12 Aralık 2016 Pazartesi

Kış Arısı

En son Mayıs ayında kullanmıştım. Ondan beridir de yerinde duruyordu. Dün bu havalarda  iyi gider diye aklıma gelmişti. Çıkmak üzere olduğumdan üstelememiştim.

Bugün, yani Pazar günü  çıkmadan önce yine aklıma geldi. Kullanmak üzere yerinden aldım. Boğazlı da, sıcak tutar. Ortalık buzlu olmadığından da gayet uygun.

Ayaklarıma geçirip asansöre yöneldim. Çağırmak için düğmeye basmıştım ki feci bir acı hissettim. Zehirli iğne değdi sanki. Anladım. Bir iğneli böcek, muhtemelen arı, yuva bellemiş olmalı hiç olmayacak bir eşyayı .

Aklıma ilk ayakkabılarda yaşayan bir böceğin ısırığının tehlikesi geldi. Bu böcek, ayakkabılara yerleşirmiş. O yüzden olmaz olmaz dememeli kullanmadan önce ayakkabılar ters çevrilip içinde bir şey varsa düşsün diye sallanmadan giyilmemeliymiş. Zehrinden kurtuluş yokmuş çünkü.
 
Daha önce, çoook seneler önce,  Davutlar’ın o upuzun sahilinde  sabah yürüyüşünde iken yaşamıştım bunu en son. Karşı Sisam Adası’ndan bize bilerek gönderildiği söylenen sayısız  eşek arısının yorulup düştüğü  denizin üstünü sanki uçsuz bucaksız yosunmuşcasına kapladığı o sabahlardan birinde sahilde yürüyüşteyken kıyıda kum tanesi kadar çok arı vardı. Kimisi ölü kimisi baygın. Arıların olmadığı kuru, sıcak kumlardan ilerliyordum. Çünkü dalgalar, denizin üstündeki tonlarca arıyı her vurduklarında sahile bırakıyor,  baygınlığını atıp kendine gelen eşek  arıları da arı olduklarını hatırlıyordu.

Arıdan hiç korkmam. Her yan arı ile kaplı olduğundan arısız kumlarda ilerlerken  gözüm hep dağ silsilesinde olduğundan kumlara bakmıyordum. Birden sol ayağım yandı. Sisam Adası’ndan gelen bir arının işiydi bu. Acıdan zıplayınca sağ ayağım da yandı. Birkaç saniye bile geçmeden ikinci kez bir arı işgüzarlığıyla karşılaşmıştım. Hem de iki arının sokması. Anlatılır gibi değil. Uzunca bir süre nefessiz kalmak. İki arı iğnesinden salınanların yaşattıkları. Hemen kumlara oturdum düşercesine de bir türlü kalkılamıyor ama. Dışarıdan bakanlar, Sisam Adasına karşı kuma oturmuş, ufku seyrediyor sanmıştır kesinlikle. Oysa bazı şeyler hatta belki her şey uzaktan görüldüğü gibi değil. O an iki eşek arısının  arılığının sancıları yaşanmaktaydı.

Bunlar  geldi aklıma uzun konçtaki onca bağcığı çözerken. Ayağımı çıkardığımda çorabıma koskoca bir eşek arısı yapışıktı. Arının İğnesi, Zehir; Zehir, Acı Demek!

Ah arıcık, bir kereliğe mahsus bir zehrin var. O bir kerelik zehrini de bir kez kullandığında senin için her şey bitiyor.

Bu mevsimde yuvasında olmayan bir arı. Kış arısı bir eşek arısı. Eksi kaç dereceleri görüyor buralar, bu sıralar. Sabah sekizde -6 derece ısı. Ama hala, Aralık ayında nasıl oluyorsa çamların arasında arılar, sinekler uçuşuyor. Kelebekleri üç haftadır göremiyorum. Kasım ayı ortasına kadar uçmaktaydılar her yanda.

Anlaşılan ayakkabı hele de dağ için olan konçlular yani boğazlılar kışlık arayan arılar için korunaklı gözüküyor. İçeri girip kendilerine bir dolapta yer arıyorlar galiba. Oysa arılar evcil hayvan sınıfından değiller.

Ve anlaşılan “evde arı ne gezer” filan dememeli, onlar öyle demiyor çünkü.

(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 11.12.2016, 18:00
Acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci

Paylaş :

44 yorum:

  1. ne ilginçmiş o arı kasırgası :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zeus Mağarası vardır oralarda. Yürüyerek gidip içindeki gölün resmini çekerdim. Kalabalık olurduk göle giderken. Tarlada kadınlar çalışırdı Mağaraya tarladan giriliyordu. Şimdi nasıl oralar, Zeus Mağarası bilmiyorum. Uzun zaman oldu görmeyeli. Girişinde resmim var.

      Eşek arıları denizin üstünü kaplayınca sarı dalga gibi gözükürdü. Dilek Yarımadası'nda da arılar çoktu.

      Ne güzel unutmuştum arıların iğnelerini. Bu seneye kadar. Ama arı sokması iyiymiş. Şifaymış :)))

      Sil
    2. o dalgayı görmüş olmak isterdim yaa fotosu var mıı :) arıdan ödüm kopar, bikaç defa ısırdılar, ya elimle üstüne bastım bilmeden ya da üstüne oturdum da ısırdılar ama :)

      Sil
    3. Sahilde resimlerim var. Dağlar da var :)
      Yayınlarım. Oraları anlatmamıştım. O vesile ile. Zeus Mağarası'nı anlatsam.

      İçinde küçük bir mağara gölü olan bir mağara. Girişi sarmaşıklarla kaplıydı. Çok güzeldi. Umarım hala öyle kalmıştır diyeceğim ama.... :)

      Sil
  2. Hocam geçmiş olsun. Dikkat edin zehirlenme felan Allah korusun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Allahtan arı alerjim yok.

      :)

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Bir gün sonra geçiyor :)))

      Sil
  4. geçmiş olsun, sıcak yer bulduklarında yaşamaya devam ediyorlar demekki..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Trekking ayakkabısı olduğundan çırpsam bile düşemezdi. Neyse şifalı olduğunu söylerler arı zehrinin. Romatizmalılar özellikle arı sokmasını isterlermiş.

      Sil
  5. Aman Allah korusun, bugüe kadar hiç arı ısırmadı ama korkarım açıkcası, siz korkmuyrmuşsunuz ne güzel :) o arı kasırgasının fotoğrafını bende merak ettim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arıdan korkmam
      O sıralarda ki yedi yıl boyunca oradaydık Sisam Adası'ndan hep gelirlerdi. Yorulup suya iner ya da düşerlermiş. Kıyıdaki sular arı dolu olurdu. Dalgalarla kıyıya vurunca çoğu baygınlığını geçirip arı gibi çalışmaya koyuluyordu :))))

      Sil
  6. geçmiş olsun arı sokmasını hıc bılmem bılmekte istemem:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında faydası da varmış. Romatizmalılar özellikle dizlerine arı koyup zehrini isterler.

      Sil
  7. Valla çocukken ben de arı sokmasını merak edip zorla arıyı sıkıştırmıştım.Arı da tabi dayanamayıp sokmuştu beni :) Doğal antibiyotik derler :) Bir şey olmadı bana :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, doğal antibiyotikmiş. Arı alerjisi olanlar için sıkıntılı arı sokmaları :)

      Sil
  8. Geçmiş olsun. Hiç arı sokmadı beni valla en büyük korkularımdan biri :)

    YanıtlaSil
  9. Nat geo wild misali :) çok geçmiş olsun, arı seni gafil avlamış.
    Umarım kötü bir şey yoktur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arı alerjim olmadığından çok etkilemedi. Bir gün ayağım kötüydü. Şiş ve sızlamalı. Sonra geçti. Arı kötü ama :((((

      Sil
    2. İyi kurtarmışsın durumu, bazı arıların iğnelerinde enfeksiyon olabiliyor. Arı için yapabilecek bir şey yoktu, üzülmemelisin.

      Sil
  10. Geçmiş olsun... Ne ilginç bir yer bulmuş kendine... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yuva yapmaya üşenmiş sanırım :)

      Sil
  11. Ay çok geçmiş olsun, arı sokması da ne fenadır iyi bilirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Bir gün boyunca fena :)

      Sil
  12. Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Arının kış şakası :)

      Sil
  13. Geçmiş olsun. Sanırım bundan sonra ayakkabı dolabına daha ürkek yaklaşacağım..
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  14. Geçmiş olsun ; Zarar vermemiş Allahtan.
    Ben de korkmam ancak zehirlenme öyküleri duyunca tırsarım azıcık...
    Severimde çalışkan tatlı kerataları malum.TATLILAR.

    Denizde balık çarpması yaşadım da ölüyordum az kalsın,zehirlenme durumları korkunç gerçekten...
    Arı kasırgası bana da çok ilginç geldi doğrusu.
    Sevgilerimle...BAL kal arkadaşım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bugün bal akıyor kaleminden Merihcim.

      Erdek'ten bilirim çarpan balıkları.
      Hiç denk gelmemiştim; ama korkulu rüyamızdı :)

      Sil
  15. Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Yazın değil de kışın arı :))))
      Tam şaka :)

      Sil
  16. Olabilir,arı da şaşırmış olabilir :)

    YanıtlaSil
  17. :)))
    Bütün olasılıkları düşünmek lazım, değil mi?
    :)))

    YanıtlaSil
  18. Biraz tatsız bir olay olmuş, çok geçmiş olsun ama okuması o kadar keyifliydi ki. İçimden yahu bir arı sokması olayını nasıl bu kadar keyifli okunacak bir yazı şekline dönüştürmüş bu kadın, valla bravo dedim. Sonra dışımdan da diyeyim diye yorum yazdım :)
    Gülüşüm tabii ki de olaya değil. Tekrardan geçmiş olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok hoş bir dışavurum olmuş. Ben de aynı keyifle okurum.

      Sırası gelmişken, bu dışavurumları okumak da benim için çok keyifli. Kim istemez böylesi yorumlar yazılsın da o da okunulsun diye. Ben isterim :)))

      Çok teşekkür ederim <3

      Sil
  19. Kıssadan hisse yazısı olmuş, sadece yazın değil her zaman dikkat etmeli, onlar da direnebildiği kadar direniyor hayatta kalmak için.Arı çalışkan, yine de boş gitmedi böyle faydalı yazıya vesile oldu. Sizden iki ricam var. Acı Bir Kahve Tadında'nın yazısında söz ettiği -Dağların arasında taş dantelden bir siluet- yazınızı searchden bulamadım, tarihini yazarmısınız? İnstagram hesabınız varsa güzel fotograflarınızı oradan izlemek isterim. Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İshak Paşa Sarayı yazım ve fotoğraflarımdan bahsetmiş Yusuf Aslan. Ona bir kez daha teşekkür ederek yazımın linkini bırakayım;

      https://acemidemirci.blogspot.com.tr/2016/05/daglarn-arasnda-tas-dantelden-bir.html

      Tarihi: Pazar, Mayıs 22, 2016

      Çok teşekkür ederim :)

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci