12 Kasım 2016 Cumartesi

Issızda saklı semere; Kızıl gerdan şöleni

Böylesi kış ıssızlığında, bunca kimi sararmış yapraklarla donanmış, kimi sararmış yapraklarınca terk edilmiş, kimi ibreli olduğundan her an yeşil mi yeşil ağaçların arasında dolanıp duruyorlar. Bahçe girişindeki fıstık çamından sesi geliyor o müthiş sopranonun. Ötüyor, ama aslında şakıma, hasından hem. Karga da öter. Oysa  şakımak başka.

Konser tadında dinlediklerim. Belki de öte. Canlı çünkü bu ses, bu sesleniş. Bir telden çıkan metalik çığlıklar değil. Capcanlı, soluk alıp verirken. Gırtlaktan çıkma. Bir şarkı mı, bir üflemeli saz mı ağaçlardan saçılan bu  müzik?  Ya da hepsi… Evet, hepsi!

Biri fıstık çamından  öterken bir diğeri de  içinde saklandığı mimozanın, zeytin ağacının, nar ağacının, ardıcın dalları arasından ona cevap veriyor. Tercüman yok ki, dediklerini açıklayacak. Anlayan anlıyor yine de. Konuşuyorlar işte bir daldan öte dala. Duyuyorlar, ağaçları başka başka olsa da. Öyle melodik ki her birinin ötüşü. Bazen bizim bize verdiğimiz cevapların ne kadar kuru, kaba saba, baştan savma, böyle densiz bir soruya böylesi geçiştirmeli bir cevap olduğunu düşünüyorum. Oysa kuşların cevabı cıvıltı halinde. Emek emek. Şarkılı. Boğazları yırtınarak. Ciğerleri patlayarak. Nefesleriyle. Nefes hayat demektir. Onlar hayatı pahasına  şakıyor besbelli.

Sesleri çok yakınımda. Ama kendileri ıssızda. Yakın uzaktalar. Çünkü saklılar.
 
Hele o mavi karga. Uçuyor ansızın çıkagelip bir yerlerden. Kocaman, kül grisi renkte. Bir çekemedim kanatlarındaki maviliği. Kalın telleri gerip bırakmışçasına ötüyor, bağırıyor, ortalığı inletiyor, tam tepeden uçuyor; ama sanki yeminli tek kare poz vermemeye.

Kızıl gerdan halden anladı. Kaçamak pozları oldu. Birkaç pozdan sonra fotoğraf makinemin yakınlaşma sesinden ürküp kaçtı. Ama günün hasılatı iyiydi sayesinde… Kızıl gerdanlı ya da diğer adlarıyla nar bülbüllü yahut  kınalılı kareler. Fotoğraf gruplarımın ardından blogumda.

Kare, sabır işi. Semere, beklemeyle eş anlamlı…
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 12.11.2016, 13:58
Acemi.demirci@yahoo.com.tr;@AcemiDemirci
  
Paylaş :

18 yorum:

  1. Yakaladığınız bu fotolara bayılıyorum valla😍😍😍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demin öyle bir manzara vardı ki. Hava bozuk. Gerçi buralılar kaşe kumaştan kaban, tüylü kapişonlu kaban filan giyiyor olsa da o kadar değil; ama bozuk. Deniz metalik gri. Üstte yeşil, mor dışında her renk. Müthişti. Epeyce çektim.


      Kötü olan sadece kadraja bakmam.Sonra fa karelerden görmem her yeri :))))

      Sil
  2. Kuş solosu ya da kuşlar korosu. Biliyorum, ikisini de dinlemenin tadına doyum olmaz.
    Yayla yazılarımdan söz eden yorumu okuyunca mevsimin son yayla yazısını yazmaya karar verdim. Umarım yakında yazarım.
    Selam-sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazınızı bekliyorum. Doyulmuyor yayla anlarını okumaya.

      Selam, sevgiler :)

      Sil
  3. Şu an oturduğum ev 14.katta olduğu için neredeyse her gün balkonun demirine konan kuşları izliyorum. Hep aynı kuşların geldiğini,aynı saatte geldiğini fark ettim. Onlar da kendine göre yer seçtiğine eminim. Kuş fotoğrafçıları kuşların davranışlarına göre çekim planı yaptığını düşünüyorum. Her zaman ki gibi tasviriniz çok güzel.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru, evet, onların da kendince alışkanlıkları, huyları var. Güvercinler mesela, ağaca yuva yapmaz. Balkona yapar çoklukla. İnsana yakın olmayı severler. Çatılardadırlar. Kumrular çok munistir. Güvercinlerden korkarlar. Kargagiller gibisi yok. Onlar hayvanlar aleminin kralı bence. Her ne kadar aslan olsa da fil de söz sahibi olsa öyle. Saksağanların bir yuva koruyuşları, bir kendi alanlarını koruyuşları var ki..... Görmeden inanılacak gibi değil. Şahine dar ediyorlar havayı eğer onu orada istemezlerse.

      Çok da teşekkür ederim :)

      Sil
  4. Evet sabır işi. Ama siz de sabredip hem güzel kareler yakalıyor hem de ne güzel yazıyorsunuz...:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Az önce yedi, sekiz metre ötemdeydi kızıl gerdan ya da nar bülbülü ya da kınalı adları olan o güzel kuş. Fotoğeaf makimeni açtım, yaklaştırdım, yaklaştırdım. Derken kaçtı. O kadar net ve güzel pozlardı ki. Bir değil birçok kez oldu.

      Oluyor. Gülü seven dikenine katlanırmış. Kaçmalar diken, kuşlu kare yakalamaca gül o zaman :)))))

      Sil
  5. Dalların arasında nasıl da güzel gözüküyorlar, dal zarif kuş zarif.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demin kaçırdıklarımı çekebilseydim de görebilseydiniz. Şu fotoğraf makineleri enden ses çıkarıyor ki sanki :))))

      Sil
  6. Şakıma dedin de geçtiğimiz gün tam karşı evin önünde ki telefon direğinin üzerine bir karga konmuş aman ne şakımak nasıl gür bir ses fazla görünmeden izleyip baktım aman yanlış anlar da takıntı yapar diye de çekinmedim değil:))
    maşallah nasıl bir güzellik bu yaa bayıldım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aman, karga uzak olsun. Onlar beterdir :)))))

      Sil
  7. Doğa ile içiçe bir yaşam ne kadar da güzel... Doğanın sesi hiçbir sese benzemiyor. Olağanüstü... Kaleminize sağlık... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Huzur, dinginlik, konserin hası hep doğada :)

      Sil
  8. Yanıtlar
    1. Üç adı var. Kızıl gerdan, nar bülbülü ve kınalı. Ben en çok kınalıyı yakıştırıyorum. Ama fotoğraf gruplarımda kızıl gerdan dedikleri için öyle bahsediyorum.

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci