7 Kasım 2016 Pazartesi

Yaz Değil, Pastırma Yazı Tatili

İnsan zengin olmalı!
Alabildiğine…
Solumalı o zenginliği. Doya doya. Ne yana baksa duyumsayıp hissetmeli…
Çoook zengin olmalı hem de. Öyle böyle değil. Tavanı yok o varsıl hallerin… Tabanı, nereye indiği belli olmayan kökler…

Yok yok, para puldan bahsetmiyorum. O tür zenginlik, maddi zenginlik. Alamayacakları da olan hem de çoook çok olan bir zenginlik o. Yaşam katamaz bir soluk daha fazla; ama belki iyi yaşatır. “Ah bir zengin olsam” şarkısındakince değil yani sayıp döktüğüm!
 
Benim bahsettiğim zenginlik sadece OKSİJEN. Oksijen zenginiyseniz eğer, daha başka bir zenginlik sizinle yarışamaz…

Para bile. Ki para solunmaz. Gıda alır havyarından tropik meyvesine; ama gıda değildir. Doğru, parasız yaşanmaz. Yaşam kalitesi paraya bakar bir yerde. Ama kararıncası olduktan sonra geri kalanı oksijen zenginliği olmalı zenginliğin.

Öylesi zenginseniz eğer, karnınızın yanında gözleriniz, kulaklarınız da doyar. Dağlar, ovalar, kuş sesleri ile. Ve en önemlisi bunlarla ruhunuz doyar.

Bu zenginlik bir tatille bile edinilebilir kimileyin. Yaz tatili değil; pastırma yazı tatiliyle mesela.

O halde şu zenginlik kavramını hiç vakit kaybetmeden bir irdeleseniz…
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 07.11.2016, 11:49


Paylaş :

27 yorum:

  1. ahhh bir zengin olsam para rara rara para rara rara ram.yemin ederim şuan oksijensi zenginlik olarak görüyorum, yaşadığım yerin havası o kadar kirli ki, sabahları uyanamıyoruz bile; ama yani ne bilim para zengini de olsam iyiydi hani, o zaman gitmek istediğim görmek istedğim her yere gidebilirdim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)))))
      Haklısın. Çok şeyi yaptıran, gezdiren, ısıtan, doyuran para. Elbette beli oranda gerek ve hayat ancak öyle sürebilir.

      Ama yeterincesinden sonrasında bir yere tıkılıp paranın esiri olmak da ..... Tercih tabiii. Çoook zengin olmadığımdan da bu konuda fikrim olmayabilir. Çoook zengin olmak benim içiçooook oksijenli bir yerde, dağlık, makilik, ormanlık yerlerin kıyısında nefes almak demek çoklukla.

      Tamam, sen her yere gidebileceğin kadar zengin ol o zaman :)))

      İşin doğrusu, zengin olunca zaten böyle doğru, yerinde ve hak eden, değer harcamalar yapmak. Yani lüzumsuz, gösterişe, markaya dayalı alış veriş turları değil de Roma'ya Paris'e, dünyanın her yerine kültür ve doğa turları iyi olur gerçekten.

      Bakalım ben nereye giderdim... Patagonya, Kamçatka ve Kuzey iç Asya olurdu sanırım.

      Sil
    2. :) bilmiyorum hiç o kadar çoook param olmadı, şuan arabamı değiştirmek için nasıl bir yol izlueceğimi düşünüyorum mesela, bankalar tefecilerle özdeş.ben ilk Mısır' a gitmek istiyorumm

      Sil
    3. :)))
      Bunca düşünüyorsan mutlak bir yol bulacaksın diye düşünüyorum :)))

      Mısır mı? Piramitler nedeniyle mi? Çocukken okumuştum ilk özelliklerini. Sırası geldiğinde ben de görmek isterim orayı. Ama öncelikli değil benim için.

      Sil
    4. benim de çocukluğumdan kalma bir şey ve hiç değiştirmedim, tabi sonra italya fas ne bileyim her yeri görmek istiyorum

      Sil
  2. Istanbul'da Yakacık Pendik civarinin arka taraflarinda orman vardır. Bir gün yolum dusmustu. Otobüsten inince ve o havayı içime çekince nasıl mutlu oldum anlatamam. Başka ormanların havasına da benzemiyordu. Bu hissi paylaşmak istedim... Hava bedava diyoruz hani. Değil azizim o da parayla. Bir otobüs biletine bakıyorda olsa parayla:/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))))

      O bedava oluşlar Orhan Veli'nin şiirinde kaldı galiba :)))

      İnsanlık sistemi böyle. Takas değil para ile her şey. Tamahkarlık kötü. Yeterincesi elzem, şart tabii. Çalışmak o yüzden. Alın teriyle. Helalinden.

      Sağlık, ısınmak, barınmak, doymak, kuşanmak hep bedeli olan şeyler. Ama insanlar bunlara kaptırmışken biraz da oksijenin satın alınamayacak bir zenginlik olduğunu unutmasa.

      Su, şişelenebilir; ama oksijen?

      Sil
  3. Bu aralar oksijen bakimindan bile zengin degilim, hem koca yaz tatil yapmadim, hem de bircok olumsuzluk birlikte nefes aldirmiyor bu aralar.. Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şey mutlak düzelecektir. İnşallah en kısa zamanda sizden bunları da duyarım :)

      "Before down it is always dark- Şafaktan öncesi daima karanlıktır-" diye atasözü yapmışlar bu gerçeği İngilizler, değil mi?

      Sil
  4. Bence de en büyük zenginlik dogaya yakin yasayabilmek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dağların, ormanların, kuşların, sus sesinin ve hepsini kuşatan oksijenine sahip olmanın zenginliğinin farkına umarım daha geç olmadan hepten farkına varırız :)

      Sil
  5. Hayat boyu maddi zenginliği hiç düşünmedim. Hatta bazen üstümdeki giysiler yanımdakilerden farklı diye huzursuz oldum, değiştirmek istedim. Ama sağlık her zaman öncelikli sıradaydı. Sonra huzur. Ve hep bunlara ulaşmada ilk sırada sevdiklerimin olmasını istedim. Eşim, çocuklarım, yakınlarım. Nedense kendim için istemenin bencillik olacağını düşündüm.
    Bu yazıyla çok uyuşacağını düşündüğüm bir Şener Şen filmi geldi aklıma: Eşkıya .Harikaydı.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar benzeşiyormuşuz bu konuda.

      Sağlık olabilecek en büyük zenginlik. O da oksijensiz olmuyor yine :)

      Sil
  6. Şansınıza bugün ızmırde şahane bir hava var:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hava harika. Az önce burada "kumara" denilen yaygın adları koca yemiş ya da dağ çileği olan yabani meyveden toplayıp yemek..

      Yıkamadan hiçbir şey yemem; ama yıkamadan yedim bu kez koca yemiş, dağ çileği ya da kumarayı :)))

      Hava limonata gibi. Yazlıkçılar kışlıklarındalar. Bu yüzden ortalık sessiz, gürültücü hiç kimse yok. Dolayısıyla kuşların sesi var sadece. Ne konserler veriyorlar. Ne solo, koro, trio, dörtlü, beşli, serenat, konçerto, oda müziği... Hepsi ardı ardına....

      Sil
  7. oksijen zengini olalım, gönül zengini olalım, insan zengini olalım, vicdan zengini olalım :)
    Fotoğraflar yine birbirinden güzel :)
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çoook güzel bir bağlayıcı yorum. Hepsinden de olalım.

      Çok teşekkürler resimler için görüşlerine :)

      Sil
  8. Pastırma yazı tatili tuttum ben bunu 😉😘❤️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaz tatili yorucu ve karmaşada. Pastırma yazı tatili, sakin ve dinginlikte geçiyor :)

      Sil
  9. İnsan parayı amaç değil araç edinmeli ne güzel de yazmışınız asıl zenginliği...
    Bir de gözlerimiz doyuyor bu güzel fotoğraflarla:)))
    Teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın. İnsan vr para konusundaki yaklaşımında :)

      Çok teşekkür ederim :)

      Sil
  10. oksijen sahiden de bazı yerlerde ne çok var ama insan yorulmuyor di mi hiç. sanırım altınoluk datça didimde filan öyleymiş :)

    YanıtlaSil
  11. Hepsini de biliyorum. Datça'da devre mülkte harikadır. Arka dağ ve sarı çam dolu. Zeytin dolu orada. Ancak son birkaç yıldır korkunç yapılaşıyor. Korkunç kalabalık. Zaten buranın bakımı yani çatısı, birkaç yılda bir ille gereken iç dış boyası , bahçesi filan oraya izin vermedi Babam'dan sonra.

    Datça en sevdiğim iki yerden biri. Biri de burası. İkisinden de vazgeçemem ve havaları aynı. Nem yok, yani mesela Kuşadası gibi cıvık vıcık değil, yapış yapış değil. Ve ikisi de rüzgarlı yani sörf diyarı.

    Altınoluk'ta birkaç kez bulundum.Isınılacak gibi bir yer gelmedi bana. Datça ve Çeşme yıllardır belki de bende alışkanlık da değil de kenıksanmış olduğundan. Didim mi? Dayımlarda bir kez kaldım. Akrabaların kuzenlerin çoğu orada. Hep de isterler ille oralı olalım diye ama ııı ııııhhhhh...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) oksijem olunca hemen fark ediyor insan dimi. deniz kenarı orman olunca en çok belli oluyo gibi ya. çok farkediyo di mi yaa.

      Sil
    2. Dağda, ormanda, deniz kenarında; ama mesela bir İstanbul değil:) oksijen keyif katıyot keyfe ki ben kitli havadab hiç haz etmem. Oksijen delisiyim. Bir deliliğim varsa eğer o da oksijen. Her şeyin temizi öncelikli elbette, havanın da tabii.

      Yorgunluk yapan şey laktik asit yani süt asidi dediğimiz şeymiş. Onu tek oksijen parçalarmış. Hücrelere oksijeni de demir taşıyor.

      Rüzgarı da o yüzden severim. Havayı temizler, çökeltiyi dağıtır. Burayı da en çok o yüzden, etraftaki ardıç ormanı nedeniyle sevmiştim zaten. Orman olursa oksijen, temiz hava, kuş cıvıltısı, yabani meyveler, otlar da oluyor. Dağ çileği bile topladım. Bugün de devamı gelecek galiba toplamanın.

      Sil
    3. Bu arada her defasında olduğu gibi bu defasında da büyük dizüstüm arızalandı. Nereden çıktı bu gelenek anlayamadım. Okuş defteri büyüklüğündeki hp'me kaldım. Zorlanıyorum. İmla, yazım hatam olursa bu yüzden...

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci