2 Mayıs 2018 Çarşamba

Akasyalı Sokak



Ankara'da gün ortası 29 derece. Sabahlar serince.  



Karasal iklimin sıcağı, serini günün başında ve ortasında.
Şimdi akasya zamanı Ankara’da.



Geçmekte çiçekler; ama hala salkım salkım  dökülmekte ağaçlardan.



Akasyalı sokak, öğle tatili için vazgeçilmez şu sıralar. 



Mis kokulu. Trafiksiz, sakin. 



Koskoca  bahçeleri olan müstakil evlerin sıralanıp gittiği, henüz kulelerle, değil AVM bakkal ile bile tanışmamış bu sokak 



Ankara’nın gizli zümrüdü. Zümrüdü çünkü yemyeşil. 



Bahçe girişlerinde kuşburnu, yabani gül sarmaşık halde dolanıp gitmiş demirlere, çiçekler açmış.




Bambaşka bir dünya böyle evlerle dolu böyle sokaklar.



Akasyaları düşünerek yürürken bir rüzgar estirdi. Şiddetlice.  Savurttu bir şeyleri.



Siyah camlı gözlüğümün önünde beyaz pullar belirdi.  



Başımı kaldırınca henüz o sokağa daha varken caddedeki akasya ağaçlarından uçuşup dökülen akasya yapraklarının pul pul döküldüğünü gördüm. 



Başımdan aşağı.



Karşılama da bulunuyorlar sanki. 



Ruhu var canlıların. Akasyaların da. 



Birkaç kare çektim. Ancak o pullar kadrajda seçilemiyor.


Alanis Morissette kulaklıktan şarkı söylerken caddeyi geçip, akasyalı  sokağa çıkan sokağa saptım. Sonunda sokağa  döndüm, sağa.



 Sokak her zamanki gibi. Sakin. Güneşli.



Evlerin kapıları üzerindeki demirler yeşillenmiş. 



Çimler, otlar büyümüş. Böğürtlen çiçeklerinden çektim epeyce. 



Dikenliydi. Bileğime batanlar oldu.



O güzel sokak ve evlerinin değişime uğrayacağını, yıkılacağını duydukça akasyaların kesilebileceği  düşüncesi kaygı veriyor.



Kuleler ve çiçeksiz, kokusuz, renksiz top ağaçlar dikilen her yerde rastlanan sokaklardan değil o.




 Çiçek kokuyor.




 Misler gibi. 



Akasya kokulu o kısacık eski sokak, Ankara’nın içindeki taşra. 



Bir nevi Polonezköy hatta. Onun gibi de saklansa, korunulsa.

  (Her hakkı saklıdır)



Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 02.05.2018

Paylaş :

14 yorum:

  1. dünkü yazımdaki, benim öykümü kim anlatacak?, yazıma yorum yapsanaaaa :) bak bugün de ortak öykünün son halini yayınladım, bakarsın bir ara, sana da yakında gelecek sıraaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. benim öykümü kim anlatacak? yazımı okumadın mıııı amaa :)

      Sil
    2. hımmm, yazcan mı yaniiii o zamaaan, acemi demircinin hayat hikayesini hangi yazar yazsın diyeeee :) o yazıya yorum yapmadın, demek ki yazcan de miiii bi ara :)

      Sil
  2. umuyorum ki o akasyalı sokaklara mahallelere dokunmazlar, o kadar beton arasında bir yeşil renk mutlu ediyor insanı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel bu satırlar. Aynı dilekle :) <3

      Sil
  3. Ankarayı dinliyorum ve gözlerim kapalı. Emeğinize sağlık:).

    YanıtlaSil
  4. Ankara'yı da bir dinleyen olmasından memnuniyet duydum :)
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  5. bu arada, berlin berlin'e bir bak, öykü sırası sendeeeeee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür hatırlattığın için.
      Sıra gelmiş. Pazar gününden önce yazıp göndermem gerek.

      Nasıl bir rüzgar esse? Poyraz, karayel, keşişleme, meltem, sam, lodos?
      :)))))

      Sil
    2. yazdığın anda nerden eserseee :)

      Sil
    3. ne güzel sokaklar yaaa :)

      Sil
    4. :)))

      Öyle güzel ki o sokak. Akasyalarla kaplı. Mis kokulu. Sakin. Trafiksiz. Güzel.

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci