3 Nisan 2017 Pazartesi

Ben Severim Nisan’ı

Nisan, güzeldir. Güzel olmasa kadınlara ad olur muydu? Kendi adıma yağmuru olan tek ay. Gökteki ay geceleri doğar; böylesi ay, kışın üzerine doğar. Buzların üzerine. Ortalığı ısıtmak için. Ben severim Nisan’ı.

Baharın kapısı Nisan. Yazın eşiği. Mevsimlerden baharsa akla ilk Nisan gelir. Mayıs da biraz biraz dahildir; ama Nisan çiçek çiçektir.

Güzel de başlar. Şaka Günü ile. Bu sene ne şaka yaptım ne de şaka yapana rastladım 1 Nisan günü. Oysa adettendi. Demek ki unutulmuş bu adet.  Neyse, seneye yapmayı unutmayalım artık şakaları da adet yerini bulsun. Bu yılki gibi tekdüze, sıradan geçmesin…

Uğurlu gelen, olan nedir  filan hiç bilmem deee… Nedense benim için iyi şeyler hep Nisan ayında olur. Belki aylardan uğurlu olan bana.  Ne varsa “iyi ki” dediğim hep Nisan ayında kendini göstermiştir. Diyelim ki yedi yüz kilometre ötedeki öbür ucu ilk Nisan ayında görmüştüm otuz yıl önce. Etraf trafiksizdi. Makilik. Ardıçlarla çevrili. Zeytinler, şifalı otlar.

Oradaki kuş seslerinin çoğunu Ankara’da hiç duymamışım. Rüzgarla taşınsa da zaten etrafı bürümüş kokular birbirine karışmıştı kekiğinden orkidesine. Keçiboynuzu, incir, zeytin, nar ağaçları, sakız çalıları   kendince bir yarışta. Ardıçların altın pırıltıları reçineleri sanki Rapunzel’in saçı gibi dökülmekte, sızmakta gövde kabuğunun altından köklere doğru. Reçine kokusu da var onca kokunsun içinde her ağacın dalından, kabuğundan akmaktaki.

Doğasının üzerine doğa olamayacak doğuyu ilk görmem bir Nisan ayındaydı. Hayli geç gördüm oraları; ama iyi ki gördüm. Nisan’ın sonunda.

O kadar beğendim ki oraları… İlle batı diye tutturmuşlarca hiç bilinmedik doğası o kadar muhteşemdi ki… Yazıya döktüm o etkilenmemi. “Nisan sonunda; Bahar Gelen Yollarda” başlığı altında. Bu çalışmam, aslında  bir gezi yazısıydı. Ama bir anı dalında katıldım iki dalda katıldığım yarışta bu yazım ile. Sonuç mu? “Evlerimizin Gözleri Sardunyalı Pencereler” adlı yazımla Deneme dalında birinci, “Nisan Sonunda; Bahar Gelen Yollarda” adlı yazımla da anı dalında  mansiyon aldım. Nisan, resim yapmakla birlikte en büyük yatkınlığım olan edebiyatta bile benimleydi yani J Nisan güzeldir. Ben severim Nisan’ı.

Yakınların bebeklerinin doğum ayıdır. Nisan iyilikler getiren bir aydır bu yüzden. Böyle inanırım ben. Hep getirisi olan ay olarak görürüm baharın yağmur gıcırtılı kapısını. Bu inancımı kaybettirecek şeyler olmadı hiç, Allah da göstermesin…

Bahar dalları Ankara’nın bitek topraklarında boy vermiş ağaçlardan bir buket nezaketiyle uzanırken, pek çok parfümün özü olan acıya çalan buram buram büyüleyici bir koku, çiçeklenmiş kimi ağaçlardan yayılırken öğle tatilinde kulaklarda  ortama uygun bir müzik dinleyerek gezerken Nisan çok güzel.

“Yollarına gül döktüm” diye başlayan şarkılar, bu dilekte şiirler vardır. Yoluna gül dökmek nasıl bir şeydir anlamam, görmedim. Canlı, güzelim güllerin yapraklarını yolup da yollara dökmek… Nisan da yollara yapraklar döker. Ama bunu yaparken tek bir yaprak koparmaz tek bir çiçekten. Yaprakları, çiçekler kendileri döker. Geçtiğiniz yollara. Ben severim Nisan’ı.

Çiçeklenmiş koca koca ağaçlar, meyveye dönecek çiçeklerin yapraklarını uzandıkları kaldırımlara, yollara döker sırası gelince. Bu öğlen yollara ufacık pembemsi, kirli beyaz yapraklar dökülmüştü. Ne seyir, oradan geçmek; ne keyif. Çiçek yaprakçıkları canlı hala. Taptaze bir dirilikte. Pul pul. Kaldırım kenarında birikmiş, ince bir kurdela gibi uzanıp gidiyor yol boyunca. Ve kimseler kıymamış onlara yolup atarak. Kendileri gönüllü gül solmuşlar yollara. Gözleri okşamak, kokularıyla burmak için. Ben severim Nisan’ı.

Nisan günler, sonuçta hayatın günleri. Böyle güzellikler içinde belki hüzünlü öyküler de barındırır. Ne çocuklar ne gazetede haber olacak kadınların acıları saklıdır bir günün bir anında mutlak. Belki değil, mutlak. İyi geçmemiş sınavlar, henüz iş güç sahibi olamamış  gençler, işsiz kalmış insanlar, trafikten artık nefret edecek acılar yaşamışlar… Belki hayatın en katı gerçeği olan kayıpların acısını tattıkları ay bu güzel ay. Kolay unutulamayacak acıların yıldönümleri belki. Hele de suçluluk duygusu bırakıyorsa geride kalanlara!

Nisan filan dinlemeyip bahar günü gözyaşı döken analar hala varsa… Hala eve ekmeksiz dönen babalar çaresizlikten kıvranıyorsa.

Belki en kalıcı ayrılıkların şarkısı olabilir bu ay. Belki, artık sevdiklerinden beklediğini bulamadığından ya da çok hırpalanmış, üzülmüş olduğundan dahasına tahammülü kalmamış kırık aksanlı biri, kendini atıverir bir pencereden, apartman boşluğundan ya da… Belki de mavi boşluğa, sulara... Dilinde elveda makamlı ortak ezgileriyle.

Belki bu kadınınkinden başka nice  öyküler dalgalarca kıyılara vurulmaktadır da biz sadece dalga sesini duymaktayızdır. İçli ezgileri değil de. Deniz suyunun da aslında onlardan kalan gözyaşı olduğunu bilmemekteyiz !!

Nisan bir yandan canlanma, doğanın uyanışı, toprağın kabarışı demekken bir yandan da hayatın değişmez öykülerinin de yaşandığı dünya günlüğü elbet… Güzelliklerle çirkinlikler, dosdoğrularla onları eğri yapmaya çalışan vuruşlar, iyilikle kötülük hep bir aradadır her ayın her gününde. Elbette Nisan’da da.  Dünyanın senaryosunu bu ilke üzerinedir. Ve bu senaryo mutlak geçmiş Nisan ayında da oynanmaktaydı, oynanıyor olacak.

Başıma çok sık gelen bir  şey, bu öğlen de geldi. Fotoğraf makinemin hatırı sayılır belleği yine tezden dolmuş. Dolayısı ile fotoğraf makinesi ile çekim yapamayacağım. Aklıma cep telefonu ile resim çekmek bile gelmiyor, telefonu fotoğraf makinesi yerine hiç koymadığımdan. Ama çaresiz kalınca çektim. Gerçi fotoğraf çekme yeteneği hayli iyi bu yeni telefonun. Çektiklerimden beğendiklerim oldu.

Nisan, ağaçlardan dökülen tırnak kadarcık pembemsi beyaz yaprakçıklardan capcanlı mührünü vurmuştu bu öğlen yollara. Oradan geçerken yine teşekkür ettim Nisan’a. Ben severim Nisan’ı.

Hoş geldin ağaçların çiçeklerle şenlendiği bahar kokulu, yağmurlu, kırkikindili ay. Kokusu sokaklarda duyulan, pencerelerden içeri dolan ay.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 03.04.2017

acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci
Paylaş :

22 yorum:

  1. Ben de severim nisanı.Bu ay doğmuşum bahar müjdesi gibi:) Fotoğraflar da güzel olmuş.Emeğinize sağlık...

    YanıtlaSil
  2. Doğum gününü kutlamakta gecikmedim umarım :)
    Eğer geçtiyse, eğer hala gün var ise ki muhtemelen öyle, nice mutlu yaşlara :)

    YanıtlaSil
  3. Nisan bahardır ve bir de bayramdır :) Şimdilerde çocuk şenliğine dönüştürülmeye çalışılsa da kocaman bir bayramdır.

    YanıtlaSil
  4. Baharın bütün ayları çok güzeldir benim için. Farklılıktır, değişimdir, başkalıktır.
    1 Nisan bir farkındalık günü diye düşünüyorum. Hayatın içinde bir gün ama bir tebessüm istiyor bazen insan.Çok basit ya da kırıcı-zedeleyici şakalar değil kastettiğim.Akıllıca, düşündüren şakalar... Şaka düşünemeyecek durumdayken tabii ki yapılmaz. Ancak kaliteli espri her zaman insanı farklı kılar. Baharı seviyorum. Ben de Mayıs doğumluyum.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1 Nisan bu kadar güzel anlatılırdı. Gerçekten güldüren, tekdüzeliği bozan şakalar, gülümseten şeyler her zaman gerekli. Ki 1 Nisan şakanın günü :)

      Çok sevgiler :)

      Sil
  5. En sevdiğimi, en sevdiğim ayda Nisan'da kaybetmiş olsam da küsmedim ona. Çünkü Nisan küsülecek bir ay değil ki. Dediğiniz gibi en güzel bahar ayı, çocuklarımıza bayram ayı, gülmeyi unutan yüzlere şaka ayı. Kısaca güzel ay, tıpkı sizin yazınız gibi 😊. Güzellikler getirsin inşallah hepimize, teşekkür ediyorum bu güzel yazınız için Sevgilerimle 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke her ay hep güzellikler getirse.

      Hayat işte. Kendi düzeninde işliyor.

      Allah rahmet eylesin kaybettiğiniz sevdiğiniz kişiye. Sabırlar dilerim.

      Bundan sonraki Nisanlarda yaşayacaklarınız hep çok mutlulukla anılsın dileğimle...

      Sil
  6. Aslında Mart ayıdır baharın başlangıcı; ama nrden hepimiz Nisan grlince bahar geldiğini düşünürüz:)atalarımız mı buna sebep acaba, mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır diyorlar.Nisan içimizi ısıtıyor, umarım yaşanan olaylar da aynrn öyle ısıtır çoookça amin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 21 Mart'a kadar kış. Ama bahar, çiçeklenmeyle anılıyor galiba. Bu yüzden Mart'ın da çok az bahara devrettiğinden Nisan ve Mayıs bahar, Mart arada derede aylar :)))

      Sil
    2. Marttan nefret ederim, en çokta 21 marttan.aylardan nefret etmek ne kadar mantıklı tartışılır ama mart geldi mi bir korku sarar içimi

      Sil
    3. Tarihine kadar bir aydan nefret etmek... Hakkını vererek :)))
      Neden olabilir acaba?

      Sil
    4. kayıplar ayıdır benim için mart, neden 21 mart,babanı kaybetmişsen hele ki kız çocuğu aşkı ile sevmişsen, silinmek bile istenebilir

      Sil
    5. Çok erken kaybetmişin babanı. Allah rahmet eylesin. Nur içinde yatsın. Mart'ın suçu değildir belki de. Hayat böyle...

      Sil
    6. teşekkür ederim; ama bilmiyorum bir korku sarıyor her sene

      Sil
    7. Ne yapsak da geçse? :)

      Sil
  7. Öncelikle başarınız için tebrik ederim. Bana kalırsa, nisan yağmurlarıyla romantik bir zaman olabilir. Önce sevilen bulmalı. :))

    YanıtlaSil
  8. ay tabiiii yaa nisan ve eylül en güzel aylar kiiii. nisana şiir bile yazdım ben ya iki gün önce sevmem miiiii heleee :)

    YanıtlaSil
  9. Nisan, şiiri hak edecek bir ay.Bol bol övmüş olmalısın Nisan'ı şiirinde. Çiçeklerden bahsetmiş olmalısın. Okurum bir ara :)))))))))

    YanıtlaSil
  10. Ben de nisan ve mayisi cok severim. Bahar baslangici doganin yeniden dogusu demek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En güzel iki aydayız. Her günleri de çok güzel geçsin :)

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci