5 Aralık 2016 Pazartesi

Kırağı Çağrısı

Sabahın ayaz soğukluğundaki  grisinde yokuşu inerken  sağı takip ettim bugün. Fazlasıyla kurumuş yabani havuç çiçeği çanağı var çünkü yolun kenarında. Yazdan kalan artık yabanileşmiş çavdar başaklarının sapları ve başka otların hayli boylanmış kuruları arasında. 

Buğulu bir sabah olduğundan kurumuş çiçeklerin, otların üzerinde kırağı olacağı belliydi. Amacım, kırağı tutmuş çanakları çekmekti.

Ellerim eldivenli. Servis geldi gelecek. Yine de tam beklediğim gibi kırağıdan ışıl ışıl parlayan, yanıp sönen  çanaklardan birkaç kare çektim, zorlanarak.

Yaz boyunca yanından geçtiğim, komşu siteden budanıp atılmış, morumsu mavi renkte, yalın; ama zarif çiçekler açan bir yayılıcı mı, sarmaşık mı tam emin değilim bitkinin yerde uzayıp gittiği ince dallarındaki yapraklarına takıldı gözlerim. Yanıp sönerek, göz kırparcasına, gıpgri sabahta ışık saçan kırağıların çağrısıydı bu.

Kırağı tutmuş yaprakların güzelliği en az yazın aralarından  morumsu çiçekler  sunan yapraklar kadar görkemliydi.

Kimi yapraklar kahverengine dönmüştü kurak, susuz sonbahar boyunca haliyle. Öyle güzel bir tezat oluşturuyorlardı ki hala yeşil yapraklarla.

Tüm yapraklar kırağıdan allıklar sürünmüş, yanıp sönüyordu bu sabah Ankara’daki bir yokuşta.

Fotoğraf gruplarımdan sonra blogumda...
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 05.12.2016, 20:47


Paylaş :

42 yorum:

  1. Kaleminize sağlık, ne güzel yazmışsınız. Fotoğraflar da harika. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Kırağılı yaprakların güzelliğine doyulmuyor :)

      Sil
  2. Şahane görüntüler bunlar bayıldım :) Bende her sabah kırağı görüyorum yem yeşil örtünün üzerine beyaz bir örtü seriliyor ve şahane görünüyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kırağıdan örtü. Çok güzel düşünmüşünüz :)

      Sil
  3. Sayende insanın çevresindeki küçük ayrıntılara bambaşka bakası geliyor. :)
    Kalemine, çevrene olan ince düşüncene sağlık. Doğrusu ben senin kadar ince düşünüp, bir yaprağın barındırdığı ahsenliği yakalayamıyorum. Senin gibi hayatta ki küçük unsurları yakalamak isterdim, dilerim bu alışkanlığın daha doğrusu alışkanlıktan ziyade bu düşüncen hiç tükenmez, Yasemin. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazdıkların sevindirdi okuyunca.Benim algıda seçiciliğim de bu yönde yol almış galiba :)

      Çok teşekkür ederim :)

      Sil
  4. Çok güzel ya. Dünyanın tüm kaosundan uzak öylece duran yapraklar. Valla tüm sıkıntımı alıp götürdü bu resimler. Tam vaktinde baktım, güzel bir uyku çekerim artık.

    YanıtlaSil
  5. Ama Yasemin;
    Farketmeseydin bu güzellikleri,nasıl üzülecekti yaprak bu güzelliği sergileyip de ,görülmediğini.
    Ellerine-gören gözüne sağlık arkadaşım...
    Kimbilir üstüne basıp kaç kişi geçti de sen basmadın ölümsüzleştirdin onları...Sağol.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Di mi Merihcim? :) Yaprak üzülmesin diye zaten her şey :)
      Çok sevgiler arkadaşım :)

      Sil
  6. Sabah işe giderken park halindeki araçların camları da hep kırağı olmuştu.Trafik kötüydü ve gizli buzlanma olduğu için biraz geç vardık işe :( Kış,iyice kendini hissettiriyor Ankara'da...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tipik Aralık ayı Ankara sabahı :)

      Sil
  7. Yasemin abla varya olaysın, bizim bi ağlamadığımız sabah soğuğunda sense fotoğraf çekeviliyosun, o el deklanşöre nasıl gidiyor nasış basıyosn, ben arabayı parmaklarmn ucu ile kullanyorm resmen, ha ama tabiki fotoğraflar çok güZel

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Meltemcim. Oluyor işte. Kaşla göz arasında.

      Sil
  8. Her mevsim bambaşka güzelliklerle geliyor hayatımıza :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, ayrı ayrı güzellikleriyle :)

      Sil
  9. İkinci fotoğraf, kar tanelerini andırıyor... Gören gözlerinize, kaleminize sağlık... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fotoğraflarda başlı başına, kocaman bir görüntü gibi duranlar aslında bütünde ufacık bir parça. Karşımıza çıkıp fotoğraflanınca da ufak da olsa bir mutluluk :)

      Sil
  10. Onları da unutmamak lazım değil mi bu koşuşturmaca da... varlıklarını hatırlattınız...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Koşturmacanın ufak molaları :)

      Sil
  11. Çok güzel kareler yakalamışsınız :) Tablo gibi. Havalar soğuk üşüyoruz ama bu yazılarınız içimizi ısıtıyor ❤️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Ayaz var buralarda da. Sert rüzgarla hayli soğuk. :)

      Sil
  12. Çoğu insanın baktığı şeyleri siz ne güzel görüyor ve gösteriyorsunuz:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Buna çok sevindim. Çok teşekkürler :)

      Sil
  13. Her mevsim ayrı güzellik sunuyor bize. Görmek için göz lazım. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız. Her göz ayrı şeyi seçiyor. Algıda seçicilik yani göz lazım :)

      Teşekkür ederim.

      Sil
  14. Vahşi doğa sadece balta girmemiş ormanlarda bulunmaz. Bir bakmışsın ki; kaldırım taşları arasında küçücük çiçekçikler gülümsüyor insanın yüzüne. İnce düşünenler için büyük bir lütuf sanki. Bilinçsiz ayaklar beni çiğnemeden beni sevin ve beni koklayın der gibi insanın yüzüne hüzünle bakıyor gibi. Onların da bir dünyası var tabi diğer canlılar gibi. Onlar da bir mevsim yaşar ve giderler. Ot olur, saman olur belki de bir seyyahın objektifinde sabitleşir ve gülümser yüzümüze ve kalbimize.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğiniz gibi, kaldırım taşları arasında hatta asfaltta bile bazen baş veren gelincikler, pisi pisiler, çıtlıklar, alim düğmeleri
      görünce gülümsememek elde değil.

      Sil
  15. Tam da belirttiğiniz gibi nasıl da yakışmış allıklar. Bu minik parıldamaları seviyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Di mi? Kırağıdan allık sürüyorlar kışları :)

      Sil
  16. Süslenip püslenmişler yapraklar :)
    Ellerinize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pek de yakışmıştır. Çok teşekkür ederim :)

      Sil
  17. Güzel kareler çekmişsiniz. Yaznınızda kış olmasına rağmen sıcacık sizi beyenerek takibe aldım.
    benim bloğuma da beklerim:))
    http://mothers-dream.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Birazdan blogunuzdayım. Sevgiler :)

      Sil
  18. Sevgili Yasemin havuç çiçeğinin kırağısını görüntüsüne bayıldım ne güzel yazmış ve fotoğraflamışsın.
    Tesadüf ben de bu postum da konum kırağı idi
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Akşama uğruyorum sayfana. Hemen kırağıyı okumak için :)

      Sil
  19. Bir huzur kapladi icimi 💕💕

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl dinlendrici, başka şeyleri düşüncelerden kovucu bir hali var değil mi? :)

      Sil
  20. Güzel, mini buz kristalleri! :)
    Kırağı ilk gördüğüm yaşlarım ilk okul çağlarıydı, bulunduğumuz yerde değildi fakat ailece bir yere gitmiştik, sabah kalktığımız da o güzelim kırağını görmüştüm, hemde güneşli bir havada. Çünkü güneşli hava da ışıl ışıl yıldız gibi parlayan bir görüntüsü oluyor. O görüntü, benim çocuk aklımı ele geçirmişti, çocuk aklımla tee o günler de burası farklı bir gezegen diye dolaşıyordum o çevrede :) yüzümde ki gülümsemeyi halen daha hatırlayabilirim. Annem bana, buz kristalleri onlar demişti, o buz kristalleri de oradan kalma oldu eheh. Güneşli bir havada kırağı görürsen hiç kaçırma ve resmini hemen çek derim.

    YanıtlaSil
  21. Bu resimleri güneş henüz doğduktan sonra çekiyorum. Saat yedi otuzda henüz tam aydınlık değil. Sokak lambaları yanıyor. Roman tasvirlerindeki gibi uzaklardan köpek sesleri geliyorken.

    Macaristan'da güneş altındaki kar resmi çekimlerim var. Onlar elmas kırıntıları gibi yanıp sönüyordu.

    YanıtlaSil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci