4 Nisan 2017 Salı

Yeşil Bozkır Ankara'nın Bahçeleri


Tamamen çağdaş kentler gözüyle bakınca Ankara, bir başkadır.


İstanbul’undan Prag’ına, her kentin ille bir eski kent bir de yeni kent kanadı var malın.  Ankara için eski kent Ulus civarıdır. Kale, Hacettepe, Aslanhane tarafları. Geri kalan ekleme. Sonradan olma Ankara. 
 

Eklemeler, eski kentlerin ruhundan olmaz. Aynı renk tonunu taşımaz. Bunun en güzel örneği İstanbul. Yeni İstanbul, eskiyi yutmuş. Eskisi ara ara kulelerin gölgesinde, çarpık kentleşmede zorla gülümsemeye çalışan  yaşı asrı devirmiş ihtiyarlara benziyor. Ayakta durmaya çalışırken zorlanıyor.


İnsanların çoğu deniz diye tutturur ve kendi karlı yalçın dağlarını, yaylalarını, obalarını, akarsularını, ormanlarını fark etmez bile. Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür yaklaşımının payı olsa da en büyük  pay anlayış, zihniyette. Gerçi, imkanlar konusu da var; ama imkanı olsa da kaçanlar çokça. Bunun nedeni iş bulmak kadar da çok şeyden çok sıkıldıkları. Zorlandıkları anlayıştan uzaklaşmak.


Ankara’nın denizi, ortasından kıvrılarak akan üstü köprülerle süslü nehirleri, öyle Van Gölü gibi iç denizcesine gölü filan yok. Her yan asfalt, mahalle, kule.


Ama buna rağmen Ankara görebileceğiniz her şehirden daha yeşil. Yemyeşil hem de. Bahçeli. O eski apartmanların yani oturmuş mahallelerdeki , komşuluğun senelere dayandığı evlerin bahçeleri nasıl özenlidir. Herkes dizilerde gördüğünden villa diye tutturur. Ankaralı için  bahçeli evdir orası. Zaten bitişik nizam villa olur mu hiç? Tam tanımını bilmeden konuşunca  kavramların aslında o kavramı değil herkesin kafasındakini konuşuyoruz farkında olmadan sonuçta. Ve anlatılanla anlaşılan da tam örtüşmüyor o yüzden. Çünkü kavram birliği yok…


İster dubleksi tripleks evler ister gecekondusu olsun ille meyve veren ağaçları olacak, yazın çiçeklenecek bahçeler.


İşte az önce bulabildiğimce ağırlıklı olarak Ankara başkent olurken Alman Jansen’in tasarladığı ve 300.000 nüfusu asla geçmemeli dediği bu şehrin o zaman planlandığı ve bugüne dek kat karşılığı verilmediğinden ayakta kalmış iki katlı bahçeli evleri ve yeni kurulan bahçeli evlerini vermek istedim.


Toprağı beton altında kaldığından gözükmeyen, denizi doldurulmuş, kirli, kokan İstanbul olsun İzmir olsun ya da Antalya  her ne kadar deniz kentleri olarak bilinseler de  ne denizleri tam anlamıyla masmavi, pırıl pırıl, balıkların yüzüşünün izlendiği, ama denizi n üstünün pet şişeden, ambalajdan pislikten geçilmezken dibinin her türlü atıkla dolu olduğu ağlara balık yerine  araba lastiğinden, kanepeye takılan yerlerde herkesin tam denizi her an göremediğini göz önüne alarak  kentleşmeye hakkını vererek bakarsak.


Ne Ankara gibi yeşili, ne Ankara gibi düzenlisi ne Ankara gibi yerleşimi olan var bunca şehir arasında.

Bu şehir çok başka…
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 04.04.2017, 20:19

 @AcemiDemirci






Paylaş :

17 yorum:

  1. Ben yillar önce bir is içi gitmis gezmeye firsat bulamamistim. Maalesef hiç yesillik olmayan yerini görmüsüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle yerleri de var :)))

      Ama genelde çok yeşil :)

      Sil
    2. aynen ben de gittiğim zaman betondan başka bir şey görmemiştim, 2 ya da 3 kez gittim sanırım

      Sil
    3. Ama böyle demeee.... Sonra nasıl katlanırız biz burada yaşamaya... Yeşil filan deyip, öyle yerleri görünce pek sorun olmuyor :))))))

      Sil
    4. park var park güzel o:) göksu galiba

      Sil
    5. Ben o parkı hiç görmedim daha. Ankara mı, Ankara yaşanılan yer, ama Ankara'nın ucu bucağı yok artık. Eryaman'da diye b,l,yorum Göksu Parkı'nı. Eryaman'ın da kenarından turla mesela Şile'ye giderken mi geçiliyordu. Gitmek için sebep gerek, vakit gerek. Bir yakın da oturmayınca orada ben görmedim henüz. Sen benden çok biliyorsun :)

      Sil
  2. bi deee güneş çokzel batıyoooo :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ankara'nın neresinden o güzel batış? Kopya verir misin? :))))))))

      Sil
  3. Ankaralıyım... Ama küçükken babamın görevi gereği çıkalı çok oldu. Ama hala Ankaralıyım. Tüm sülalem orada. Gelirim her sene en az 1-2 kere...

    Ankara bozkırdır benim için... Oğlum küçükken bozkır başladığı andan itibaren geldik Ankara'ya derdi :) Kahverengi toprağı özümsemiş o da benim gibi... Ama güzel hemşehrilerim yaşadıkları bozkıra inat yeşillendirirler etrafını, onu çok iyi bilirim. Bahçesi yoksa balkonunu, o da yoksa herhangi bir boş alanı...

    Keyifli bir yazıydı, çok teşekkürler ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok kent gördüm. En yeşili Ankara. İstanbul da İzmir de set gibi beton. Ankara betonlu; ama ormanlandırması var. Yeşil çok sevilir.

      Ankaralı olduğunuzu öğrendiğime çok memnun kaldım. Yok bu şehir gibisi..... :))))))

      Sil
  4. bence, eskişehir yoluna doğru baktığımızda işte en güzel batış bence öyle izleniyor. ancak, dünyada en güzel iki batımı varmış. biri izmirdeymiş. maviden dolayı. diğerini unuttum. lizbondu galibası :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öğrendiğime sevindim. O zaman o taraflara uğrayıp bakmalı :)))))

      "Son sıralamada Lizbon listeden çıktı. Yerini Ankara aldı" diyorlar :)))))

      Sil
  5. Aslında Ankara'da da yeni eskiyi yutma yolunda ilerliyor. Beton sever yöneticiler sayesinde. Ama yine de Ankara Ankara' dır.

    YanıtlaSil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci