24 Aralık 2017 Pazar

Kar beyazı demek, donun mayası, buzun çıtırtısı demektir


Dün erkenden başladı yağış.



Dün sabah pencerelerden bakıldığında bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu. Yerler ıslak. 



Su birikintilerinin üzerine düşen yağmur damlacıkları halkalar yapıyor. 



Eğer yoldaki  birikmiş sular üzerinden bir araba geçerse, yağmurun yanı sıra bir de kirli birikinti sularıyla ıslanıyordu suyun sıçradığı insanlar, diğer araçlar.


 
Dün sabah saat onda yollar ıslaktı. 



Birkaç saate kalmadı yağış yağmurla kalmayıp karla karışık yağmaya başladı.



Ziyarette olduğumuz evin yarım perdesinden görünen sedir ağacının şiirselliğinde önce ince ince ardından lapa lapa yağmaya başladı kar. 



Öyle durumlarda herkes bir an önce eve dönmek, buza, dona yakalanmamak ister. Biz öyle memnunduk ki halimizden hiiiç kalkmak istemedik. Bu gecikmiş sohbeti senelerdir bekliyorduk çünkü.



Sedir ağacının perdelediği pencere önünde geçen haftaki konukların getirdikleri belli çiçeklerin yanında bir de bizimkilerin şirinliği, pencere gerisinden sıcak çaylarınız, pastalarınız  keyfinde dışarıda lapa lapa yağan karın seyri öyle yaşanılası anlardır ki… 



Herkes de bilir bu anların keyfini. Sıkça yakalanamıyor, olmuyor artık metropolün çarkında; ama yine de hayli gecikmeli halde yakaladığımız oluyor.



İşte o anlar gelmişten geçmişten bahislerin, hem eski dostluğun, hısım akrabalığın, hem okul arkadaşlığının, hem yaşıt hem aynı dönemlerin hem Ankara’nın aynı sokak ya da caddelerinin, aynı semtinin çocukları olmaktan doğan ayniliğin kültüründe olmaktan kaynaklanan onca paylaşım tortusunun şişenin dibinde kalmaktan kurtulup şişenin sallanmasıyla yüzeye vurup canlanmasıdır. Bu da suyun can suyu olmasına benzer yaşam can suyudur ruhlar için.



Dün, koca koca kar taneleri altında dönüş yolundan sonra eve varılıp, evin bir o köşesinden bir bu köşesine dolanıp karın düştüğü her yana bakar; bir arkadan tepelere bir önden en işlek caddelerden birine düşen kar yağışını çok geç saatlere kadar izleyip sabah ortalığın bembeyaz olacağını, basıldığında buzun çıkaracağı sesin duyulacağını  biliyorduk biz tüm Ankaralılar.



Tamı tamına da öyle oldu elbette sabahleyin. Kaç metre ötelerdeki çoook yavaşça ilerleyen arabaların tekerlerinin buz  üstünde çıkardığı gıcırtılar uzun bir aradan sonra kendini hatırlattı bu sabah. 



Doğrusu kar yağışı özleniyor da buz sesi mi?  Asla………



Toprağın yorganı kar henüz çarşaf kalınlığında bile değil yine de onca aralıksız yağışa rağmen. Bu da toprağın daha çok suya, kara gereksinimi olduğunun açık göstergesi. 



Yağmurundan karına yağış bekliyoruz hala. Bu, bir görsel şenliği seyir amacıyla değil onca ağacın, fidenin köklerinin özlemini biliyor  olarak tabii ki...



Su, hayat demekse hayatın ilk ihtiyacı olan suyun mevsimindeyiz işte tam şu sıra.



 Can suyu olacak su, arkadaki fidanlardan ısısız dağlardaki bir sincapca mı yoksa saksağanca mı kışın yiyecek bulunmadığında,  zor günlerde yenmek üzere saklanıp da sonra ya bulunamayıp ya da unutulup yenmediğinden çil salıp ağaca dönüşmüş  bu yüzden tek başına  bitmiş ceviz,  alıç, pelit  yani meşe ağaçlarının ve diğer tüm bitkilerin, çamların, ağaç türlerinin  köklerine can versin; barajları, nehirleri, gölleri doldursun dileğimle.


(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 

24.12.2017, 11:44






Paylaş :

6 yorum:

  1. Ne güzel anlatmışsınız :) Biz de öyle, akşam evin dört bir yanını dolaştık. Her pencereden karın yağışını izledik, keyifle... Ama sabah hayal kırıklığı yaşamadık dersem yalan olur. Sabah daha çok kar görme umuduyla yatmıştık, ama soğukla karşılaştık... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle ben Bir ayaz var ki şimdi. Pencereden baş uzatılamıyor bile.

      Yine de ben uzatıyorum. Kış kareleri başka türlü çekilemediğinden :)))

      Sil
  2. Kara hiç bir zaman doyamayacağımı düşünüyorum.❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buza çekmedikçe seyrine doyum olmuyor. Bugün sesini duyma keyfini hatırladım :)

      Sil
  3. ay yağsın yağsın ne güzel yaa. o karanlıktaki iki foto ne güzel olmuş siyah gökte :)

    YanıtlaSil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci