16 Ekim 2016 Pazar

Yeşilden Kızıla, İlkten Sona, Bahardan Bahara; Yaprağın Yolculuğu

Beyaz mevsim boyunca  uyuyan tabiat uykusunu aldığı sırada, cemreler birer ulaktır yeşilin yaklaşmakta  olduğuna. Havaya, suya, toprağa düşerken göçmen kuşların yolda olduğunu, toprağın altındaki tohumun uyanıp yakında baş verdiği yerden güneşe doğru  döneceğini, dağ yamaçlarındaki, doruklardaki karın eriyip suya dönüşeceğini, eriyen karların çağlayanlardan gürleye gürleye akıp döküleceğini, nehirlerin suyunun yükseleceğini düşe düşe  anlatır cemreler, bir  tabiat imzası edasıyla. Üç defada.

İlkbaharın taze gülüşü,  son baharda solup kuruyacağına  hiç aldırmadan kana kana  suya doyarken, çiğ ile uyanırken bahar sabahlarına, körpe yapraklar cilalanmışçasına parıldarken güneş altında yana döne, gözler çiçeklenmiş ağaç dallarından apartman bahçelerinden yol kenarı taşları arasına, eski tarlalara dek her köşedeki gelinciklere doyar. Bildik bilmedik her bir  renk, kendine çiçekten bir fistan kesip biçip ala, mora, maviye boyar her yanı. Kırları en çok da. Bayırı, çayırı.

Yeşil, baharın bayrağı. Saçları buğday yeşili tarlalar, beliklerini güneş altında ağartır sarının boza çalanıyla. Sarının en güzel tonu, buğday sapları başında durur dik dik. Başaklarda görülür.

Çıplak dallarda pıtır pıtır patlayan körpe yaprak başları, taptaze yeşilin olgunlaşmamış tonundan pişe pişe yaprak yeşiline dönüşürken çıktığı yolda ilerlemektedir. Yolun ortası, yaprağın kuşları sakladığı, cıvıltıları  kendine ninni ettiği demdir. Yaprak, yaprak denilince akla gelen haliyledir yolun tam ortasında. Yani yeşil yeşil. El ayası büyüklüğünden iki el kadarına, kenarları oyalısından dilim dilime biçim biçimdir yapraklar dallarda, çiçek kenarlarında.

Güzün rüzgârı, serin soluğu, yeşilin yaprak kenarlarından milim milim çekilişi pencere dışında artık  epeydir. Rüzgârın şarkısı fısıltı halinde değil çoktandır; uğultulu, lodos makamında. Geceler, bozkır gecesi; soğudu. Gündüzün güneşi yaz güneşinin gölgesinde. Yeşil, soğuyan gecelerde üşüdü. Yeşil, esen lodosta çırpındı. Güzün nefesi, yeşilin soluğunu kesti.

Bahçelerdeki ayvalar yumruk yumruk olurken  ayva dallarında, ıhlamur yaprakları sararıyor ha bire.  Hala yeşil kavaklara rağmen. Sarı yapraklar son lodosa dek dayandı, ayak diredi. Lodos sildi süpürdü cılız bir tutunuşla dallarına yapışmış solmuş yaprakları. Kuru yapraklar, teker teker düştü. Sarı yaprakların yere düşüşü, cemrelerin düşüşü tadında olmaz. Biri hayat verir düşerken biri can…

Baharda belirip, yaz dallarını yeşile bürüyen yapraklar, güz dallarının altında  şimdi. Dalında çatıkları ağaçların hemen dibinde. Artık ağaçların üstünde değiller; toprağın üstündeler. Kimi de savrulduğu çimlerin üzerinde. Birkaç hafta öncesinin capcanlı yaprakları olarak yeşi çimlerde teselli arar gibiler solgun renkleriyle.  
 
Her mevsimin rengi var. Sonbaharın rengi, kızıla yol alan yeşilin  bu yolculukta sarıya dönüşmesiyle başladı ilk. Çamlar hep yeşil, hala yeşil. Çimler zaten yeşildir.

Sonbahar cemrelerin değil; ama ilkbaharda cemrelerin müjdelediği yaprakların kurumuş halde düştüğü mevsimdir. Yani ilkbaharda cemreler düşer, sonbaharda kuruyan yapraklar.
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 16.10.2016, 00:06


Paylaş :

16 yorum:

  1. Ne güzel anlatmışsın baharları... Ne güzeldir doğanın renk renk geçişleri... En sevdiğim mevsimlerdir baharlar... Kalemine sağlık... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzellikleri anlatmak da güzel oluyor galiba. Çok teşekkür ederim Baharla özdeş persephone :)

      Sil
  2. Ne çok şarkılar söylenmiştir filizine ,düşenine.
    Dün gece okumuştum facebook da N.F.Kısakürekten bir alıntı;
    Yaprak sıkılmıştı ağaçtan sonbahar bahaneydi diye:)
    Yıldırım Gürses'ten dinlediğim;düşen bir yaprak görürsen beni hatırla demiştin....
    Benim de sonbahar da yaprakların birbirleriyle yarışır gibi onlarca tonu bir arada bulundurmaları çok hoşuma gider.
    Ellerine sağlık keyifle okudum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, şarkı söyletecek, şiir yazdıracak kadar güzel bir mevsim.

      Çok teşekkür ederim :)

      Sil
  3. Ne güzel damlatmışsınız kaleminden bahar incilerini :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler bu çok çok güzel yorum için :)

      Sil
  4. Ay o avlar ne güzel duruyor orada?Çok severim ayvayı valla :) Yazınızla da döktürmüşsünüz yine :) Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  5. Yukarıdan görüp çekiyorum. İş dönüşü. Eklerken resmi biraz tasalandım, kıt ışıkta, saat altıdan sonra çekilince neye benzer diye. Yorum imdadıma yetişti. Bende de çok teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  6. Ayvalar tezgahlara geldi mi ki acaba, özledim çok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geldi. Senin yayınlarını neden blog duyurularında göremiyorum. Hep blog duyurularından takip ediyorum, yorumları öyle yazıyorum. Bir şey noksan; ama ne?

      Sil
  7. Mevsimsel geçi geçişleri ben de çok seviyorum sevgili Yasemin. Doğada ne güzel bir renk uyumu var. Ama en çok ilkbahardaki sıcak renkleri severim ben. Sonbahar da sanki asildir, vakurdur.
    Mevsimler hayatımızın dönüşümü ginbi.
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de en çok ilkbaharı, onun neşesini, taptaze renklerini severim.
      Mevsimler hakkında yazdıklarınızda çok haklısınız. Çok sevgiler :)

      Sil
  8. Cemrelerin ilk ne zaman kim tarafından tespit edildiğini düşünmüşümdür hep. Gerçekten de hava, su, toprağa düştükten sonra adım adım gelir bahar-yaz. İki baharı da çok severim, çok güzel anlatmışsınız yine, emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geç kalmışım yoruma. Kusura bakmayın. Kimbilir neye koşturdum:)))
      Değişik bir düşünce.

      Sil
  9. fotolar güzel deee ne güzel anlatıyon doğayı sen hep doğa hakkında yaz valla :) henry david thoreau gibin :)

    YanıtlaSil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci