7 Ocak 2018 Pazar

Üç Mevsimli Bir Gündü

Üç mevsimli bir gündü.

Ankara’da bu sabah sisliydi. Karşılardaki beton dağların ilk on ve yirmili katları sis ile kuşatılmıştı. Sis, dağ başlarında değil çoklukla,  yerde. Kulelerin çatısı gökte ama. Açık seçik de görülebiliyorlar. Sonbahar gibi denilebilir bu sabaha.

Öğlen bahardı sanki. Mevsim mantoluk, paltoluk. Geçen hafta üşüten hava varken bu hafta  gayet iyi. Ama akşam hiç benzemiyor birkaç saat öncesindeki havaya. Kışın soğuğu vurucu halde hissediliyor bu saatte. Nasıl bir nem! Nasıl bir nemli soğuk! Bir bakmışın o bizim bildik bileli  karasal ilkim, tropik iklim  ile buz devri arasında bocalamakta.

Ayaz çıkmış ki birkaç güne kadar daha şiddetlenecekmiş. Ayazı ayazdır Ankara’nın. Gözü korkutmakta yerden göğe haklıdır Ankara ayazı.

Üşütüyor. Eldivensiz olmuyor; ama sabahki hava eldivenleri evde bıraktıran cinsten. Hava, tam bir şaşırtmaca şu sıra.

Yakın bir yere gidelim istedi Annem. Küçük kumrular da oradır, görürüm onları da.  Küçük kumruların küçük kolonisini bu hafta da görmek iyi olurdu. Altı yedi nüfuslu bir koloni. Ne çok istiyorum çoğalmalarını Ankara’da.

Şehrin göbeğinde betonla oluşturulmuş; ama dikilen sarmaşıklarla beton havası  trafikten ve  diğer etkenlerden yalıtılmış, kuytu, çaylı kahveli oturulacak yerlerin, kafelerin olduğu yerdeyiz. Ankara’yı az çok bilenlerin en çok bildiği yerlerdendir buralar. Çankaya’da. Büyüdüğümüz yerler. Köyümüz bir nevi. “Memleket nere?” sorusunun cevabı gibi. Şehrin hala göbeği olsa da eskimekteki yerleri hatta.
 
Hep gittiğimiz yere ilerlerken lavantaların yanında duyuldu ilk uzunca zamandır duymadığım o tarz ve ses. Müzik Türkçe. Muazzez Ersoy’dan bir parça. Parçanın sözlerini yazmayayım; ama felsefesi ve sözlerindeki kararlılık iyi. Çoook iyi… Olunca öyle olmalı dedirtenden yaklaşımda; ama yürekli sözler. Körüklerden bahsetmiyor, ne güzel.

Meğer radyo imiş çalan. Bizim servisin eski kaptanının, Ali kaptanın dinlediği radyo imiş. Birazdan Ali kaptanın her sabah dinlediği dolayısıyla bizim de dinlediğimiz radyoda çalanları duydum yeniden. Kulağım alışmış meğer o parçalara. Hoşuna gidiyor insanın;  sanki epeydir duymadığınız bir arkadaş sesi duymuş gibi oluyorsunuz. Güzeldi parçalar.

Gözüm beton kirişlerde. Küçük kumrular  oralara konar hep.  Yoklar ama. Neredeler, nerde kaldılar. Meraktayım.

İçimizi ısıtan çaylarımız geldi. Kolay kolay çay içmem;ama soğukta iyi gidiyor. Söylediklerimizi beklerken kumrulara bakınmak için oldukça yeşil, güllerle dolu dışarıya çıktım. Tek bir tanesi nice sonra kendini gösterdi. Çok ürkek. Beni de tanıyor ama. Kameraya alışkın artık.
 
Saatler içinde gördüm ki üç tane kalmışlar. Kediler avlamış küçük kumruların çoğunu. O kedilerin resmini de çekmiştim evvelce, küçük kumruların peşinde kirişlerde dolanır, tırmanırken.  Sarmaşık gövdelerinde tırnak izi bırakırken Kala kala üç küçük kumru kalmış koloniden geriye... Ah kediler!!!!!! Kızgın olmayayım da ne diyeyim!!!!

Bugün Ankara’da üç mevsimli, üç küçük kumrulu bir gün yaşandı.
(Her hakkı saklıdır)


Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 07.01.2018, 20:36 
Paylaş :

18 yorum:

  1. güzel günmüş yaaa, duyguluydu bir deee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim için güzel geçti. Okunurken de güzel izlenim bırakmış olmasına yürekten sevindim :)

      Sil
  2. benim de annem geldi:) saah bı uyandık dışarısı sisli puslu, dışarı çıkma planımız yatacak diye düşünmüştüm ki hava açtı, sonrasınd öyle bir sıcak oldu ki kbanımı çıkarrark yürüyüş yaptım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gözün aydın. Yemekler muhteşem olacak sevdiğin tatta diye sevindim. Vakit bulsan sen de yaparsın da, uykudan :)))

      Nerelerdeydin, şaka yapamadım sana epeydir.

      Oralar için bu mevsimde alışılmış hava değil sıcak havalar. Senin adına sevindim :)

      Sil
    2. 3 koli ile geldi zaten :) ya uyuyamıyorum ciddi bir şekildei bir haftadır uyuyamıyorum, önceki günler en azından sabaha karşı dalıyordum, dün gece hiç uyuyamadım korkunçtu o yüzden blogda da çok takılamıyorum,buralar fena soğuk olacakmış; ama haftasonu yurtdşına çıkıyorum yine :)

      Sil
    3. Ama komşu olmalıydık. O kadar koli...
      :)))))

      Sil
    4. aynn komşular yararlandı tabiki :)

      Sil
    5. Neden senin gibi komşusu olmaz ki insanın :(

      Sil
    6. :) gemel problemi oldu ülkenin komşusuzluk ilişkileri

      Sil
    7. Ama sen varsın bak, memleket kolileri ile komşuları ağırlıyorsun :)))

      Sil
  3. Annem Ankara ya geldiğinde şaşırmıştı balkonumdaki kumruların bzimle samimyetine:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsana çok yakın kuşlar. Çok da munisler :)

      Sil
  4. İstanbul'da da pazar 2 mevsim vardı.Sabahtan akşama ilkbahar sıcaklığı,akşamdan geceye kuru kış soğuğu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Akşamları kış öğlenleri bahar yaşadığımız bir mevsim artık Ocak ayı mevsimi :)

      Sil
  5. Evet şu sıralar havaların kafası baya karışık..:) İnceden bahar da yaşıyoruz.. Ben memnunum aslında..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burada kış çok ağır geçerdi. Buzlar, don aylarca kalkmazdı. Düşen düşene. Kazalar olurdu. Bunlar olmuyor baharımsı kışta. Bu yanı çok iyi :)

      Sil
  6. Üç mevsimli günün detaylarını ne güzel yakalayıp yansıtmışsınız. Keyifle okudum.

    YanıtlaSil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci