silik; ama doğa için kalıcı yıkıcılıkta.

Kent caddelerinde, kırlarda, deniz kenarında nerede rastlarlarsa çöpleri çoklukla gönüllüce toplayanlar da kendi imzalarını atarlar. Yüzleri güldüren imzalardır onlarınki.

İmza yalnızca  mürekkeple resmedilmiş bir tanıtıcı yazı değil. İmza, kâğıt üstünden hayattaki tavrımıza, kaçındıklarımızdan kaçınmadıklarımıza, sakındıklarımıza her bir  halimiz.

Bir imza, bir saniye sonrasının bambaşka olmasının ilk adımıdır. Kapısıdır. Bazen bu kapı üste kapanır, çıkışsızdır. Bir imza, güllük gülistanlık  bir bahçeye de kanatıcı dikenlerin içine de çıkan patika olabilir. Bir imza, kaderin dönüm noktasıdır  bir an geldiğinde.
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 28.09.2016, 11:16
Acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci

Paylaş :

37 yorum:

  1. Yüreğine sağlık yazılarında hem sosyal mesaj hem edebiyat çok ahenkli :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu yorum bayıldım. Tam istediğim eleştiri ya da değerlendirme ya da yargı. Yani yorum. Daha ne isterim. Çok teşekkür ederim :)

      Sil
  2. Hiç duymuş muydunuz bilmiyorum ama bazı ayrıntıları dikkate alarak imzalardan kişilik analizleri de yapılıyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıdan yapıldığını duymuştum. İmzadan da olduğunu sizden duydum.
      İpuçları neler acaba?

      Sil
    2. Mesela yönetici vasfına yatkın olanlar soyadını ön plana çıkaran imza atıyormuş.Yukarıya doğru gidiyorsa imza yükselme azmi varmış.Daha bir çok püf nokta vardı da benim aklımda bunlar kalmış :)

      Sil
  3. Bu kadar güzel bir yazı için eline sağlık ülkemizin kanayan yaralarına da değindiğin için

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yoruma da bayıldım. Galiba boşa yazmadığımı anlıyorum başka gözlerin değerlendirmeleri sayesinde. Çok teşekkür ederim :)

      Sil
  4. Teşbih sanatını öyle güzel kullanmışsın ki. Çok sevdim, sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel yorumlar geliyor. Ben bu yazımı bir kez daha yayınlamak istiyorum, yeni yeni yorumlar için böylesi. Çok teşekkürler. Çok sevgiler :)

      Sil
  5. defter dikkaimi çekti ilk, Hatayda yapıyorlar onlardan:) hiç güzel bi imzam olmadı, güzel imza atanlara özenirim :) imzalardan kişilk analizi yapıyorlarsa eğer, bayağı bir karmaşık çıkacaktır benmkisi :) düzenli olmayan rasgele, önemli kararların altına atarken elim titriyor hep, elim farkında heralde o an yaptğı şeyin çok önemli oldğunun, bir imzanın neleri değiştirebileceğinin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hatay'da rastlamadım; ama oralarda el sanAtı, taş oymacılığı, mutfak kültürü, mimari, dantel her şeyin en iyisi yapılırken böyle defterlerin yapılmıyor olması garip kaçardı:))) Bu defterler gerçek yapraklardan. Bitkiden.

      İmza, bağlayıcı. Elinin titremesi normal o yüzden :)

      Sil
  6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kafanızı karıştırdığım için üzgünüm. O zaman özet yapayım dedim. Kötünün insafı yoktur. Ancak yıkmaktır amacı. İşte darmadağın ettiği duygularımın üstüne adeta hırsının kuvvetiyle yapışmış bu imzayı silmem bayağı vaktimi alacak. Dün yüreğimden vuruldum Ayşei kardeşim. """Bir imza, güllük gülistanlık bir bahçeye de kanatıcı dikenlerin içine de çıkan patika olabilir. Bir imza, kaderin dönüm noktasıdır bir an geldiğinde.""" İşte bu satırlarınızı huşu içinde okurken, bir bitkiye bu güzel gözlerle bakan siz, meleklerin önümüzde secde ettiği insanın harabiyetini elbette anlarsınız.Ben acımı yazınızın ışığı altında analiz ettim. Bu değerini asla veremeyeceğimiz yazınız bana bunları düşündürdü. İyi niyetin yolları bazen nankörlükle karşılanmanıza engel olamıyor. İnsanoğlu yıkmaya, yakmaya devam ediyor ki, en zoru bence yürek yangını. Sevgiler...

      Sil
  7. Konuyu pek anlamadım; ama edebiyatın şiirli, öykülü, güldüren, düşündüren her şeyi galiba hepimiz için geçerli.

    Selamlarımla :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumlarımın sizi zorladığının farkındayım. Ama bana hep seçme gibi düşündüren bazen kurşun gibi yorumlar gelir. Anlatmak istediğim de bu yorumlardan birinin beni çok üzdüğüydü.Ben neyim, ne yapıyorum ve neden hala bunca saldırıya ve onurlu olmama rağmen buradayım sorusunu sık sormaya başladım artık. Ve deeptone'a katılıyorum. Allah bizi kötülerden korusun.

      Sil
  8. Aman Allah korusun hepimizi kötülerden :)

    YanıtlaSil
  9. Kalemine sağlık canım. Güzel anlatım, güzel mesajlar, yine kaleminin güzelliği...
    Bende bir im kondurdum şuraya: Kucak dolusu sevgiler, selamlar sana :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ve güpgüzel bir yorum :) Selamlar benden de :)

      Sil
  10. Bir imza eşittir bir hayattır metaforu yerli yerinde kullanılmış. Tebrik ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim güzel görüşleriniz için.

      Sil
  11. Yine tadına doyamadığım yazılarınızdan biriydi. Hep söylüyorum ve söylemeye devam edeceğim. Bakış açınıza hayranım. Bu defa öyle bir konuyu ele almışsınız ki. Bilinçsizce her önüne uzatılanı imzalayan şahısların, mutlaka okuması gerek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir imza sonrasında bin dert açabiliyor değil mi? Televizyon da o imza ile ortada kalanlardan haberdar oluyoruz he gün.

      Öyle güzel yorumlar ki okumaya doyamadım. Çok teşekkürler :)

      Sil
  12. Neye, nereye imza attığımıza emin olmak lazım... Bazı imzalar olmadık dertlere yol açıyor... En güzeli de hayata attığımız imza galiba... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, hayata atılan imza başka bir imza ile hükümsüz kılınamıyor kağıt üzerindekiler gibi :)

      Sil
  13. Yanıtlar
    1. İyi etmişim o zaman yazmakla ? :)

      Sil
  14. Pek güzel bir yazı gene. Resimler de öyle. İmza sadece mürekkep değil dediğiniz gibi. Biziz. Güzel imzalar atmalı hayata. Selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Biz her halimizle bir imzayız galiba :)

      Sil
  15. Şiir gibi bir yazıya imza atmışsınız. Çok tebrik ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl ben teşekkür etmeliyim. Şiir tadındaki bu güpgüzel yorum için :)

      Sil
  16. imza önemli olduğunu biliriz de böyle güzel dile getirilince hak ettiği önemi vermeden geçmişiz galiba dedim.
    Eline yüreğine sağlık yazılarını okurken çok keyif alıyorum bazen iki kez okuyorum anlamadığım için değil her paragrafın tadını çıkarmak için.
    Çok teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne sevindim. Daha ne isterim. Çok sevgiler :)

      Sil
  17. Bir imza nelere kadiir.Ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.Tebrikler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çoook teşekkürler değer katan yorumunuz için :)

      Sil
  18. Bir imzayi sizden güzel anlatan olamazdi herhalde 😊. Mühürlere bayildim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ettim Derya. Bundan da güzel yorum olmazdı :)

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci