6 Mayıs 2017 Cumartesi

Kaçıncı kaplumbağaydı bu kurtardığımız, biz de hatırlamıyoruz!


Yolda duran her şey taş değildir.


Hele buralarda. 


Çoğunlukla kaplumbağadır.


Fark eder etmez arabayı durdurup indik. 


Kaplumbağa yolun ortasında. 


Çok daha büyüklerini kurtarmıştık önceleri. 

Bu onlara göre küçük.


Önce kenara aldık.


Yol kenarı onun için emin değildi.

 

Sonra yoldan hayli uzağa, burnunu tepelere yönledirerek bıraktık.


Kaçıncı kaplumbağaydı bu kurtardığımız hiç hatırlamıyoruz. 


Ama daha önceki kurtardığımız kimisi gibi bağası kırık ya da bereli değildi Allahtan. 






Hıdrelez ertesi sevindiriciydi bu.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 06.05.2017, 21:30
acemi.demirci@yahoo.com.tr; @AcemiDemirci
Paylaş :

21 yorum:

  1. Bebek kaplumbağalar da artık yollarda. Gitmek istediği tarafa doğru, karşıya geçirip biraz içlerde bırakıyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yavru kaplumbağalar için yollar daha zor. Küçücük bir çukura düşseler çıkamayıp açlık ve susuzluktan kuruyorlar.

      Yavru kaplumbağalara yardımcı olmanız çok güzel. Nerede onlar?

      Sil
  2. İyi ki kurtarmışsınız.Duyarlılığınızdan dolayı tebrik ederim
    Aklıma Fakir Baykurt'un Kaplumbağlar kitabı geldi bir an.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :)

      Kurtardığım kim bilir kaçıncı kaplumbağa oldu. Blogumda diğerlerinden bahsetmiştim evvelce. Zor duruma düşmelerini hiç istemem; ama düşerlerse de oralarda bir yerlerde, hemen onlara yetişebileceğim bir yerlerde olmayı çok isterim :)

      Sil
  3. Ben bunu Antik Dönem kahinleri gibi değerlendireceğim:) Küçük görünen bir mesele sizin lehinize gelişecek. Artık o resmi mi yoksa ailesel bir konu mu bilemiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      Okuduğum en değişik yorum. Çok da ilgimi çekti. Zaman zaman böyle zaten iyiyken daha iyi hissettirecek şeyler duymak ne güzelmiş.

      Bence ikisi de iyi, güzel olsun. Niye teki olsun da diğeri olmasın, değil mi? :)

      Sil
  4. çok sevimli görünüyor..yüreğinize sağlık... iyi ki varsınız... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sevimliydi. Önce korktu. Kaplumbağaları bilir misiniz, bilmiyorum; korkunca başlarını, ayaklarını içeri çekerler bir de iç geçirme gibi, oflayıp poflama gibi bir ses çıkarırlar. Bir ara tırnaklarını elime geçiriyordu, yere bıraktım. Sonra çukura düştü. Dikenler içine. Zorla çıkardım. Düz bir yere bırakınca dost olduğumdan iyice emin olmuş olmalı ki başını çıkardı, alenen kara boncuk gözleriyle bana baktı. Sırtını sevdim. Bir hoşnut bir hoşnut. Sonra yola çıkmamasını tembihleyip onu yolunda bıraktım.

      Sil
  5. bu arada ilginizi çekerse blogumda çekiliş var... beklerim..

    YanıtlaSil
  6. Bir" kurtarıcı " bulmak kaplumbağa için ne büyük şans. Bilmem neden, kaplumbağalar bana hep hüzün verir. Dünyanın yükünü omuzunda taşıyan insanları hatırlatır sanki. Evsiz insanları düşündürür çoğu zaman.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karavanlarıyla gezinenler gibi. Evi sırtında. Bilgeliğin de temsilcileri. Çok şey düşündürtüyor kaplumbağalar insana :)

      Sil
  7. Bir kere İzmir'de yol ortasındaki kaplumbağayı alayım kenara diye arabayı durdurup gittim. Hahaha ben elime alır almaz çiş yapmaya başladı kenara bırakana kadar durmadı haylaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)))

      Ben öylesine rastlamadım henüz. Ama dikkatli olayım bundan sonra :))))

      Sil
  8. Evini sırtına yüklenmiş bu güzel dostlara karayolları haritası mı versek acaba? Nerde yol var nerde kır tarla bakıp bakıp emniyette olsunlar:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi fikir. Bundan sonra yanımda kara yolları haritası bulundurup, yolun ortasında rastladıklarıma kısa bir eğitim vereceğim :)

      Sil
  9. Ne tatlı insanlarsınız abla ya

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Boşuna dememişlerdir "Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim" diye. Arkadaşlarımdan biri değil misin? :)

      Sil
  10. bu kaplumbağa kabukları ile çeşitli oyunlar oynanıyormuş yaaa köylerde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adana taraflarında deniz kaplumbağası kabuğundan avize yapıldığını duymuştum ki kim öyle bir avizenin altında gülümseyerek dolanabilir?

      Ankara yerlilerinin ki Ankara'nın şimdiki yeni yerleri hatta Gazi Osman Paşa, Kavaklıdere, Esat, Seyran Bağları, Bağcılar, Dikmen filan filan hep bağmış. Ben de çocukken bağdı, kurtlar okuldan dönerken çocukları kapar diye anneler çok korkardı.

      O bağlara çukurlar açarlarmış ki yavrular düşsün diye. O yavrular çukurdan çıkamazlar, kururlarmış. Nazar iyi geliyor diye de o kurumuş yavruları evlerinin baş köşelerine koyarmış eski Ankaralılar.

      Benim büyük yengem de Ankara'nın en bilinen eski ailelerindendi. Ve ondan öğrenmiştim. Ama bana göre değil, biliyorsun :)

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci