18 Ocak 2017 Çarşamba

Sulu Sepkenli Karanlık Sabah; Şemsiyede Damlalardan Müzik

Sabah sabah ortalık kapkaranlık. Oysa bu yıla dek bu saatte ortalık çoktan ışımış, aydınlanmış olurdu. Bu seneyle birlikte sabahın rengi gece. Alacakaranlık yani. Sabah demek, ne kadar doğru bu karanlığa, o da  belli değil  ya.

Girişin sundurmasından  kurtulup ön bahçeye inerken şemsiyesini açtı Itır. Başının üzerine tutar tutmaz da yağmurun sesi duyuluverdi. Pıt pıt. Nasıl güzel bir ses. “Kardan gözümüzü açamadığımız şu günlerde yağmuru  özlemişiz” diye düşündü Itır…

Damlaların orkestrası hemen yanı başta konser veriyor. Yani şemsiye saz, damla pena; derken bir müzik ki su ferahlığında. Yağmur damlaları, do, re, mi, fa, sol, la, si diye düşüyor  düzensizce. Nasıl dilerse artık. . .

Su, nehirde, denizde, gölde, karda, yağmurda, bardakta, vahada, kuzey kutbunda biçim biçim, hacim hacim. Laciverdinden turkuazına, yeşilinden, buz beyazından buz mavisine her renkte su,sıvı, katı, gaz her haliyle güzel. Çünkü hayat güzel. Çünkü su, hayat.

Tam rampanın başında Itır. El ayası iriliğinde bir şey düşüyor şemsiyesinin kenarından. Beyaz bir kuş tüyü olamaz, ne çatı altında çünkü ne de ağaç altında değil. Rampayı inerken  bir araç geçiyor. Her sabah rastladıklarından biri. Sokak lambalarının yanmadığı sabahın bu karanlığında  geçen arabanın farında seçiyor ki yağmurla karışık kar yağıyor. Sulu sepkenli sabah, bu sabah.  

Yağmur, solo değil o an; iri cevizden de büyük taneler gibi yağan kar ile koro halinde. Far ışığına yakalanan tanecikler, ıslanmış pamuklar gibi savrulurken yağmur damlaları eğik eğik düşüyor.

Birkaç gündür bu koyu karanlık sabahta ne sokak lambaları ne cadde ne de daha aşağıdaki Ankara'nın  en işlek caddesinin bu kısmı yanmıyor. Sabah iyiden iyiye kararmış halde artık sabahlar yani.

Itır’ın bindiği servisin kaptanı bir baba duyarlılığında neredeyse. Gerçi servistekilerin çoğuna baba olacak yaşta değil; ama o kadar duyarlı. Bu hafta başından beri önceki servisi erken bırakıyor. O yüzden erkenci artık.

Bu kez iyiden iyiye erkenci. Geceden sıyrılamamış sabahın hüküm sürdüğü sokak lambaları yanmayan caddeyi kesen yokuşun hemen başında servisini bekler görüyor Itır. Kaptan gelmiş ve yokuşu  bile çıkmış. Itır'ın yolunu kısaltmış yani.

Bali kaptan aslında emekli. İki çocuğundan biri evli. Eşi, torun bakıyor. Diğer oğlu da üniversitede okuyor.  Evli oğluna krediyle aldıkları evin borcunu ödeyebilmek için çalışıyor Bali kaptan. Yoksa hayli yorgun.

Kapıya varıyor Itır. Kaptanı göremiyor bir an. Servis boş olamaz. Arkada camları mı siliyor acaba?

Biraz gözü karanlığa alışınca kaptanın koltuğuna kaykılmış uyumakta olduğunu fark ediyor. Dün çok öksürdüğüne bakılırsa kesin hasta ve her yeri kırılıyor olmalı. Servis kapısının yarısını kaplayan kalın cama tıklıyor Itır böyle düşünürken. Bali kaptan uyanıyor, düğmeye basıp kapıyı açıyor.

 “Erken bitti önceki servis. Onları bıraktım. Saat yediden beri sizi bekliyorum” diyor.

Itır servise binip yerine geçiyor. Şimdi şemsiyesi kapalı. Yağmur damlalarının sesi yok; ancak servis camına düşen damlaların ses çıkardığı oluyor. Bir de yoldaki su birikintilerinden kalkan araçların lastiklerinin sıçrattığı suyun foşurtusu.

Ankara’nın o en işlek caddesinde trafik her zaman kalabalıktır. Bir tek kar yağarken seyrekleşir. İş için, okul için ya da zorunluluklar gereği yola araba ile düşmüşlerin farlarında el ayası iriliğinde kar taneleri ile yağmur  damlalarının yatık yatık yere inişleri bu kez suyun başka bir şarkısını andırıyor.

Bali kaptan  öksürürken bir yandan da içerinin ısısını kontrol ediyor. “Şimdi falanca hanımlar üşümüştür. O yüzden  içeriyi iyice ısıttım. Soğukta bekliyorlar,ısınsınlar.”

Yağmur altında şemsiyesiz beklerken ıslananlar bindikten sonra “Ooo ne güzel, sıcacık” derken  babacan kaptan  hastalığını unutup mutlu oluyor. Şemsiye ile binenlerin kapadıkları şemsiyelerinden servis koridoruna damlayan taneciklerden çıkan ses,  sanki birazdan tümden susacak bir radyonun kısılmaktaki sesi gibi geliyor  o an.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL V(Acemi Demirci), 18.01.201716:47
Acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci

Paylaş :

18 yorum:

  1. Yağmur ve kelimeler raks etmiş yazinizda. Yüreğinize saglik:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sulu sepkenli bir sabahın güzelliğinin imzası :)))
      Bu sabah hava kokuyor. Çok kirli. Sis var.

      Çok teşekkür ederim.

      Sil
  2. ayyy çok tatlı bu yaaaa ne güzel insancıl :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her sabah bir saatlik yolu çekilir kılıyor böylece :)

      Sil
  3. Çok güzel bir yazı olmuş. Tebrikler..😊👍

    YanıtlaSil
  4. İşe giderken yollar hala karanlık,sokak lambaları yanıyor :( Uzasın artık gündüzlerrrr...

    YanıtlaSil
  5. Fotoğraflar çok güzel. Kaptan ne tatlı bir insan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler.

      O bildiğimiz eski insani değerleri taşıyan biri. Servis sürücüleri ile ilgili bazı öykülerim de var. Henüz yayınlamadım. Farklı sürücüler. Ve ben yazarken de çok gülmüştüm. Komik onlar da :)

      Sil
  6. Ne zor şartlar insanlar için. Emekli ol ama yine de çalış:( Artık aydınlansın günler yaaa:( Kaleminize sağlık... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Grip salgını geçsin. Sabahlar ışısın. Bahar gelsin :))))

      Sil
  7. karanlığı sevmiyorum, aslında saatler geri çekilmeynce ilk sevinmiştim çünkü akşam çıktığımda her yer zifiri karanlık olmayacktı bu durum asabaımı bozuyordu sabahları bana dokunmuyor işim 9 bucukta başıyor 9 da uyansam yetişiyorum, bencillik ettiğimin tabi kiii farkındayımm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bayağı bir öyle olmuş Meltem :))) Ben zifiri karanlıkta, sokak lambaları yanarken hatta bazen hiçbir yerde nedense artık yanmadığı saatte çıkıyorum. Neyse ki 2017 ile beraber artık servisimiz erken gelip beni bekliyor, ben beklemiyorum.

      Sil
  8. Kaleminize sağlık, uzasın artık gündüzler, bahar gelsin yaz gelsin yetti bana bu kadar kış :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cemre takvimini andım bugün. Şubat'ın sonu bir gelsin... Şubat iyi, anlayışlı. Çekse çekse en fazla 29 çekiyor :)

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci