10 Ekim 2017 Salı

O zamanlar sokaklar, sokakmış; şimdi adları sokak...

Hep olduğu gibi 

yine kendi çektiğim bu kare, 

Eski Evler, eski Pencereler ve balkonlar 

fotoğraf grubum 

ve sonra blogumda.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 10.10.2017

Paylaş :

27 yorum:

  1. İstanbul'da Beyoğlu'nun bazı sokaklarında karşıdan karşıya gerilmiş çamaşır ipleri görünce şaşırmıştım. Belki görüntü güzel değildi ama bir samimiyet göstergesi gibiydi. Sokaklarda trafik yoktu, çocuklar oyun oynarlardı.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eski Türk filmlerini izlerken aynı şeyleri düşünüyorum. İstanbul'un boş tepeleri, cumbalı ahşap evler, sokağın bakkalı, manavı, ip atlayan çocuklar, top oynayıp cam kıranlar.

      Sanırım şimdi camlar kırılmıyor top oyunu nedeniyle. Çünkü çocuklar hepten bilgisayar başında oynuyorlar topu da, yarışı da....

      Sil
  2. Bahçeleri, doğal yapısı, taştan döşenmiş yolları ve paylaşılan dostluklar nedeniyle eski sokaklar ne kadar da yaşam doluydu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi yalnızca bir adresin bir parçası artık sokaklar. Kaçınılmaz olarak :)

      Sil
  3. böyle yerdee yaşayacağımıza nerlede yaşıyoz vallası :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hııımmm... Nerelerde yaşıyorsun sen? Nereymiş ki orası?

      Sil
    2. şehrin tam ortası ya işteee. benim için doğa demek sadece maçka parkı demek ve zaten çok da seviyom. birçok öykümü yazıyom işte ordaaa :)

      Sil
    3. Bir kavram kargaşasının farkındaydım da tam anlamıyla şimdi emin oldum.

      Park ile doğa karıştırılıyorsa daha hangi kavramlar karma karışık olmuştur kim bilir. Kolaylıklar dilerim bu kördüğümde... :)

      Sil
  4. Birbirinin aynı, motor sesleriyle kaplanmis, kimliğini yitirmiş sokaklarda yaşıyoruz şimdi.
    Daracık olmasına ragmen insanı daraltmayan böyle sokaklar kalmadı artık şehirlerde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle sokakların böyle evlerinde pencereler dipdiridir ya, ille birileri olur, karşılıklı konuşur... Meğer mahalle kültürü oymuş, onlarmış :)))

      Sil
  5. Küçük yerleşim yerlerine gidince kapı önüne atılan kilimler, üzerinde içilen çayları gördüğümde hep içim ısınır... Çekirdekleri çitleyip yere atmalarına bile kızamam hatta. Bilirim ki yine onlar süpürürler orayı :)
    Güzelim eski sokaklarımız ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzelim eski sokaklarımız :)))

      O senaryoyu da severim o senaryoda yer alan çekirdek çitleyenlere de imrenirim hep :)

      Sil
  6. böyle bir yere gidip günlerce sadece kapı önüne çıkmak istiyorum, çok yorgunum bir de fuar geliyor kafa tatili yani

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Desene yeni kareler göreceğiz senden fuarlara ilişkin. Dinlen biraz. Öğrenci de oldun yeniden.

      Fuarın tatil havasında olması da iyiymiş Meltem :)

      Sil
    2. bu fuar buarada, öteki fuar hindistanda

      Sil
    3. Oooovv... Hindistan'dan ne kareler göreceğiz o zaman. Rengarenk. Bu arada bu hafta ben de öğrenci sayılırım. Seminerlerdeyim. Yolda geçiyor büyük zaman. Ayağını sürüdün anlayacağın :)

      Sil
    4. seminer deyince aklıma uyumak ve atıştırmalıklar geliyor :D 2 hafta kalıyorum çekerim tac mahalden sokaklardan

      Sil
    5. Doğru şeyler gelmiş. Özellikle öğle yemeği sonrası zamanz aman uyku gelebilir :)))

      Bekleyeceğiz artık Hindistan'ın baharat kokulu rengarenk karelerinden. Meltem'in gözünden :)

      Sil
  7. Dolaştım yine sayende bugün o sokaklarda,
    Emeğine sağlık.
    Gezmiyorum normelde çok duygulanıyorum,bazen de terkedilmişliklerine çok üzülüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı şeyleri düşündürttüğünü anladım böyle sokakların yorumun sayesinde :)

      Sil
  8. Çok doğal ve iç açıcı duruyor gerçekten. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç çekinmeden dalınacak ve hiç korkmadan gezilecek hissi veren bu sokakta her kapı tereddütsüz çalınabilir ve açanlar da sizi konuk edip kahve ikram ederler hissini nasıl sıcacık veriyor değil mi?

      Sil
  9. yazım süslü değil ivit. genelde sadeyim ivit. pf yemek süferdi. gülaş. hani macarlar bizden çalmış ya o yemek :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gulaş yani kul aşı. Macaristan'da da yemiştik. Oradaki yeniçerilerden öğrenmişler. Kul aşı dönüp dolaşıp gulaş olmuş. Senin çok hamarat olduğunu biliyoruz artık. Etli yemekler, tatlılar, atıştırmalıklar. Sen pilavı da tane tane düşürüyorsundur, değil mi? :) Salat çeşitleri de denersin sanırım :)

      Sil
    2. gül aş mış bizde orcinal adı. gül renkli kırmızı yemek anlamında. macarlar, yüksek üç ayaklı tencereler mi ne varmış onda pişirirmiş. bizde modern ismi et sote :) pilav bire birbuçuk :) yok sadece arada enteresan şeyleri deniyom. ama yemek işi baba tarafımda tören gibi bişi. dedemin babası tatlıcıymış :)

      Sil
    3. Pilav cevabı doğru. Baklava yufkası da açıyordur sen kızçemiz, değil mi?

      Tatlıcı? Baklavacı mı?
      Başka ne vardı? Lokum, şeker, kadayıf, künefe, pasta? Sakızlı kurabiye ki çok severim. Çeşme'de var sakızlı kurabiye yapabilen pastacı. Kahve ile harika gider :)

      Sil
    4. yok baklava açmadım hiç. bizimkiler ivit şerbetliciymiş. bense sütlücüyüm. puding, muhallebi, şokola filan :)

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci