15 Haziran 2017 Perşembe

Eğitim Adına Eğitimsizlik; Mezuniyet Çılgınlığı

“Bu yazım için tema olarak çıtlık yani hindiba tohumlarını seçtim. Eğitim, ekilecek, dikilecek en verimli tohum olmakla kalmayıp meyvesi cehaletin tek ilacı olduğundan.”
   

Sena, oğlunun sınıf arkadaşlarının anneleriyle vatsap sayesinde haberleşirdi. Dördüncü sınıfı tamamlamış oğlu Durul, ilk diplomasını alacaktı. Velilerin çoğunu bir telaş almıştı bu yüzden. Vatsap, onlardan gelen bu konudaki gönderilerle doluydu. Okumaya koyuldu Sena. İlki şöyle diyordu “Çocuklarımızın ilk mezuniyetini öylesine geçiştirmeyelim. Bir öğle yemeği yesek beraberce.”

Sena hemen kabul etti bu öneriyi. Oğlunun ilk mezuniyet sevincinde öğle yemeği yedikten sonra akşama da evde ailecek kutlarlardı. Sonraki gönderiye geçti. “Öğle yemeği yerine akşam yemeği yiyelim”  diyordu biri. Çoğunluk da  bunu kabul ediyordu.

 Biri “Kuru kuru yemek olmaz. Mezuniyet dediğin  partisiz olur mu hiç?” demişti.

Başka bir gönderide de “Çocuk bunlar. Sıkılırlar hemencecik. Palyaço getirip partiyi eğlenceli hale getirelim” diyordu biri. Bir diğeri de  “Ama benim çocuğum palyaçolardan hiç hoşlanmaz. Üstelik onun takma burnunu, kırmızı buklelerini filan da çekiştirir. Palyaçoyu gerçekten palyaçoya çevirir.  Hiperaktif biliyorsunuz oğluşum. O yüzden ben  trambolin ayarladım” deyip noktayı koymuştu.

“İyi, güzel; palyaçoymuş, trambolinmiş filan daaa. Ama bu bir kutlama. Pastasız kutlama hayatta olmaz. Aaa, olacak şey değil. Dört katlı pasta ayarladım. İtiraz filan da istemem. Kutlamaysa, kutlama gibi olur; pastalı” diye kestirip atmıştı.

“Uğraştığınız şeylere bakın ayol! Bunlar kolay. Mezuniyet dedik durduk da mezuniyet cübbesiz olur mu? Olmaz. Çocuklar mezun olduklarını anlamalılar. Günlük kıyafetleriyle mi yaşayacaklar bu hissi? Cübbe de giymeliler.”
 
“Tabii cübbe de gitmeliler; ama oğulcuğumu takım elbiseli görmek isterim ben. Beyaz gömlekli, saçları yandan jöleli taranmış filan.”

“Çok doğru. Ben de kızımı cicili bicili görmek isterim. Ama çocuklar öyle giyinmişken anne babalarla kardeşler de geri kalmamalı. Onlar da yakışan şekilde gelmeliler. Unutmayın arkadaşlar, bugünün tekrarı yok. Çocuklarımızın ilk mezuniyetlerinde, bu ilk özel gününde her şey noksansız olmalı.”

“Ağzına sağlık. İlk diploma kutlamalarında kızlar da mezuniyete yakışır şekilde tuvalet giymeli değil mi? Günün anlamı, önemi var. Çocuklarımızdan hiçbir şeyi esirgememeliyiz” demişti bir başkası.

 “Çok doğru. Her şey yerli yerinde olmalı. Benim tek çocuğum var. Bir daha ilkokul mezuniyeti görmeyeceğim o yüzden. Görmüşken hakkıyla görmek istiyorum.”

“Ben çocuğumdan hiçbir şey esirgemem. Muradını göreyim tek. Sorunsuz mezun olursa onu Paris’teki Disneyland’e götüreceğimi söylemiştim. Parti tarihi o güne denk gelmesin, aman.  Tarihi ona göre ayarlayalım arkadaşlar” demişti türedi zengin bir veli.

“Yani aşk olsun size!  Bir parti düzenleyeceksiniz ve müzik olmayacak, öyle mi? Müzik olmadan parti olmaz… Orkestra getirmeli. Bulabilecek kim var?” diye çıkışıyordu birisi.

“Orkestra ayarlamak zor olabilir. DJ bulmak daha kolay. DJ’i ben ayarlıyorum sevgili veliler. Haberiniz olsun.”

“Hepsi de güzel fikir de öğretmeni düşünen yok. Bu çocukları yetiştiren kim? Öğretmenleri tabii. Ona bir teşekkürümüz olmasın mı şimdi? Bir çiçek bile yaptırmadan  olur mu  ya hiç? Çok ayıp olur sonra çok” diye yazmıştı okul aile birliğinden bir veli.

“Canım çiçek de yaptıralım, hediye de alalım. Okuma yazmasından her şeyine öğretmenleri öğretti. Herkes yüz lira verse orta halli bir şey alırız” önerisinde bulunan vardı.

“Aaa, yazmışınız yazmışınız da en önemli şeyi atlamışınız. İyi, güzel hepsi de. Anı olarak geriye ne kalacak? Çocuklar yıllar sonra mezuniyetlerini nasıl hatırlayacak? Fotoğrafçı olmadan asla olmaz. Ben çoktan fotoğrafçı ayarladım. Dört karelik bir albüm yapacak çocuklara. Bedeli iki yüz lira.”

“Aklıma gelmişken hani o güzel voleybol oynayan kız var ya. Çağla. Hani hakemler bile adını biliyor da ileride filenin sultanlarından olması bekleniyor. Kızım, o kıza güzel pas vermese o asla sayı yapamaz. Bunu da her veli bilsin istiyorum” diyen gönderiyi okuyunca Sena bunun kendi kızı için yazıldığını anladı. Bu anne zaten hep patavatsızdı da yeri miydi şimdi bunu yazmanın? Kızının arkadaşlarının velileri ile olan vatsap grubunda yazsa, hadi anlardı da… Ah, işte bunlar da anne babaydı. Yani çocukların ilk eğiticileri. Ağacı yaşken eğenler… Kendileri eğilememişken daha... Rol model olacaklar! Değil çocuklarını eğitmek hala kendilerini eğitememiş olduklarını nasıl da haykırıyorlardı.
 
Gönderiler böyle uzayıp gidiyordu. Okudukça Sena’nın yüzü ciddileşti. Allak bullak oldu.

Allak bullak oldu çünkü diğer veliler gibi iş sahibi değil bir şirket çalışanıydı. Aylıklıydı yani. Çocuklarını iki dil öğreten çok iyi bir okulda okutmak için nelerden nelerden kısmıyordu ki. Ama tüm öğrenciler arasında yarı bursla okumaya hak kazanmış tek öğrenciler de kendi çocuklarıydı. Bunları düşünürken Durul’un sesini duydu.  “Anne, mezuniyet ödülü olarak Disneyland’e götürsenize ablamla beni. Arkadaşımı oraya götüreceklermiş. Üstelik ben burs kazanıp eğitimim için sizin daha az para harcamanızı sağlıyorum. Oradan ettiğimiz kar ile bizi de Disneyland’e götürsenize.”
 
Sena, oğluna bir türlü anlatamadı gelirlerinin bu giderleri karşılayamayacağını. Durul burnunu çekip odasına kapandığında kapısını açıp başını bile okşayacak hali yoktu vatsaptaki gönderilerle iyiden iyiye keyfi kaçmış Sena’nın. İlk mezuniyet kutlamasını yaşayacak oğlu arkadaşlarından geri kalsın istemiyordu. Ama böyle bir kutlama da çok fazlaydı bütçesine. Ne yapacaktı şimdi?

Eline kâğıt kalem alıp masaya oturdu.  Kutlama için gereken harcamaları bir bir hesaplamaya koyuldu. İlk, fotoğraf albümü ve hediye parasını yazdı. Sonra  giysileri, diğer kalemleri ekledi. Sonuca inanamayan gözlerle baktı. Durul’un mezuniyeti için harcaması gereken tutar, aslında  hiç de yabana atılamayacak  maaşını fazlasıyla geçmişti. Kredi mi çekseydi acaba? Kredi çekmek de işe yaramazdı ki. İki çocuğunun yüklü okul ödentileri, evin taksiti peşinen ödemeleri gereken şeylerdi. Bunlardan geriye kalanla ancak geçinebiliyorlardı. Bir de mezuniyet için kredi çekerse altından kalkamazdılar. Durul’un sesiyle başını masadaki kâğıttan kaldırıp geriye çevirdi. “Anne, ben Disneyland’e gitmeyi çok istiyorum. Burslu öğrenci olarak sağladığımız katkıyla  beni ve ablamı Paris’e  götürün.”

Sena, ağzından çok zor çıkacak o cümleyi kendinin de inanamadığı bir kararlıkla söyledi oğluna.
 -Ne Disneyland’e ne de mezuniyet partisine gitmiyoruz çocuğum!
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 23.05.2017


Paylaş :

19 yorum:

  1. oyle guzel yazmıssınız kı. baslıgı okuyanın yazıyı okumama gıbi bir luksü yok.ne zordur cehalet..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konu eğitim olunca okunmasını her şeyden çok isterim yazımın. Çok sevindim o yüzden yorumunuzla. Çok teşekkür ederim :)))

      Sil
  2. Mezuniyet törenlerindeki o abartıyı sosyal medya üzerinde görünce şok oluyorum ben de...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anne babalar ellerinden geleni yaptıkları kanısıyla, fedakarlığıyla yapabildiklerince maddi harcamadan kaçınmıyorlar; ama yetişmek mümkün değil. Eğitim konusu yazmakla bitecek gibi değil artık sanırım. Bizler parasız okuduk, devlet okulunda; ama aldığımız eğitim müthişti. Lisem Ankara ikincisiydi benim dönemimde, Türkiye bilmem kaçıncısıydı. İlkokulum deneme ilkokulu idi be hala orada öğrendiklerimi kullanırım. Bir Ünye'de öğretmensiz geçen dersler nedeniyle Ankara'ya dönüşte, lisede zorlanmıştım.

      Kaliteliymiş o zaman fazlasıyla eğitim.

      Sil
  3. Canımı sıktı; ama cidden öyle durunlar bir de bir yarıştırma durumları.arkadaşım 1. Sınıfa giden çocuğu için yıllık 20 bine yakın harcama yapıyor, çokmuş ya dedm ama dil öğreniyor dedi, iyi dedim dil öğrenmesni istşyosan yazları yurtdşına dil okuluna gönderirsn ne diyim.parası olmayanları düşündüm onlar eğitim almasa da olur kafası mı türedi, özellikle derhanelern hepsnn özel okul olmasından sonra

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu dil konusunu çözemedik. Başta yabancı dil değil Türkçe'de, kendi dilimizde çözemedik...

      Sil
    2. ilkokulda başlıyorlar ingilizce eğitim vermeye; ama hala konuşulmuyor

      Sil
  4. Güzel bir yazı olmuş.Keşke çocukların iyiliği için adı altında şov yapmaya dönüşen sahneler yaşanmasa. Herşey bu kadar abartılmasa dedirtti bana yazınız. Kaleminize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğitimi, mezuniyet ve balosu olarak anlamak nasıl bir eğitimse. Ağlamalı mı gülmeli bilemiyorum....

      Çok teşekkür ederim :))))

      Sil
  5. Nereden nereye gitmiş konu, sade bir kutlama neye yetmiyor ki :( sonra çocuklar anne babaya düşman kesiliyor, önce velileri eğitmek gerek...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amaç, kapsam, ne için soruları sormaksızın fazlasıyla gösteriş galiba. Oysa Yerli Malı Haftası ver mı şimdi, varsa da ona da böyle özeniyorlar mı diye merak ediyorum :)

      Kesinlikle önce veliler. İlk rol modeller yani :))

      Sil
  6. Eğitim adına yapılan eğitimsizlik geliri düşük çocuklar için yaşamları boyunca onulmaz yaralara yol açıyor. Süregelen uzun fasıl ve hazırlıklarda derslere dahi yansıyor. Çocuklar bilgileriyle değil, şaşaalı gösteride giydiği kıyafetlerle adından söz ettiriyor. Sonra resimler sosyal paylaşım ağlarına yansıyor esas rekabet orada başlıyor:) Keşke kılık kıyafete verilen bu özen, eğitimi geliştirmek adına harcansa, çocuklarda abartıya kaçmadan çocukluklarını yansıtan kıyafetleriyle gösteriye katılıp, içlerinden geldiği eğlenseler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir eğitimci olarak sizin yorumunuz çok önemli. Gözlemleriniz, deneyimleriniz aslında bu yorum.

      Sosyal medya için yaşar olduk sanki. Yemeler, içmeler, dahası... Abartı, hem de cahillik.

      Sil
  7. Başladıktan sonra çok geniş bir halka oluşuyor.Halkayı oluşturan zincirler "olmazsa olmaz" denilerek tamamlanıyor. Aslında çocuklar mezuniyetten kalacak anılar olsun istiyorlar. Kepi havaya atma bölümü de var.
    Aslında güzel bir piknik bile güzel izler bırakabilir.
    Bazı okullar adeta bir düğün provasına dönüştürüyorlar.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz de bir eğitimcisiniz ve eğitimcilerin bu konudaki söyledikleri gözlem tabii. Çıkarım, deneyim.

      Piknik olsa keşke. Dere, tepe, kır çiçekleri, kuşlar, çakıl taşları görse çocuklar. Uçurtma uçursalar...

      Sil
  8. bende şaşkınlıkla izliyorum olanları.Birinci sınıf çocuğuna partiler yapılıyor falan. Hemde ne için veliler kendini tatmin etsin diye

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gösterişi ne çok seviyoruz, değil mi böyle parayla yapılan şeyler konusunda. Oysa ağzımızdan çıkanlar, kitaplığımız, kültürümüz olabilseydi gösterişimiz :)

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci