4 Kasım 2017 Cumartesi

Aklımı seveyim zihniyeti!

(Bu çalışmama tema olarak, ağaçta tüneyen güvercinleri sinsice avlamak için fırsat bekleyen bir kara kedi ile diğer akıllarla baş edemeyince kendi aklı başka türlü  bir tercihte bulunmuş sokaklardaki bir insanı seçtim.=

Aklımı seveyim zihniyeti, atomun çekirdeği sanki. Lüzumsuz  her bencillikte, kendine pay biçmede, kendini ağıra satmada öyle önemde! Niteliksiz yanlarına rağmen niteliklileri ayak oyunlarıyla alt edebileceklerine inananların bunu anlatmada kullandığı kestirmeden bir ifade de vardır; “Aklımı seveyim”.

Pazarda herkes kendi aklını beğendiği ile kalsaydı keşke. Beğenseydi; ama aklımı seveyim mantığına kapılmasaydı…   Kediler kendilerini aynada aslan olarak göremeyeceklerdi belki de. Her ne kadar kedilerin, herkesçe kabul görecek aslanlar kedigiller familyasındandır diye bir gerekçeleri olsa da.

Dünya derken  havasıyla kabuğuyla, koruyla buzuyla, sevdasıyla  öfkesiyle her şeyini bir çırpıda özetleyiverdiğimiz  masmavi gezegende  kızıl ötesinden,  beyazın, siyahın, grinin tonlarına ne çok bakışa, anlayışa anlatışa, yaklaşıma sahip  bir türüz biz insanlar. Öyle ki başka bir canlı türünün ot mu, et mi yiyeceği bile kesinkes belliyken insanlar birbirini de yer yetmedi  içi içini de yer.  Bunca insan, bunca tabiat, huy, akıl demek!

Diyelim ki bankalarda sıranızı soran biri sizden yalnızca üç öndedir. Ama o öncedir ya sizden! Erken gelmiş ve öne geçmiştir işte.  “Siz benden sonrasınız” der  bir hava ile. Anlarsınız içinden aklımı seveyim dediğini. Hiç oralı olmazsınız hatta “Çok yakın sıralardaymışız” derseniz oyunu tutmayacaktır. Ama zeka testi yaptıracak cesareti hiç olmasa da her fırsatta dilinden düşürmediği sevdiği aklının, yalnızca ufak oyunlara yetebildiği gerçeği karşısına dikilecektir.

Yarımmış tammış hiç umursamadan kendi aklını allayıp pullayarak pazarlayan,   kedigiller soyağacının kedi yazan dalındaki biri, aslan kükremesini hiç çekemez. Aslanvari tavırlara bürünmüş bir aklımı seveyimci,  kedi miyavlamasının aslan kükremesi karşısındaki anlamını bildiğinden aslanlara da, kükremelerine de katlanamaz. Aslan da neymiş hem! Sonuçta kedi değil mi o da! Familyanın bir üyesi, o kadar canım! Kendi gibi bir kedi yeter de artar her şeye.

Aklımı seveyim zihniyeti, aslanı kediye boğdurtan, sudaki yansımasını aslan gören kedilerin zihniyettir. Ormanın kralı kesilebilmek için tüm aslanları sirk terbiyecilerinin ellerine hiç çekinmeden teslim edebilir bu zihniyet. Dışlarını aslana benzetmek için olanca gayreti gösterirken içlerinden aslanlara diş bilerler. Aklımı seveyimcileri alabildiğine şımartanlar da çıkar. Onlar da ormanın tilkileridir.

Niteliksizliğin,  nitelikliliği  alt etmesi olağan koşullarda olamaz. Alt etme yöntemleri de zaten göz boyayarak olur. Yetenek, birikim, kültür ile değil. Cila ile. Diyelim ki giyim kuşam. Gözlüğünden poşetin üzerindeki marka ismine dek göz boyamaca ile.

Ne zaman bir aklımı seveyimci  kedi, aslan olmaya  heves eder o zaman ortalığı birbirine katıp  niteliklilerin ışıltılarını toza dumana boğar. Görülemesin, parlamasın diye. Ve  kendisine kalan meydanda at koşturmaya başlar. Bu hallere çocuk oyunundan, apartman hayatından iş hayatına dek rastlanabilir. Böylelerine meydan vermek,  bir bakıma aklımı seveyim söylemindekileri haklı çıkarmak da sayılabilir.

Her şeyin bir yolu yordamı olduğuna inananlar böylesi bir yozlaşmışlığın alıp başını gidebileceğine inanamazlar. Şaka gibi bir durumdur çünkü hiç olmayacak bellenenlerin,  dahası olması akıl dışı olanların bir bakmışınız oluvermesi. Hem de bilgi çağı denilen çağda. Bilgisizler ayıplanamaz; ama cehaletin payelenmesi acı vericidir.  Cahillik yerine dolu  zihniyetlerin ötelenmelerinin kime yararı olabilir? Aklımı seveyimcilere mi yoksa tüm insanlara mı? Şimdi için değil tek bu örneklemeler, yarın için de, doğru denilince anlaşılan her şey için de. Şöyle ki;

Bu sabah işe, okula gidiş saatinin yoğunluğu içindeki en işlek üstelik de şehre giriş yollarından birinde bir ambulansın çaresizliği mesela. Cankurtaran aracı öndeki araçlar çekilsin diye  ortalığı sirene boğarken tam önünde seyreden araçlar sanki yaldızları dökülecekmişçesine inatlaşmaktaydılar sağa yanaşmamakta. Ambulansın arkasındaki kimisi belli ki öyle bir aklımı seveyimci ki o trafikte ambulans sayesinde açılacak yolda çarçabuk yol alacağı hesabı içinde. İşte insanlığımız! İşte uygar kafalarımız! Başka gösterge aramaya gerek var mı? Yok tabii.

Cankurtaran aracı, içindeki hasta kurtulmaya daha yaklaşsın diye inlercesine bağırırken sol şeritte gitmeye ısrarla devam edip sağa yanaşmayarak yol açmayanlarla  mümkün olsa da konuşsam istedim o an. Ne mi derdim set gibi, geçit vermez dağlar gibi o cankurtaranın önünde gidenlere?  “Ambulansın içindeki sizin çok yakınınızmış” desek mesela!

Ne yapardı o zaman yol vermeyen kafa? Kendi yetişeceği yer mi yoksa zamanın onun için belirleyici olduğu arkadaki can mı öncelikli olurdu? Şimdi ambulansın önünde aslan kesilirken içindeki kendi yakını olsaydı süt dökmüş kediye dönmez miydi?  Hastaneye yetişmesi gereken hasta yakını olarak ambulansın önündeki her araçtan yapmaları gerekeni yapmalarını beklemeyecek miydi? Yol açmayanlara açardı ağzını yumardı gözünü, kesin. Yumruğunu sıkar, dişlerini gıcırdatırdı. Ağzına geleni sayar söverdi. Ama ne zaman? Elbette cankurtaranda taşınan kendi canından biri olduğu zaman. İşte o zaman, şimdi kendi sergilediği aklımı seveyim anlayışının zararının dönüp dolaşıp bir gün mutlaka kendine de dokunacağı gerçeğini  görecekti.
 
Eğer başka canların yanması, bizim canımızı yakmıyorsa o zaman iyi, güzel ve doğru yanar. İyinin, güzelin, doğrunun yandığı yerde de bir gün tüm canlar yanabilir. Cayır cayır.
 (Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 14.04.2014

 @AcemiDemirci

Paylaş :

9 yorum:

  1. "Eğer başka canların yanması,bizim canımızı yakmıyorsa o zaman iyi,güzel ve doğru yanar." Tamamen katılıyorum. Ama ne yazık bazı insanlar empati kurmayı hiç bilmiyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sizin çıkarımınıza tamamen katılıyorum. Empati filan hak getire "yaşasın ben, ben, ben, bencillik" nidları atanlar için...

      Sil
  2. kara kedi av peşindeee çokooş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ah kuşlar tabii hıhım. kedilere kızarmış tavuk dağıtsınlar :)

      Sil
    2. onlar yetmiyo demek ki kedilere. ay ben de kuşlardan yanayım ama işte doğa böyle :)

      Sil
  3. Ben bu yazına yorum bırakmıştım diye hatırlıyorum Yasemin'ciğim ama eline ulaşmamış sanırım, kedi de pek şekermiş, benim ilk kedime biraz benziyor o griydi. Fotoğraflar harika, eline sağlık.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bani bütün kediler birbirine benziyor gibi geliyor,renkleri dışında. Üç renkli kediler dişi olurmuş diye biliyorum.

      Ankara, Van, Siyam, İran kedisi gibi cinsler farklılık gösteriyor; ama onlar da kendi içlerinde birbirlerinin kopyası gibi :)))

      Teşekkürler Müjdecim :)

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci